Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2023/20541 E. 2024/10772 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2023/20541
- Karar No
- 2024/10772
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2023/20541 Karar No : 2024/10772 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ... Karşı Taraf (Davalı) : ... Belediye Başkanlığı / ... Vekili : Av. ... İstemin Özeti: 677 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline, bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti:PKK/KCK terör örgütü ile irtibatı veya iltisakının bulunmadığı, herhangi bir disiplin soruşturması yapılmadan ve savunma hakkı tanınmadan kamu görevinden çıkarıldığı, dava konusu işlemde aleyhine somut hiçbir delil ve gerekçenin gösterilmediği, Hakkari Cumhuriyet Başsavcılığının ... sayılı soruşturma dosyası kapsamında hakkında herhangi bir işlem yapılmadığı, suç ve cezaların şahsiliği ilkesi gereğince bizzat kendisince gerçekleştirilmeyen eylemlerden sorumlu tutulamayacağı, idari kurul kararında belirtilen değerlendirmenin somut verilere dayalı olmadığı, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, istinaf başvurusunun yeterli inceleme ve araştırma yapılmadan gerekçesiz olarak reddedildiği, Anayasa ve uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınan temel hak ve hürriyetlerin ihlal edildiği iddia edilmektedir. Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Savunma verilmemiştir. Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 25/06/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. (X)KARŞI OY : Dava; 677 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline, bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır. Dosyanın incelenmesinden, dava konusu OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu (Komisyon) kararında; davacı hakkında Komisyona intikal ettirilen personel bilgi dosyasında, Diyarbakır Valiliğinin ... tarihli ve ... sayılı İdari Kurul Kararında, davacının PKK/KCK terör örgütüne mensubiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu yönünde değerlendirmenin bulunduğunun bildirildiği, Hakkari Cumhuriyet Başsavcılığının ... sayılı soruşturma dosyasındaki bilgilere göre; PKK/KCK bölücü terör örgütü güdümünde yurt dışından uydu üzerinden yapılan yayınlarda, ölü olarak ele geçirilen örgüt mensupları için düzenlenen törene katılım çağrıları üzerine; davacının da içinde bulunduğu grubun toplu ve küçük gruplar halinde örgüt mensupları için düzenlenen törene katıldığı, yapılan çağrılar sonrasında düzenlenen kanuna aykırı gösteri ve yürüyüş esnasında güvenlik güçlerine karşı taşlı ve molotoflu saldırılar yapıldığı, PKK terör örgütü lehine slogan atıldığı yönünde tespit ve olgulara yer verildiği ve davacı hakkında Kurumu tarafından Komisyona intikal ettirilen personel bilgi dosyasında, davacının PKK/KCK bölücü terör örgütü adına düzenlenen eylem ve etkinliklere katıldığının belirtildiği yönündeki tespitlere yer verildiği görülmüştür. Bununla birlikte, Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararıyla hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında; davacının kardeşi B.Y.'nin 677 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarıldığının belirtildiği görülmüştür. Öte yandan, davacının da aralarında bulunduğu bir kısım kişiler hakkında silahlı terör örgütüne üye olma, kanuna aykırı toplantı ve yürüyüşlere silahsız katılarak ihtara rağmen kendiliğinden dağılmama suçlarından yürütülen adli soruşturma sonucunda Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının ... tarih ve Sor. No:..., K:... sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararında;"... Yukarıda kimlik bilgileri belirtilen şüphelilerden A.Y.'nin güvenlik güçlerine saldıran grup içerisinde yer alarak taş attığının belirlendiği .... yine şüpheli B.K.'nin olay yerinde yerden taş topladığının görüntülerden belirlendiği, ancak sonrasında taşları ne yaptığının görülemediği .... şüpheli E.K.'nin ise olay yerinde elinde limonla görüntülendiği, ancak görevlilere karşı direndiğine dair herhangi bir delil bulunmadığı, diğer şüphelilerin ise toplu şekilde veya küçük gruplar halinde görüntülendikleri, gerçekleştirilen gösterinin yasaklama kararına rağmen gerçekleştirilmiş olması nedeniyle yasadışı olduğu sabit olmakla beraber, öncelikle şüpheliler açısından atılı suçların unsurları itibari ile oluşup oluşmadığının belirlenmesi gerektiği, şüphelilerin üzerlerine atılı suçun 2911 sayılı yasanın 32/1 maddesinde düzenlenen uyarılara rağmen direnme suçu olup, bu suçun yasal olarak oluşabilmesi için 3 şartın birlikte gerçekleşmesi gerektiği, bunların kanuna aykırı toplantı ve gösteriye katılmak, dağılma yönünde kolluk kuvvetlerinin ihtarı ve ihtara rağmen dağılmama üzerine zor kullanılmasına rağmen dağılmamakta ısrar etmektir. Bu üç şarttan toplantıya katılma şartı gerçekleşmesine rağmen diğer iki şartın şüpheliler açısından oluştuğu söylenemez, şöyleki dosya içerisinde mevcut olan ve şüphelilerin toplantıya katıldıklarını gösteren fotoğrafların incelenmesinde şüphelilerin toplantı alanının neresinde ve ne surette bulunduklarının kesin olarak tespitinin mümkün olmadığı, bir kısmının yolda yürürken, bir kısmının küçük bir grup içerisinde beklerken görüldükleri ve yine dosya içerisindeki fotoğraflardan şüphelilere karşı herhangi bir kolluk görevlisinin müdahalesinin görülemediği ve bu nedenle sırf dosya içerisindeki fotoğrafların atılı suçun işlendiği hususunda şüpheye yer bırakmayacak bir delil sayılamayacağı, diğer taraftan şüphelilerin atılı suçu işlediklerine dair herhangi bir tespit yada yakalama tutanağının da bulunmadığı anlaşıldığından şüpheliler açısından 2911 sayılı yasanın 32/1 maddesine muhalefet suçunun unsurları itibari ile oluşmayacağı ..." tespit ve değerlendirmelere yer verildiği görülmüştür. Olayda, yukarıda yer verilen tespitler ile davacının beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; davacı hakkında yürütülen ceza soruşturması sonucunda kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, bu karardan bağımsız olarak ceza soruşturması sırasında elde edilen deliller değerlendirildiğinde davacının PKK/KCK silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibat düzeyinde bir ilişkisi olduğunu ortaya koymaya yeter nitelikte bir tespitin bulunmadığı, davacıya ait personel bilgi dosyasında belirtilen değerlendirmelerin somut verilere dayalı olmadığı, davacının kardeşi hakkındaki tespitte davacının bizzat kendisini PKK/KCK terör örgütü ile ilişkilendirecek herhangi bir hususa yer verilmediği, davalı idarece davacının örgütle iltisak veya irtibatını gösterecek başkaca herhangi bir bilgi veya belgenin de dosyaya sunulmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda, somut tespitlere dayanmayan personel bilgi dosyasındaki değerlendirmeler dışında PKK/KCK terör örgütü ile irtibatı ve iltisakına dair başkaca bir delil bulunmayan davacının PKK/KCK terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı olduğundan bahisle kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığından, davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği oyuyla aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyoruz.