Danıştay · 5. Daire

Danıştay 5. Daire 2023/6825 E. 2025/12480 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
5. Daire
Esas No
2023/6825
Karar No
2025/12480
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2023/6825 Karar No : 2025/12480

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ... -E-Tebligat-

Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av.... -E-Tebligat-

İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen .... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:.. sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Savunma hakkı tanınmadan, adil bir disiplin süreci işletilmeden, adil yargılanma hakkı ve mahkemeye erişim hakkı tanınmadan KHK ile kamu görevinden çıkarıldığı, Bank Asya’da hesap açmanın, para yatırmanın yasal bir faaliyet olduğu, yasal olarak Devlet'in faaliyetine izin verdiği bir bankada hesap açma veya para yatırma gibi işlemlerin suçlamaya dayanak yapılmaması gerektiği, araç alımı için kredi çektiği ve malın ayıplı çıkması sonucu araç bedelinini Bank Asya hesabına yatırdığı, Bank Asya'ya örgütün talimatıyla para yatırmadığı, yasal olarak faaliyet gösteren Kimse Yok mu Derneği'ne hayır amacıyla bağış yapmasının suç teşkil etmeyeceği, çocuğunu burs kazandığı için örgüte müzahir okula gönderdiği, dava konusu işlem ile Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nde güvence altına alınan adil yargılanma hakkının, mahkemeye erişim hakkının, özel hayata saygı hakkının, eğitim hakkının, mülkiyet hakkının, bağımsız mahkeme ilkesinin, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesinin, masumiyet karinesinin, ayrımcılık yasağının ihlal edildiği belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, davacının Anayasaya aykırılık iddiası ciddi görülmeyerek gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 17/11/2025 tarihinde esasta oybirliği, gerekçede oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.

(X) GEREKÇEDE KARŞI OY :

672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının kamu görevinden çıkarıldığı tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine, özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen .... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. 6528 sayılı Kanun'un 9. maddesiyle yapılan değişiklikle 08/02/2007 tarih ve 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu'nun 2. maddesindeki "dershaneleri" ibaresi yürürlükten kaldırılarak, FETÖ/PDY'nin faaliyetleri içinde çok önemli bir yer tuttuğu anlaşılan dershaneler kapatılmıştır. Konuyla ilgili olarak kamuoyunda yaşanan tartışmaların yoğunlaştığı süreçte Aktif Eğitimciler Sendikası 01/03/2012 tarihinde kurulmuştur. (AYM, Ali Şeker, B. No:2016/68962, 20/09/2018, §10). Sendikanın üye sayısındaki değişiklikler incelendiğinde; 10/08/2012 tarih ve 28380 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan istatistiklere göre 402 üyesinin olduğu, 31/03/2013 tarihinde yaklaşık olarak 35.000 üye sayısına ulaştığı halde kendini feshetmek suretiyle kapandığı, 22/11/2013 tarihinde yeniden kurulduğu (AYM, Ali Şeker, §12-14), 04/07/2014 tarih ve 29050 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan istatistiklere göre 23.489 üye sayısına, 08/07/2015 tarih ve 29410 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan istatistiklere göre 23.700 üye sayısına ulaştığı, 04/07/2016 tarih ve 29762 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan istatistiklere göre ise üye sayısının 18.015'e düştüğü görülmüştür. Akabinde, Sendika, 23/07/2016 tarih ve 29779 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kapatılmıştır. Anılan Sendikanın, 2012 yılı başlarında FETÖ/PDY'ye ait dersanelerin kapatılması tartışmalarının başladığı dönemde kurulması, 1 yıllık süre içinde 35.000 üyeye ulaşması, feshini müteakip 17/25 Aralık 2013 süreciyle birlikte FETÖ/PDY ile yapılan açık mücadeleye rağmen yeniden kurularak kısa sürede 23.489 üyeye ulaşması ancak iltisaklı ve irtibatlı bir grup bilincinin varlığı ile izah edilebilir. Nitekim, Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 20/12/2017 tarih ve E:2017/1862, K:2017/5796 sayılı kararı ile terör örgütüne ait sendikaya üye olmak fiilinin terör örgütünün amacına hizmet eden yardım suçu kapsamında değerlendirilebileceği vurgulanmıştır. Öte yandan, Aktif Eğitimciler Sendikası yöneticilerinin silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 6 ila 13 yıl arasında hapis cezasıyla cezalandırılmaları yönünde Ankara 19. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 11/06/2018 tarih ve E:2017/87, K:2018/121 sayılı kararın 62. sayfasından; Sendika Genel Başkanının wi-fi üzerinden erişim sağladığı ByLock programı aracılığı ile diğer ByLock programı kullanıcılarına "Sendika isteği güvencedir. Aktif Eğitimciler Sendikası ateşten gömlek değil, çelikten zırhtır." ibarelerinin yer aldığı toplu mesaj gönderdiği anlaşılmaktadır. Tüm bu açıklamalar ışığında, Aktif Eğitimciler Sendikası üyeliğinin istisnai durumlar haricinde FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne irtibat veya iltisak noktasında delil olarak değerlendirileceği açıktır. Öte yandan, Aktif Eğitimciler Sendikası'nda, darbe teşebbüsünün gerçekleştiği 15/07/2016 tarihine kadar üyeliğin devam ettirilmesi hususunun FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisak noktasında aleyhe bir delil olarak değerlendirilmesi mümkün olmakla birlikte, bu tarihten önce herhangi bir sebepten dolayı istifa etmek suretiyle Sendika üyeliğini sonlandıran kişiler yönünden Sendika üyeliğinin irtibat ve iltisak noktasında delil olarak kullanılması hakkaniyete uygun düşmeyecektir. Dava dosyasının ve UYAP kayıtlarının incelenmesinden; davacının 29/06/2016 tarihinde Sendika üyeliğinden istifa etmesi ve davalı idare tarafından, davacının anılan Sendikaya üyelik dışında yöneticilik, temsilcilik gibi idari bir görevde bulunduğuna ve Sendikanın protesto vb. etkinliklerine katıldığına ilişkin bir bilgi veya belgenin sunulmamış olması karşısında, Sendika üyeliğinin davacı aleyhine örgütle iltisakına veya irtibatına delil olarak alınmasının mümkün olmayacağı sonucuna ulaşılmıştır. Bununla birlikte, dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki diğer tespitler değerlendirildiğinde ise davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varıldığından, çoğunluk kararına gerekçe yönünden katılmıyoruz.

Atıf: Danıştay 5. Daire, E. 2023/6825, K. 2025/12480, T. 29.06.2016, www.arakarar.com/karar/danistay-5-daire-2023-6825-e-2025-12480-k-e74c8c801cd6