Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2023/21537 E. 2024/13274 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2023/21537
- Karar No
- 2024/13274
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2023/21537 Karar No : 2024/13274 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ... Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ... İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin geçici 35/B-9 maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Gençlik ve Spor Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile bu işlem nedeni ile yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Hakkında terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı olduğuna ilişkin somut delil bulunmadığı, idarenin takdir yetkisini yerinde kullanmadığı, ceza yargılamasındaki eylemlerinin suç teşkil etmediği, terör örgütüne üye olma suçundan yargılandığı davada ceza mahkemesince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu kararın aleyhine değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, soruşturma yapılan kişilerle iletişim kaydının olmasının işleme dayanak yapılamayacağı, usule uygun disiplin soruşturması yapılmadan ve savunma hakkı tanınmadan tesis edilen işlemin hukuka uygun olmadığı ileri sürülmüştür. Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır. Bununla birlikte, hakkında yürütülen ceza yargılaması sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile; FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sabit görülerek hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilen davacının, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması suretiyle cezasından indirim yapıldığı ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği görülmüştür. Masumiyet karinesi ilkesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, ilgilisi lehine veya aleyhine bir sonuç doğurmayacağı açık olmakla birlikte, ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak, ceza yargılaması sırasında elde edilen delillerin, ilgililerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi noktasında ayrıca değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Bu açıdan, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; "...sanığın adına kayıtlı olup kullandığı ... numaralı gsm hattının Muğla ilinde kurulu bulunan ankesörlü hatlardan 09/06/2015-06/08/2016 tarihleri arasında 38 kez arandığı tespit edilmiş, Bu aramalardan ... tarihinde ... numaralı ankesörlü telefondan yapılan aramanın C.E. isimli şahıs ile ardışık aranma mahiyetinde olduğu tespit edilmiş, Sanık ile ardışık arandığı tespit edilen C.E.'nin sanık gibi bir dönem Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesinde görev yaptığı ve hakkında FETÖ/PDY (Fetullahçı Terör Örgütü / Paralel Devlet Yapılanması) Silâhlı Terör Örgütü üyesi olmak suçundan adli işlem yapıldığı tespit edilmiş, Sanığın kullanımında olan ve davaya konu gsm hattının cevapsız çağrı ve başarısız aramaları da gösterir hts kayıtları soruşturma aşamasında Bilgi Teknolojileri Kurumundan celp edilmiş, Sanığın ifadesinde ismi geçen ve ankesörlü telefondan sanığın aradığı beyan edilen S.E.'nin Muğla Cumhuriyet Başsavcılığının ... sayılı soruşturması kapsamında halen yakalama emri ile aranmakta olduğu, eşi adına kayıtlı ... numaralı hattı kullandığı ve bu hat üzerinden ByLock erişimi sağladığı tespit edilmiş, Sanığın soruşturma ve kovuşturma aşamasındaki savunmalarında 2009-2011 yıllarında İstanbul ilinde örgüt ile iltisaklı evlerde kaldığını, kaldığı evin ablasının ... isimli kişi olduğunu, ardışık aramaya konu olan ... numaralı hattı kendisinin kullandığını, 2015- 2016 yıllarında kendisini ankesörlü hatlardan S.E. isimli kişinin aradığını, bu kişinin kendisine kalacak yeri olup olmadığını sorduğunu, S.E.'nin kalmış olduğu aparta ayda bir veya iki ayda bir geldiğini, burada kaldığı süre içerisinde S.E.'yi iş arkadaşı olan ve Araştırma Görevlisi olan C.E. ile birlikte misafir ettiğini, ... in evine de ... ile birlikte misafir olduğunu, ... isimli kişinin kendilerini ankesörlü hatlardan aradığını ve bu şekilde toplandıklarını, ... nın buluştuklarında ara ara dini sohbetlerden ve Fethullah Gülen ile ilgili şeylerden bahsettiğini, darbe döneminden sonraki 3-4 aya kadar ara ara görüşmek üzere ...nın aradığını, ancak bir zaman sonra kendisinin görüşmek istemediğini ifade etmesi üzerine ...nın kendisini aramayı bıraktığını ifade etmiştir. Sanığın beyanlarının örgüt mensupları ve faaliyetlerinin tespitinde faydalı olup olmadığı Muğla İl Emniyet Müdürlüğünden sorulmuş; Muğla İl Emniyet Müdürlüğünün cevabi yazısı ekindeki raporda, sanığın beyanlarında isimleri geçen şahıslar hakkındaki soruşturma ve kovuşturma bilgilerine ayrıntılı şekilde yer verildiği görülmüş, Mahkememizde oluşan vicdani kanaate göre sanık hakkında düzenlenen ardışık arama raporunu destekler nitelikteki sanığın etkin pişmanlık kapsamındaki savunmaları birlikte değerlendirildiğinde sanığın örgüt içerisinde 2016 yılında gerçekleşen darbe girişimi sonrasında da örgütsel nitelikteki sohbetlere katıldığı ..." şeklindeki tespit ve değerlendirmeler bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 24/09/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.