Danıştay · 5. Daire

Danıştay 5. Daire 2023/3773 E. 2025/11824 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
5. Daire
Esas No
2023/3773
Karar No
2025/11824
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2023/3773 Karar No : 2025/11824

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, 7145 sayılı Kanun ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen Geçici 35. madde uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; FETÖ/PDY terör örgütü ile ilgili olarak yapılan soruşturmalarda şüpheli şahısların beyanında davacının isminin geçtiği, ifadelerde davacının 2008-2009 yıllarında örgüte müzahir dershaneye gittiğinin belirtildiği, 7.sınıfın sonuna kadar dershane öğretmeninin yönlendirmesiyle eve gittiği yönündeki beyanların davacı tarafça da kabul edildiği, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen ... sayılı soruşturma kapsamında Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünce 04/07/2018 tarihinde ifadesi alınan K.K.'nın davacıya kod adı verildiğini ancak hatırlamadığını, Amasya Cumhuriyet Başsavcılığının ... sayılı soruşturma dosyası kapsamında savcılıkta alınan 25/03/2019 tarihli ifadesinde ise davacıya kod adı verilip verilmediğini hatırlayamadığını, davacının 8.sınıfa geçerken evlere gelmemeye başladığını beyan ettiği, davacıya kod adı verildiği yönündeki beyanın başkaca bir delille ortaya konulamadığı, davacı hakkında gerek idari soruşturma gerekse Mahkemeleri tarafından yapılan araştırmalarda FETÖ/PDY terör örgütüyle irtibatını, iltisakını ve herhangi bir şekilde örgütle bağını ortaya koyabilecek bir delile de ulaşılamadığı, davacı hakkında yürütülen soruşturma neticesinde Amasya Cumhuriyet Başsavcılığının ...sayılı dosyasında kovuşturmaya yer olmadığı yolunda karar verildiği hususları bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacının evde kaldığı dönemin 2008-2009 eğitim öğretim yılı olduğu, bu tarihten sonra davacının örgütle irtibatını ortaya koyan herhangi bir kayıt bulunmadığı, davacının davalı idare bünyesine 05/09/2019 tarihinde katıldığı, tek başına tanık beyanının davacının terör örgütü ile irtibatı veya iltisakını ortaya koymaya yeterli olamayacağı anlaşıldığından, davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davalı İdare tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacı hakkında Amasya Cumhuriyet Başsavcılığınca "Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma" suçundan başlatılan soruşturma neticesinde ... tarih, Sorşturma No:..., K:... sayılı kararıyla; "davacının 2008-2009 dönemde yapıya ait dershane ve evlere gittiği, 17/25 Aralık sonrasında yapı ile irtibatına ilişkin herhangi bir delil bulunmadığı, yine şüphelinin 15 Temmuz 2016 darbe girişiminden sonra askeriyeye katıldığı belirtilerek kamu adına kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği, hakkında Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında ifadesine başvurulan tanık ve adli işlem yapılan kişilerin ifadelerinde, "davacının 7.sınıfın sonuna kadar birlikte cemaat evlerine geldiği, orada davacıya kod adı verildiği, yine davacının örgütle bağlantılı dershaneye gittiği" yönünde beyanda bulundukları ve şüpheliyi teşhis ettiklerinin görüldüğü, söz konusu tanık ifadeleri ile dosyadaki diğer bilgi ve belgelerin davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatını ortaya koyan unsurlar olduğu anlaşıldığından, davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin olarak tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, istinaf başvurusu kabul edilerek İdare Mahkemesi kararı kaldırılmış ve dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Hakkında kovuşturmaya yer olmadığı yolunda karar verilmesine rağmen FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatlı kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğu, kolluk ifadesinde 2008-2010 yılları arasında henüz ortaokul