Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2023/4080 E. 2023/18741 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2023/4080
- Karar No
- 2023/18741
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2023/4080 Karar No : 2023/18741 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ... Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ... İstemin Özeti : 677 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin... tarih ve... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin...tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Kamu görevinden çıkarılmasına dair somut olayda kendisi hakkında ceza hukuku anlamında bir suçlama bulunduğu için ceza hukukuna ilişkin tüm güvencelerden yararlandırılması gerektiği, herhangi bir disiplin soruşturması yapılmadan ve savunma hakkı tanınmadan kamu görevinden çıkarıldığı, dava konusu işlemde aleyhine somut hiçbir delil ve gerekçenin gösterilmediği, FETÖ/PDY'nin ilk olarak 26 Mayıs 2016 tarihli MGK kararına dayalı olarak 30 Mayıs 2016 tarihinde Bakanlar Kurulu kararı ile terör örgütü olarak kabul edildiği, bu tarihten önceki faaliyetlerden sorumlu tutulamayacağı, kendisine isnat edilen eylemlerin tamamının gerçekleştiği tarihte yasal faaliyetler olduğu, olağanüstü hal döneminde yalnızca olağanüstü halin gerekli kıldığı konularda ve olağanüstü hal süresiyle sınırlı geçici tedbirler alınabileceği, ByLock isimli programı indirmediği ve kullanmadığı, SD kart içeriğinde yer aldığı belirtilen bilgilerin kişisel veri olduğu, kim tarafından ve ne şekilde hazırlandığı belli olmayan bu dijital verinin delil niteliğinin olmadığı, hakkında kesinleşmiş mahkumiyet hükmünün bulunmadığı, OHAL Komisyonu'nca insan hakları ihlalleri yönünden bir inceleme yapılmadığı, Anayasa ve uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınan temel hak ve hürriyetlerinin ihlal edildiği ileri sürülmektedir. Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha öce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. Her ne kadar İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde davacının terör örgütü üyeliğinden ceza kovuşturmasının devam ettiği belirtilerek hüküm kurulmuş ise de, davacı hakkında yürütülen ceza yargılamasının sadece bu haliyle FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisak noktasında aleyhe bir durum olarak değerlendirilmesi masumiyet karinesi gereğince mümkün değildir. Kaldı ki, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde ...Ağır Ceza Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararı ile davacının üzerine atılı FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılmasına yeterli derecede her türlü şüpheden uzak, açık, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gerekçesiyle Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararı verildiği ve karara yönelik temyiz başvurusunda bulunulması üzerine temyiz incelemesinin devam ettiği görülmüştür. Öte yandan; olağanüstü hal kanun hükmünde kararnamesi uyarınca bir kamu görevlisi hakkında terör örgütüne üyeliği olmasa da, bu terör örgütü ile iltisaklı ve irtibatlı olması nedeniyle kamu görevinden çıkarılmasına yönelik olağanüstü idari tedbirin uygulanabilmesi karşısında, anılan kamu görevlisi hakkında ''silahlı terör örgütüne üye olmak'' suçundan açılan ceza davasında beraat kararı verilmiş olmasının, ilgili hakkında anılan olağanüstü tedbirin hukuka uygunluğu yönünden yürütülen yargılama faaliyeti için bağlayıcı olmayacağı açıktır. Bununla birlikte, dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki tespitler değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderlerinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 11/12/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.