Danıştay · 5. Daire

Danıştay 5. Daire 2024/14049 E. 2024/15152 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
5. Daire
Esas No
2024/14049
Karar No
2024/15152

T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2024/14049 Karar No : 2024/15152 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin temyiz isteminin süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin ... tarih E:... sayılı kararının ve ... İdare Mahkemesinin ... tarih E:... K:... sayılı davanın reddine ilişkin kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davalı idare bünyesinde görev yapmakta iken 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarihli ve E:..., K:... sayılı kararında; davacının FETÖ ile iltisak ve irtibat durumunun değerlendirilmesinde, OHAL Komisyonu tespitleri ve ceza mahkumiyet hükmünde yer alan tespitler birlikte dikkate alındığında, FETÖ/PDY terör örgütü ile en az irtibat derecesinde bağının olduğu sonucuna varılarak davacının başvurusunun reddine ilişkin dava konusu Komisyon kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine ulaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu, kararın kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı yapılan temyiz başvurusu üzerine, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:... sayılı kararı ile; davacının istinaf isteminin reddine ilişkin kararın davacının vasisine 18/01/2021 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, otuz (30) günlük temyize başvuru süresinin 17/02/2021 tarihinde sona erdiği ancak incelemeye konu temyiz başvurusunun 11/01/2024 tarihinde kayıtlara giren dilekçe ile yapıldığı görüldüğünden, otuz günlük yasal süre geçirilerek yapıldığı anlaşılan temyiz isteminin süre aşımı nedeniyle incelenme olanağı bulunmadığı gerekçesiyle davacının temyiz isteminin süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : İstinaf isteminin reddi kararının verildiği sırada cezaevinde bulunduğu, davayı kendisinin takip ettiği, bu sebeple istinaf kararının kendisine de tebliğ edilmesi gerektiği, vasilik görevi verilen annesinin davayı takip etme kabiliyetine sahip olmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği belirtilerek davacının temyiz istemin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NÜN DÜŞÜNCESİ : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı yönünden temyiz isteminin incelenmeksizin reddine, temyiz başvurusunun süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:... sayılı kararı yönünden ise temyiz isteminin reddi ile söz konusu kararın onanmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: İLGİLİ MEVZUAT: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 1. fıkrasında, " İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda farklı bir kanun yolu öngörülmüş olsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir. Ancak, konusu beş bin Türk lirasını geçmeyen vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemlere karşı açılan iptal davaları hakkında idare ve vergi mahkemelerince verilen kararlar kesin olup, bunlara karşı istinaf yoluna başvurulamaz." hükmüne; aynı maddenin 6. fıkrasında, "Bölge idare mahkemelerinin 46 ncı maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir." hükmüne; aynı Kanun'un 46. maddesinde, "Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir." hükmüne yer verilmiş; devamında Bölge İdare Mahkemelerinin temyiz edilebilecek nihai kararları sayma suretiyle belirtilmiştir. Aynı Kanun'un 48. maddesinin 6. fıkrasında, temyizin kanuni süre geçtikten sonra yapılması veya kesin bir karar hakkında olması halinde kararı veren mercinin temyiz isteminin reddine karar vereceği, ilgili mercinin bu kararına karşı, tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde temyiz yoluna başvurulabileceği hükme bağlanmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Temyiz isteminin süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin karara yönelik temyiz istemi yönünden: İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. İlk derece mahkemesinin davanın reddine ilişkin kararına yönelik temyiz istemi yönünden: Yukarıda aktarılan mevzuat hükümlerinin incelenmesinden; idare mahkemelerinin kararlarına karşı 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesi uyarınca "istinaf" yoluna başvurulabileceği, istinaf başvurusu üzerine Bölge İdare Mahkemelerinin verdiği ve anılan Kanun'un 46. maddesinde sayılan konulara ilişkin kararlara karşı da "temyiz" yoluna başvurulabileceği, dolayısıyla idare mahkemelerinin kararlarına karşı, istinaf yoluna başvurulmadan doğrudan temyiz yoluna başvurulmasına hukuken olanak bulunmadığı, öte yandan sadece istinaf yoluna veya (uyuşmazlık konusu itibarıyla temyize tabi ise) önce istinaf yoluna ve sonrasında temyiz yoluna başvurulmak suretiyle kesinleşmiş bir karar hakkında temyiz yoluna başvurulması halinde aynı Kanun'un 48/6. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddine karar verileceği anlaşılmaktadır. Olayda, idare mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuş ve istinaf başvurusu üzerine verilen kararın temyizi üzerine Bölge İdare Mahkemesince verilen "temyiz isteminin süre aşımı nedeniyle reddine" ilişkin karar, yukarıdaki başlıkta temyizen incelenerek hukuka uygun bulunmuş ve böylece idare mahkemesi kararı kesinleşmiştir. Bu durumda, kesinleşen idare mahkemesi kararının temyizen incelenmesine kanunen imkan bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz başvurusunun süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:... sayılı kararı yönünden temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, 2. ... İdare Mahkemesinin ... tarihli ve E:..., K:... sayılı kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine 10/10/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Atıf: Danıştay 5. Daire, E. 2024/14049, K. 2024/15152, www.arakarar.com/karar/danistay-5-daire-2024-14049-e-2024-15152-k-77b9b363dd9d