öğrencisi olduğu dönemlerde, o dönem hizmet hareketi olarak bilinen yapının dershanesine gittiği, dershane öğretmeninin yönlendirmesi üzerine gittiği evde ders çalıştırıldığı, ortaokul sonrasında ise bir daha hiç gitmediğini ifade ettiği, hakkında beyanda bulunan bir askeri öğrenci dışında başkaca bir tespit bulunmadığı, beyanların 2008-2010 yıllarına ilişkin olduğu, nitekim kendisinin de anılan hususu doğruladığı, dava konusu işlemde takdir yetkisinin hukuka uygun ve ölçülü olarak kullanılmadığı, işlemin sebep, konu ve amaç unsurları bakımından hukuka aykırı olduğu, Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile güvence altına alınan temel haklarının ihlal edildiği iddia edilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Bölge İdare Mahkemesi kararında usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY ve İLGİLİ MEVZUAT: Türkiye'de 15 Temmuz 2016 gecesi, kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak isimlendiren bir grup Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu tarafından, demokratik biçimde halk tarafından göreve getirilen Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla darbe teşebbüsünde bulunulmuş, yüzlerce asker, polis ve sivil vatandaşın şehit, binlercesinin de yaralanarak gazi olmasına neden olan bu hain darbe teşebbüsü Türk Milleti tarafından akamete uğratılmıştır. Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu 20/07/2016 tarihinde, ülke genelinde 21/07/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir. Anılan karar 21/07/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve aynı gün TBMM tarafından onaylanmıştır. Olağanüstü hâl, daha sonrasında üçer aylık dönemler hâlinde Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu tarafından uzatılmış ve 18/07/2018 tarihinde sona ermiştir. Türkiye Cumhuriyeti Devletinin demokratik hukuk düzenini ortadan kaldırmayı amaçlayan ve bu amacı gerçekleştirmek üzere, özellikle Devletin Mülkiye, Adliye, Emniyet Teşkilatı ve Türk Silahlı Kuvvetlerinde kadrolaşmaya giden FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin "kamu görevinde çıkarılmasına ilişkin tedbirler" kapsamında olağanüstü hal döneminde birçok kanun hükmünde kararname yürürlüğe konulmuştur. Olağanüstü hâlin sona erdirilmesinden sonra, 31/07/2018 tarih ve 30495 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7145 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 26. maddesi ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye Geçici 35. madde eklenmiştir. Anılan maddede, ''B) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren dört yıl süreyle; terör örgütlerine veya (İptal ibare: Anayasa Mahkemesi’nin 30/06/2022 tarihli ve E:2018/137, K:2022/86 sayılı kararı ile) Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara (İptal ibare: Anayasa Mahkemesi’nin 30/06/2022 tarihli ve E:2018/137, K:2022/86 sayılı kararı ile) iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen; ...6) Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü personeli İçişleri Bakanının onayı ile kamu görevinden çıkarılır" kuralı getirilmiştir. Ayrıca aynı maddenin son fıkrasında, (A) ve (B) fıkraları uyarınca haklarında işlem tesis edilecek olanlara yedi günden az olmamak üzere ilgili kurum tarafından uygun vasıtalarla savunma hakkı verileceği belirtilmiştir. Daha sonra, 28/07/2021 tarihli ve 31551 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7333 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 23. maddesiyle, söz konusu geçici 35. maddenin (B) fıkrasında yer alan “üç yıl” ibaresi “dört yıl” şeklinde değiştirilmiştir. Jandarma Uzman Çavuş olarak görev yapan davacı, 7145 sayılı Kanun ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen geçici 35. madde uyarınca İçişleri Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işlemi ile kamu görevinden çıkarılmıştır. Bunun üzerine, anılan işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen davayı açmıştır. Diğer yandan, davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yürütülen adli soruşturma sonucunda, ... Cumhuriyet Başsavcılığının...tarih ve Soruşturma No:..., Karar No:...sayılı kararı ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği ve anılan kararın kesinleştiği anlaşılmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 667 sayılı KHK'nın 4. maddesi uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin, “kamu görevinden çıkarılmasına" ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğindedir. Bu kapsamda, ülkenin içinde bulunduğu tehdidin ortadan kaldırılması ve bozulan kamu düzeninin ivedi şekilde yeniden tesis edilmesi amacıyla, "terör örgütleri ile milli güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilenler" hakkında; 667 sayılı KHK'nın 4. maddesiyle, olağan dönemdeki yaptırımlardan farklı olarak olağanüstü nitelikte tedbir, OHAL kalktıktan sonra 375 sayılı KHK'nın Geçici 35. maddesiyle de dört yıl süreyle uygulanmak üzere kamu görevinden çıkarma yaptırımı getirilmiştir. AİHM "demokratik bir devletin, memurlarından Anayasal prensiplere sadakat göstermesini isteme hakkı bulunduğunu" belirtmektedir (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 52; Volkmer/Almanya (k.k.), B. No: 39799/98, 22/11/2001; Petersen/Almanya, B. No: 39793/98, 22/11/2001). AİHM'e göre "kamu çalışanlarının devlete sadık kalmaları genel yararı korumakla ve güvence altına almakla yükümlü devlet otoriteleri ile çalışmalarının doğasında bulunan bir şarttır." (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 57; Žičkus/Litvanya, B. No: 26652/02, 07/04/2009, § 28). Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara üyelik, mensubiyet, iltisak veya bunlarla irtibat, kamu görevlilerinin Devlete sadakat yükümlülüğünü yitirildiğini ortaya koyan ve bahse konu yaptırımın uygulanmasını gerektiren hâllerdir. Yukarıda yer verilen yapılara üyelik ve mensubiyet olmasa da bu yapılara iltisaklı veya bunlarla irtibatlı bulunulması hâli de anılan yaptırımın uygulanabilmesi için yeterlidir. Anayasa Mahkemesi 14/11/2019 tarih ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır. Bununla birlikte iptal davaları idarî işlemlerin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan davalardır. İdari işlem ise idarenin kamu gücü kullanarak tek taraflı olarak tesis ettiği hukuki sonuç doğuran işlemdir. İdareyi işlem yapmaya sevk eden maddi ve hukuki etkenler ise idari işlemin sebep unsurunu oluşturmaktadır. 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesinde yer alan, terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin “meslekten veya kamu görevinden çıkarılmasına karar verilir'' hükmü gereğince davacı hakkında dava konusu işlem tesis edilmiştir. Bu kapsamda davacı hakkındaki terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu yönünde davalı idarece yapılan değerlendirmenin de kuşkusuz keyfilikten uzak olması gerekir. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında; davacı hakkında 7.sınıfın sonuna kadar birlikte cemaat evlerine gittikleri, orada davacıya kod adı verildiği, yine davacının örgütle bağlantılı dershaneye gittiği yolunda tanık beyanları bulunduğu tespitine yer verilmiştir. Davacı tarafından, bu tespite ilişkin olarak dava dosyasındaki beyanlarında özetle; 2008-2009 yıllarında Suluova ilçesinde bulunan Ahi Dershanesine gittiği, dershane öğretmeninin yönlendirmesiyle ders çalışmak amacıyla yapıya ait evlere gittiği, anılan dönemin 7.sınıf öğrencisi olduğu tarihe denk geldiği, 8.sınıf itibarıyla söz konusu evlere gitmeyi bıraktığı, yapı mensuplarının kendisini asker olarak yetiştirmek istediklerini söyledikleri, ancak kendisinin bu isteği reddettiği, 2015 yılında üniversiteyi kazandığı, 2 yıl okuduktan sonra 2017 yılında üniversiteden mezun olduğu, üniversitede