Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2024/19837 E. 2024/21854 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2024/19837
- Karar No
- 2024/21854
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2024/19837 Karar No : 2024/21854
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ... Vekili : Hukuk Müşaviri ...
İstemin Özeti : 677 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Savunma hakkı tanınmadan tesis edilen kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu, FETÖ terör örgütleriyle herhangi bir irtibatının bulunmadığı, hiçbir somut delil ve gerekçe sunulmaksızın kamu görevinden çıkarıldığı, ByLock programını indirmediği ve kullanmadığı, ByLock programını kullandığına dair tespit yapılmadığı, ByLock verilerinin delil olarak kullanılamayacağı, FETÖ/PDY'nin terör örgütü suçlamasının ilk olarak 26 Mayıs 2016 tarihli MGK kararında alındığı, bunun 30 Mayıs 2016'da kamuoyuna duyurulduğu, bu tarihten sonraki iradi faaliyet ya da kasti hareketlerinden dolayı sorumlu tutulabileceği, OHAL döneminde uygulanan kamu görevinden çıkarma cezasının ceza hukuku anlamında bir ceza olduğu, yürütme ve yasama organlarının kişileri yargılama, suçlu ilan edip cezalandırma yetkisi olmadığı, aksi uygulamanın fonksiyon gaspına yol açacağı, Anayasa ve uluslararası sözleşmelerden doğan haklarının ihlal edildiği, söz konusu KHK'nın Anayasa'nın 121. ve TBMM İç Tüzüğü'nün 128. maddelerine göre 30 gün içerisinde TBMM Genel Kurulunda onaylanmadığı, bu nedenle yok hükmünde olduğu, "mensubiyet", "iltisak" ve "irtibat" kavramları ile ne kastedildiğinin belli olmadığı, bu kavramların soyut ve muğlak kavramlar olduğu, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesine aykırı hareket edildiği, bir kişinin aynı suçlamaya dayalı olarak iki kez yargılanıp iki ayrı cezaya mahkûm edilemeyeceği, somut bir delil ve gerekçe gösterilmeden kamu görevinden çıkarıldığı, suç ve cezaların şahsiliği ilkesinin ihlal edildiği, kendisine savunma hakkı tanınmadığı, olağanüstü halin gerekli kılmadığı konuların Olağanüstü Hal Kanun Hükmünde Kararnameleri ile düzenlenemeyeceği, bylock delilinin istihbari nitelikte olduğu ve delil niteliğinin bulunmadığı, Devlete sadakat yükümlülüğüne aykırı hareket ettiğine dair delil bulunmadığı, OHAL KHK'sı ile kalıcı olarak kamu görevinden çıkarma işlemi tesis edilemeyeceği, Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nde teminat altına alınan temel hak ve özgürlüklerin ihlal edildiği, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, masumiyet karinesinin ve suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Savunma verilmemiştir.
Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "Adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır. Öte yandan temyize konu İdare Dava Dairesi kararıyla hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında; "...kardeşinin terör örgütü lideri Gülen'in talimatıyla gerçekleştirildiği bilinen 17-15 Aralık 2013 döneminden sonra örgütün finans kuruluşu ...'da hesap açtırdığı/mevcut hesabında artış bulunduğuna ilişkin tespitler birlikte değerlendirildiğinde..." denilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de, davacının kardeşlerine ilişkin belirtilen hususların davacının anılan örgütle irtibatı ve iltisakı noktasında doğrudan aleyhe bir durum olarak değerlendirilmesi uygun bulunmamıştır. Bununla birlikte dava dosyasında yer alan diğer tespitler değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Öte yandan, dava dosyasında yer alan belgeler ve UYAP kayıtlarının incelenmesinden; "silahlı terör örgütüne üye olma" suçunu işlediği gerekçesiyle davacı hakkında hapis cezası verildiği ve anılan cezanın Yargıtayca onanarak 21/10/2019 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 19/12/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.