Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2023/4756 E. 2025/12551 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2023/4756
- Karar No
- 2025/12551
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2023/4756 Karar No : 2025/12551
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ....
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ... -E-Tebligat-
İstemin Özeti : 695 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen .... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:.., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Savunma hakkı tanınmadan tesis edilen kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu, Bank Asya hesabına talimatla para yatırmadığı, rutin bankacılık işlemleri gerçekleştirdiği, dava konusu işlemin usulüne uygun olarak kendisine tebliğ edilmediği, Kimse Yok Mu Derneği'ne insani duygularla SMS gönderdiği, çocuğunun FETÖ/PDY terör örgütüne müzahir okula gitmesinin ve örgüte müzahir şirkete ödeme yapmasının dava konusu işleme gerekçe olmayacağı, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, dava konusu işlemin idari işlemin unsurları yönünden hukuka aykırı olduğu, adil yargılanma, mülkiyet haklarının, masumiyet karinesinin ve suç ve cezaların kanuniliği ve öngörülebilirlik ilkelerinin ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : .. Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 18/11/2025 tarihinde esasta oybirliği, gerekçede oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X) GEREKÇEDE KARŞI OY : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı, öte yandan davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği iddiasıyla açılan ceza davası neticesinde ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve Dosya No:..., K:... sayılı kararıyla beraat kararı verildiği ve bu kararın temyizde onanarak kesinleştiği görülmüştür. Yukarıda anılan ceza mahkemesi kararında davacının Bank Asya hesap hareketleri yönünden yapılan incelemede; "... Bank Asya'da hesabı olsa da söz konusu hesaptaki hareketlerin tarihleri incelendiğinde sanığın 2014 ve 2015 yıllarında hesabında artışların olduğu bu hareketlerin rutin bankacılık faaliyeti kapsamında kaldığı, örgüt liderinin talimatı doğrultusunda hesabına para yatırdığını gösterir bir delil bulunamadığı,..." şeklinde tespit ve değerlendirmelere yer verildiği görülmüş olup, ayrıca dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden de davacının Bank Asya hesabını 12/11/2001 tarihinde açtığı o tarihten itibaren rutin bankacılık işlemleri gerçekleştirdiği, talimat öncesi, talimat dönemi ve talimat sonrası hesap hareketlerinin benzer nitelikte olduğu ve örgüt liderinin talimatı doğrultusunda işlem yapıldığına dair şüpheli bir hesap hareketinin bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Bu itibarla, davacının Bank Asya'ya para yatırmış olmasının aleyhine delil olarak değerlendirilmesi mümkün olmamakla birlikte davacı hakkındaki diğer tespitlerin irtibat ve iltisak için yeterli olacağı gerekçesiyle çoğunluk kararının bu kısmına gerekçe yönünden katılmıyorum.