okurken uzman erbaşlık sınavlarına başvurduğu, 2 yıl bekledikten sonra 2019 yılı Nisan ayında eğitim görmek üzere Kastamonu'ya gittiği, 2 ay eğitim görüp mezun olduktan sonra ise Yozgat ilinde uzman erbaş olarak göreve başladığı, dershaneye gittiği dönemde yaşının çok küçük olduğu, onların istekleri doğrultusunda hareket etmeyerek askeri lise sınavlarına hazırlanmadığı, evde birlikte ders çalıştığı arkadaşlarının da 8.sınıftan sonra evlere gitmediğini beyan ederek kendisini doğruladıkları, hakkındaki bu iddialara ilişkin kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği ileri sürülmüştür. Davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yürütülen adli soruşturma sonucunda verilen ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... tarih ve Soruşturma No:..., Karar No:... sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararda, ".... Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca hakkında FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma Suçu kapsamında adli işlem yapılan K.K.'nın alınan ifadesinde; "...7. Sınıfın sonuna kadar benimle birlikte cemaate ait eve ... isimli şahısta geldi, bu yıl içerisinde Y.S. isimli şahıs bize askeriye ile alakalı herhangi bir şey söylememişti ama bize Son Kale ve ismini hatırlamayadığım birkaç askeri film izlettirmişti, bu filmleri bizi askeriyeye özendirmek için izlettirdiğini düşünüyorum, C. isimli şahıs ... ve R. isimli şahıslara renk körlüğü testi yaptırmıştı, R. ve ... isimli şahıslara da kod adı verildi ama onların kod adını hatırlamıyorum ..." şeklinde beyanda bulunması üzerine yukarıda kimlik bilgileri yazılı ... hakkında soruşturma işlemlerine başlanıldığı, K.K.'nın Cumhuriyet Başsavcılığımızca yürütülen soruşturma kapsamında tanık olarak alınan ifadesinde; "......'ı 2008 yılından Ahi dershanesinden yedinci sınıftan tanıyorum, bir dönem kendisi ile birlikte cemaatin evlerine gitmiştik, sekizinci sınıfa geçerken ... bu evlere gelmemeye başladı, ben de kendisini fazla görmedim, ...'a o dönem için kod adı verilip verilmediğini hatırlamıyorum ancak yedinci sınıftaki öğrencilere kod adı verilmesi yaygın olan bir şeydi..." şeklinde beyanda bulunduğu, Cumhuriyet Başsavcılığımızca hakkında FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma Suçu kapsamında adli işlem yapılan R.K.'nın alınan ifadesinde; "...Benimle birlikte aynı dönem okuduğumuz ... da evlere gelmeye başladı, 7. Sınıfın sonunda doğru evlere gitmeye başladık, 8. Sınıfa başladığımızda bizim gitmiş olduğumuz ev değişti, bu sene ...'da evlere gelmeyi bırakmıştı..." şeklinde beyanda bulunduğu, Şüpheli ...'ın alınan ifadesinde; "2008-2009 yıllarında Suluova ilçesinde bulunan yapıya ait Ahi Dershanesine gittiği, dershane öğretmeninin yönlendirmesi ile yapıya ait evlere gittiği, bu evlere 1 yıl kadar gittiği, 7. Sınıfta gittiği evlere 8. Sınıfta gitmeyi bıraktığı, bu evde kendilerine Fetullah Gülen'in videolarının izletildiği, yapıya bağlı kişilerin babasına kendisini asker yapmak istediklerini, bu sebeple yapının dershanesinden çıkıp başka dershaneye kayıt yaptırmasını söyledikleri, 8. Sınıfta yapıya ait olmayan başka bir dershaneye kayıt yaptırdığı, sonrasında şahısla görüşmesinde askeri sınavlara girmeyeceğini söylediği, 2015 yılında üniversite sınavını kazanarak öğrenim görmeye başladığı, 2 yıl okuduktan sonra 2017 yılında okulu bitirdiği, 2017 yılında okulda okurken uzman erbaşlık sınavlarına başvurduğu, 2 yıl bekledikten sonra 2019 yılı Nisan ayında eğitim görmek üzere Kastamonu iline gittiği, 2 ay eğitim gördükten sonra mezun olarak Yozgat ilinde uzman erbaş olarak göreve başladığı" yönünde beyanlarda bulunduğu, Tüm bu anlatımlar ve soruşturma evrakı birlikte değerlendirildiğinde; Şüpheli ...'