Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2023/4724 E. 2025/12889 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2023/4724
- Karar No
- 2025/12889
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2023/4724 Karar No : 2025/12889
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Hukuk Müşaviri ...
İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Meslek hayatı boyunca, teröre ve darbeye karşı biri olarak tanındığı, FETÖ/PDY ile bir irtibatının bulunmadığı, kamu görevinden çıkarılmasını meşru kılacak hiçbir sebebin olmadığı, Anayasa'ya sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiğine dair herhangi bir somut delil ortaya konulmadığı, FETÖ/PDY'nin ilk olarak 26 Mayıs 2016 tarihli MGK kararında terör örgütü olarak kabul edildiği, bu tarihten önceki faaliyetlerden sorumlu tutulamayacağı, Bank Asya’nın faaliyetlerinin yasal olduğu, sendikanın faaliyetlerini yasal olarak sürdürdüğü, üyesi olduğu belirtilen sendika hakkında terör örgütüyle bağlantısı bulunduğu yönünde verilmiş ve kesinleşmiş herhangi bir yargı kararı olmadığı, bir derneğe, sendikaya veya diğer bir tüzel kişiliğe üye olma, faaliyetlerine katılmanın örgütlenme özgürlüğü kapsamında olduğu, ölçülülük ilkesi, özel hayata saygı hakkı, masumiyet karinesi ve suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildikten sonra gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 21/11/2025 tarihinde esasta oybirliği, gerekçede oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X)KARŞI OY : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Dosyanın incelenmesinden; davacının FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakına esas alınan Bank Asya hesabına ilişkin olarak, anılan hesabın 01/03/2001 tarihinde açıldığı, Temmuz 2016 tarihine kadar aktif kullanıldığı, nitekim hakkında yürütülen ceza kovuşturması neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; "...dosyada mevcut sanığa ait Bank Asya hesap hareketleri ile bu hareketler üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu tanzim edilen rapor incelendiğinde Bank Asya'da ilki 01/03/2001 tarihinde olmak üzere çok sayıda hesap açtığı, bu hesaplardan bazılarının kapandığı ancak genel olarak çok sayıda vadeli ve vadesiz hesap hareketi bulunduğu, örgüt liderinin talimatından önceki dönemde de yatırım işlemlerinin, kredi kartı borcu ödeme, fatura ödeme gibi rutin işlemlerin bulunduğu, yine örgüt liderinin talimatından sonrasındaki dönemde de vadeli hesap açma, katılım hesabına para yatırma, kredi kartı borcu ödeme, fatura ve okul taksiti ödeme gibi işlemlerin bulunduğu, örgüt üye ve sempatizanlarının Bank Asya'nın tüm hisseleri ile TMSF'e devredilmesi sebebiyle örgüt liderinin talimatıyla paraların çekerek hesaplarını kapattığı 29/05/2015 tarihinden sonra da sanığın Bank Asya hesabının açık ve aktif olduğu, yatırım işlemlerinde kullanıldığı, 2016 yılı Mayıs ayında dahi 13087, 27 TL bakiye mevcut olduğu, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde sanığın uzun yıllardır hesabını yatırım ve ödeme gibi bankacılık işlemleri için kullandığı ve örgüt liderinin talimatından sonraki dönemdeki hareketlerinin de rutin bankacılık işlemleri dahilinde kalan bankacılık işlemler olduğu" yönünde tespitler yapıldığı görülmüştür. Bu itibarla, davacının Bank Asya'daki hesabında gerçekleştirmiş olduğu rutin bankacılık işlemlerinin aleyhine delil olarak değerlendirilmesi mümkün olmamakla birlikte, davacı hakkındaki diğer tespitlerin irtibat ve iltisak için yeterli olacağı gerekçesiyle çoğunluk kararının bu kısmına gerekçe yönünden katılmıyoruz.