Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2023/20705 E. 2023/17479 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2023/20705
- Karar No
- 2023/17479
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2023/20705 Karar No : 2023/17479 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Karşı Taraf (Davalı) : ...Bakanlığı Vekilleri : ... İstemin Özeti : 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının işlem feshinden itibaren işleyecek olan yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Hakkında idari soruşturma yapılmadan, somut bir tespit bulunmadan ve savunma hakkı tanınmadan kamu görevine son verildiği, yargı kararı olmadan terör örgütü üyesi olduğunun kabul edilemeyeceği, masumiyet karinesi ve özel hayata saygı hakkının ihlal edildiği, ceza hukukunda da bir yargılama mevcut olduğundan aynı suçtan dolayı iki kez yargılama yapılamayacağı, irtibat ve iltisak kavramlarının ilk kez 2019 yılında bir mahkeme kararında açıklandığı, soyut ve keyfi kavramlar olduğu, bu iki hususun suç olabilmesi için kanunda açıkça yer alması gerektiği, 675 sayılı OHAL KHK'sının 29/10/2016 tarihinde yürürlüğe girdiği ve bu tarih öncesi gerçekleşen eylemlerin cezalandırılmasının kanunların öngörülebilirliği ilkesine aykırılık teşkil ettiği, yasal olarak faaliyet gösteren dernek ve sendikaya üyeliğinin suç teşkil etmeyeceği ve örgütlenme özgürlüğü hakkının ihlal edildiği, çelişmeli yargılama ilkesinin ihlal edildiği, Bank Asya isimli bankadaki hesabını emir ve talimat doğrultusunda açmadığı, hiç kimsenin işlendiği zaman suç oluşturmayan bir eylemden dolayı suçlanıp cezalandırılamayacağı, Bank Asya'ya para yatırmak gibi işlendiği zaman suç olmayan bir faaliyetin suç delili olarak gösterilmesinin AİHS ve Anayasa'nın ihlali anlamına geldiği, Bank Asya hesabını iki aylık bir süre ile açtığı, arabasını değiştiremeyince elinde kalan parayı katılım hesabında değerlendirmek için bu bankada açtığı hesaba yatırdığı, Cumhurbaşkanı'nın çağrısıyla EFT yoluyla parasını başka bir banka hesabına gönderdiği, Anayasa'ya sadakat yükümlülüğünü ihlal etmediği, gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği, Anayasa ve AİHS'e göre bir çok temel hak ve özgürlüklerin ihlal edildiği iddia edilmektedir. Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Bölge İdare Mahkemesi kararında usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı ve davacının temyiz iddialarının 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uymadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca daha önce adli yardım talebi kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 28/11/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.