Danıştay · 5. Daire

Danıştay 5. Daire 2023/8833 E. 2023/8663 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
5. Daire
Esas No
2023/8833
Karar No
2023/8663

T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2023/8833 Karar No : 2023/8663 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): … Karşı Taraf (Davalı) : … Başkanlığı /… Vekilleri : Av. …, Av. … İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin …tarih ve … sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin …Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Olağanüstü Hal Kanun Hükmünde Kararnamesi ile kamu görevinden çıkarma işleminin ceza hukuku anlamında bir yaptırım niteliğinde olduğu ve ceza yargılamasındaki hukuki güvencelerin uygulanması gerektiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 24 Haziran 2008 tarihli kararında ''hizmet hareketi'' olarak bilinen oluşumun bir terör örgütü veya suç örgütü olmadığının kesin hükümle saptandığı, yeni bir yargı kararıyla aynı oluşumun terör örgütü olduğu saptanıncaya kadar yasal olduğu, bu kapsamda ortaya çıkan eylem ve faaliyetlerin tekrar suç konusu olarak nitelendirilmesinin 'non bis in idem' ilkesini ihlal ettiği, 26 Mayıs 2016 tarihi öncesinde FETÖ/PDY adıyla ilan edilmiş bir terör örgütü bulunmadığı, bu tarihten sonra kendisine yüklenen herhangi bir eylemi bulunmadığı, sadakat yükümlülüğüne aykırı hareket etmediği, savunma hakkı tanınmadığı ve işlendiği zaman konusu suç olmayan eylemlerin delil olarak alındığı, ByLock verilerinin yasadışı delil niteliğinde olduğu ve hiçbir yargılamada kullanılamayacağı, hakkındaki kodlamanın gerçeği yansıtmadığı, yasal olduğu kabul edilse dahi sonradan elde edilen delilin kamu görevinden çıkarma işlemine dayanak yapılamayacağı, Birleşmiş Milletler Keyfi Tutuklamalar Çalışma Grubu 21/08/2018 tarihli "Mestan Yayman" kararında OHAL sürecinde görülen yargılamaların pek çok yönden açık hak ihlallerine neden olduğu hususunun belirtildiği, illegal eylemlere katılanlarla, sempati duyan ve destekleyenlerin ayrıma tabi tutulması gerektiği, anılan Mestan Yayman kararı ışığında ByLock kullanımının düşünce ve ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, MGK kararlarının tavsiye niteliğinde olduğu, OHAL döneminde alınan kararların geçici nitelikte olması gerektiği ve kalıcı nitelikte karar alınamayacağı, söz konusu tedbirlerin ölçülülük ilkesini ihlal ettiği, dava konusu işlem ile özel hayat ve aile hayatına saygı hakkı, eğitim hakkı, mülkiyet hakkı, masumiyet karinesi, gerekçeli karar hakkı gibi bir çok temel insan hak ve özgürlüğünün ihlal edildiği iddia edilmektedir. Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Bölge İdare Mahkemesi kararında usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı ve davacının temyiz iddialarının 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uymadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi : … Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır. Her ne kadar İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde, davacının … Ağır Ceza Mahkemesinin … sayılı esasında görülen ceza davasında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan hapis cezası ile cezalandırıldığı belirtilerek hüküm kurulmuş ise de davacının mahkumiyet kararı henüz kesinleşmemiş olduğundan, yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi; bu ceza yargılamasının konusunun davacının terör örgütü üyeliği ile ilgisi olması nedeniyle masumiyet karinesi gereğince mümkün değildir. Bununla birlikte, dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki tespitler ile davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde, … Ağır Ceza Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında yer alan; ''...Sanığın kullandığı telefon hattı ile 11/08/2014 tarihi ile 01/01/2016 tarihleri arasında 2699 kez farklı zaman ve yerlerde Bylock sistemi hedef IP'lerden olan … ve … IP numaralarına bağlantı yaptığı görülmüştür. Bylock ve Tespit Tutanağı incelendiğinde sanığın kullanıcı adının ''…'', ID'sinin ''…'', şifresinin ''…'', yazışma mail durumunun pasif, giriş sayısının 25 log, alınan mesaj sayısının 1 veri 23 log, gönderilen mesaj sayısının 0 veri log 35, alınan mail sayısının 13 log, okunan mail sayısının 8 log, silinen mail sayısının 11 log, gelen arama 3 veri, giden arama sayısı 6 veri olduğu belirtilmiştir.'' tespitleri dikkate alındığında davacının örgütün gizli haberleşme programı olan ByLock programını kullandığı ve FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 13/06/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Atıf: Danıştay 5. Daire, E. 2023/8833, K. 2023/8663, www.arakarar.com/karar/danistay-5-daire-2023-8833-e-2023-8663-k-eb068901a92b