Danıştay · 5. Daire

Danıştay 5. Daire 2024/14943 E. 2024/14002 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
5. Daire
Esas No
2024/14943
Karar No
2024/14002

T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2024/14943 Karar No : 2024/14002 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ... Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı/ ANKARA Vekili : Av. ... İstemin Özeti: 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, hakkında ilgili Cumhuriyet Savcığından hazırlanan iddianamede belirtilen ardışık telefon aramalarının kayıtlarının bulunamadığı, arayan aranan kişilerin kimler olduğu ve aramaların içeriğinin ortaya konulamadığı, kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin gerekçesinin olmadığı, irtibat ve iltisak kavramlarının muğlak terimler olduğu, herhangi bir disiplin soruşturması yapılmadan ve savunma hakkı tanınmadan kamu görevinden çıkarıldığı, adil yargılanma hakkının ihlal edildiği, örgütle irtibat ve iltisaklı olarak değerlendirilerek kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemde hukuken kabul edilebilir somut tespit bulunmadığı, işleme dayanak teşkil eden delillerin usulüne uygun olarak toplanmadığı, işlemin fişleme niteliğindeki bilgilerle tesis edildiği, istihbari amaçla toplanan bilgilerin dayanak alınamayacağı, özel hayata saygı hakkının, ayrımcılık yasağının, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesinin, mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddia edilmektedir. Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Davacının temyiz iddialarının 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinde sayılan sebeplere uymadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca daha önce adli yardım talebi kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır. Her ne kadar İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde davacının terör örgütü üyeliğinden hapis cezası ile cezalandırıldığı belirtilerek hüküm kurulmuş ise de, davacının anılan suçtan mahkumiyet kararı henüz kesinleşmemiş olduğundan, yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi masumiyet karinesi gereğince mümkün değildir. Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; "... sanık ...' ın kullanmakta olduğu ... numaralı cep telefonunun raporda yer alan kontörlü telefonlardan birçok kez arandığı tespit edilmiştir. Detaylı dökümü olan aramalarda sanıkla beraber aynı tarihte, aynı ankesör veya sabit hattan askeri personellerin arandığı tespit edilmekle; sanık ile birlikte ardışık olarak aranan şahıslardan terör örgütsel kaydı/havuz sorgusu olanlar; E.Ö. isimli şahsın Deniz Kuvvetleri Komutanlığında Subay Rütbesinde olduğu, Ü.Y. isimli şahsın Jandarma Genel Komutanlığında Subay Rütbesinde olduğu, T.Ç. isimli şahsın Kara Kuvvetleri Komutanlığında Mühendis olarak görev yaptığı, E.Y. isimli şahsın Hava Kuvvetleri Komutanlığında Subay Rütbesinde olduğu, H.K. isimli şahsın Hava Kuvvetleri Komutanlığında Subay Rütbesinde olduğu, M.G. isimli şahsın Hava Kuvvetleri Komutanlığında Subay Rütbesinde olduğu, H.Ş. isimli şahsın Deniz Kuvvetleri Astsubay rütbesinde olduğu, (...) Sanık ile ardışık arandığı tespit edilen teşhis tanığı T. Ç. beyanında; "...hakkımda FETÖ/PDY'den işlem yapıldı, ben bildiklerimi anlattım, mahkeme bunu etkin pişmanlık olarak değerledirdi. Etkin pişmanlık ceza maddesi uygulandı. İfadelerim doğrudur, yargılamamda 2 yıl 1 ay hapis cezası aldım. Dosyam şu an Yargıtay aşamasındadır. Ben 2010 yılında ev abiliği görevim olmuştu. Sanık ... BTM dediğimiz bölge talebe mesulü görevini icra ediyordu. Bahsettiğim yer Trabzon'dur. Sanık ile 2010 yılının son aylarında 2-3 ay bir tanışıklığımız oldu, onun haricinde görüşmedik. O dönemde ben ev abisiydim. Bunun bir üst kademesi olan BTM görevini sanık yürütüyordu. Önceki beyanlarım da sanık ... ile ilgili bildiklerimi söylemiştim. Aynen tekrar ederim. BTM dediğimiz kişilere evlerdeki durumlarla ilgili kendisine bilgi verirdik. Evlerdeki kitap okuma sohbet dini ve manevi duygularla ilgili meselelerdir. Sanığın Bylock kullanıp kullanmadığını bilmiyorum, herhangi bir vakıf dernek üyeliği hakkında bilgim yoktur. Ankesör aramalarına dair bilgim yoktur. Sanığın görevini icra etmiş olduğu dönemde örgüt içerisinde bir dönem ... kod ismini kullandığını hatırlıyorum ancak aradan uzun yıllar geçtiği için net olarak hatırlayamıyorum. Ben İshak olduğunu biliyorum, ancak bazen de ... kod ismi olarak kullandığını anımsıyorum. Sürekli aynı ismi kullanmıyordu. Sanığa ... diye hitap edildiğini hatırlıyorum. Genel olarak evlerde ... diye hitap edilirdi. Ancak emin değilim tam olarak hatırlamıyorum. Ben kod adı kullanmadım. ... olarak bahsetmiş olduğum şahıs şu an SEGBİS ekranında görmüş olduğum şahıstır. Sanığın himmet adı altında para toplama gibi bir faaliyette bulunduğunu hatırlamıyorum. Biz cemaate girmeden önce belirli kurallar vardı, bu kurallar içinde evde bir yaşam sürmesi istenir, sanığın da bu düzen içinde bize talimatları olmuştur. Bildiklerim bundan ibarettir..."" şeklindeki tespitler, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 02/10/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Atıf: Danıştay 5. Daire, E. 2024/14943, K. 2024/14002, www.arakarar.com/karar/danistay-5-daire-2024-14943-e-2024-14002-k-c6e18fdd18a2