ın; Bylock kullanıcısı olmadığı, Bank Asya' da hesabının olmadığı, Herhangi bir vakıf ve dernek üyeliğinin olmadığı, Yurt Dışı giriş çıkış kaydının bulunmadığı, HTS raporlarında örgüt ile irtibatını ortaya koyan somut bir tespitin bulunmadığı, Diğer İl Emniyet Müdürlüklerine intikal eden herhangi bir ihbar, beyan veya teşhisin bulunmadığı, şüpheli hakkında UYAP örgütlü suçlar veri bankasında yapılan araştırmada harici herhangi bir beyanın tespit edilemediği, Şahsın ankesörlü ardışık aranma kaydının bulunmadığı, 2008-2009 döneminde yapıya ait dershaneye ve evlere gittiği, 17/25 Aralık sonrasında yapı ile irtibatına ilişkin herhangi bir delilin bulunmadığı, yine şüphelinin 15 Temmuz 2016 darbe girişiminden sonra askeriyeye katıldığı anlaşılmakla; Tüm bu anlatımlar ve soruşturma evrakı birlikte değerlendirildiğinde; Şüphelinin 2008-2009 yıllarında FETÖ/PDY örgütüne ait dershane ve evlere gitmesi dışında herhangi bir eyleminin bulunmadığı, üzerine atılı silahlı terör örgütü üyeliği suçunun unsurlarının oluşabilmesi için kod adı almak, belirli periyotlarla örgüte düzenli mali yardımda bulunmak, askeri eğitim almak, devlet kadrolarında sistemli bir şekilde örgütlenip legal hiyerarşi dışında bir takım faaliyetlere girişmek, mobil veri aracılığıyla iletişime imkan sağlayan kriptolu iletişim programları kullanmak, örgüt adına belli sorumlulukları üstlenip yerine getirmek, örgütün üst yöneticilerinden emir alıp alt kadrodakilere emir vermek, örgüte eleman kazandırmak gibi süreklilik, çeşitlilik, yoğunluk arzeden fiiler arandığı, bu haliyle şüphelinin terör örgütü ile organik bağı olduğunu ortaya koyacak tespitin yapılamadığı,..." yolunda tespitlere yer verildiği görülmüştür. Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karardaki tespitler ile davacının yukarıda aktarılan beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının örgütle ilk kez iletişime geçtiği 2008 yılında ortaokul öğrencisi olduğu, irtibatını 2010 yılı başına kadar devam ettirdiği, bu tarihten sonrasına ilişkin örgütle irtibat ve iltisakının olduğuna dair herhangi bir tanık beyanının bulunmadığı, aksine 8.sınıftan itibaren örgütle bağının olmadığına yönelik tanık beyanlarının bulunduğu, kendisine kod adı verildiğine dair tanık beyanı bulunduğu görülmüş ise de; davacı hakkında yürütülen soruşturma esnasında hakkında beyanda bulunan tanık K.K.'nın davacıya kod adı verilip verilmediğini hatırlamadığı şeklinde beyanda bulunduğu, öte yandan davacının örgütün yönlendirmesi üzerine Askeri lise sınavlarına hazırlanmadığı, üniversite eğitimi bittikten sonra uzman erbaşlık sınavına katıldığı, hakkında beyanda bulunan, aynı evde ders çalıştıkları tespit edilen tanıklardan K.K.'nın Bursa Işıklar Askeri Lisesini kazandığı, R.K.'nın ise yazılı sınavı kazanmasını müteakip sağlık mülakatından elendiği anlaşılmıştır. Bu itibarla, bahse konu tanık beyanlarının 2008-2009 yıllarına ilişkin olduğu, söz konusu dönemde davacının ortaokul öğrencisi olduğu, anılan tarihlerden sonrasına ilişkin davacının örgütle bağının devam ettiğine dair herhangi bir tespitin de bulunmadığı dikkate alındığında, anılan beyanların davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koymaya yeterli bir delil olarak değerlendirilemeyeceği sonucuna varılmıştır. Bu durumda, yukarıdaki tüm tespit ve değerlendirmeler dikkate alındığında, dava konusu işlemde hukuka uyarlık, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılması ve davanın reddine ilişkin temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdare Dava Dairesi kararında ise hukuki isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne, 2. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü, Mahkeme kararının kaldırılması ve davanın reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 05/11/2025 tarihinde, oybirliğiyle, kesin olarak karar verildi.

Atıf: Danıştay 5. Daire, E. 2023/3773, K. 2025/11824, T. 05.11.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-5-daire-2023-3773-e-2025-11824-k-2e2adf600426