Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2023/19934 E. 2023/16057 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2023/19934
- Karar No
- 2023/16057
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2023/19934 Karar No : 2023/16057 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ... Vekili: Hukuk Müşaviri ... İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline ve bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti:Kamu hizmetinden çıkarmanın usul ve esaslarının Anayasa ve kanunlarla belirlendiği, bu usul ve esaslara uyulmadan, soruşturma açılmadan ve savunma hakkı tanınmadan kamu görevinden çıkarıldığı, dava konusu işlemin yetki, şekil, konu, sebep, maksat unsurları yönünden hukuka aykırı olduğu, OHAL KHK'sının Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinde düzenlenen temel hak ve özgürlükleri ihlal ettiği iddia edilmektedir. Davalı İdarenin Savunmasının Özeti:Bölge İdare Mahkemesi kararının usule ve hukuka uygun olduğu, davacının temyiz iddialarının 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uymadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi:... Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenme suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildikten sonra gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır. Bununla birlikte, dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki tespitler ile davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K... sayılı kararında yer verilen "...Dosyanın tümü itibariyle yapılan değerlendirmesinde sanık ...'ın FETÖ/PDY yapılanması içerisinde mahrem hizmetler adıyla anılan emniyet mahrem yapılanması içerisinde yer aldığı, ... küçük bölgesine bağlı ... ilindeki LİSE olarak tabir edilen tüm polis memurlarından sorumlu ve bu personel ile birebir ilgilenen, toplantılar yapan ve örgütsel talimatları doğrudan ileten ÖĞRETMEN konumunda B vasfında mahrem imam olduğu, ... kod adını kullandığı, nitekim sanığın kolluk ifadesinde kısmen 13/04/2017 tarihli dilekçesinde de ayrıntılı olarak belirttiği üzere ... ilçesinde bir kısım polis memurları ile ilgilendiğini kabul ettiği, sanığın bu beyanlarının dijital materyal incelemesi neticesinde veri inceleme raporlarında belirtilen bilgilerle örtüştüğü, sanığın bylock kullanımını kabul etmemesine rağmen ... ID numarasıyla bylock kullanıcısı olduğunun tespit olunduğu, kullanıcı adı olarak belirlediği...ve adı olarak belirlediği, sanığın şifresinde yer alan ... harflerinin, sanığın 30/09/2003 doğumlu S.R. ile 03/10/2005 doğumlu B.N. isimli kız çocuklarının isimlerinin ilk harflerinin birleşiminden ibaret olduğu, sanığa bylock programında ekli emniyet mahrem yapılanmasında yer alan S.S., M.K. ve A.K. isimli kişilerin oldukları, şu halde sanık ...'ın ByLock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespit edilmiş olduğu, dolaysıyla sanığın bylock kullanımının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğu ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığı her türlü şüpheden uzak, kesin kanaata ulaştıracak teknik verilerle tespit edildiği, sanığın örgütün mahrem emniyet yapılanması içerisinde aktif rol aldığı, sanığın LİSE olarak tabir edilen polis memurları ile birebir ilgilenen ve onların imamı olduğu, örgüt talimatlarını aktaran örgüt terminolojisine göre öğretmen vasfında mahrem imam olduğu, sanığın emniyet personeliyle sohbet adı altında örgüt toplantıları yaptığı, özellikle T.K. isimli polis memuruna komiserlik sınavına giriş sınavının sorularını verdiği, sanığın örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girdiği, örgütün kuruluş amaçlarını faaliyet ve eylemlerini benimseyerek, gönüllü olarak hiyerarşiye dahil olmayı tercih ettiği, örgütle organik bağ kurup örgüt amacı doğrultusunda süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gösteren faliyetlerde bulunduğu, sanığın yaşı, sosyal çevresi ve eğitim durumu dikkate alındığında, sanığın yukarıda ayrıntılı olarak belirtilen eylemlerine devam etmesi ve FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bir suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan iletişim ağı ByLock isimli programı kullandığının tespit edilmesi gibi faaliyetlerine, devletin tüm kurum ve birimleri ile birlikte etkin bir mücadele edilmesine dair kararların alınması, aynı tespit ve açıklamaların devlet ve hükûmet yetkililerince de en üst düzeyde benimsenip kamuoyu ile paylaşılmasına rağmen devam etmesi nedeniyle artık sanığın hata hükümlerinden yararlanamayacağı, sanığın eylemlerinin sempati ve iltisak boyutunu aşan, örgüt üyesi olduğunu ispat etmeye yeterli örgütsel faaliyetler olduğu, sanığın emir almaya açık bir biçimde hiyerarşik yapı içerisinde yer almaya devam ettiği, örgütün suigeneris bir yapısının olması, sanığın konumu itibariyle örgütsel talimatları ileten kişi olması, insiyatif alabilecek bir durumda olmaması nedeniyle örgüt yöneticisi olarak nitelendirilemeyeceği, ancak sanığın örgütün emniyet mahrem yapılanmasında bir ildeki polis memurlarından (LİSE) sorumlu ve bu personel ile birebir ilgilenen, toplantılar yapan ve örgütsel talimatları doğrudan ileten ÖĞRETMEN konumunda B vasfında mahrem imam sıfatını haiz olması nedeniyle önemli bir konumda bulunduğu anlaşıldığından üzerine atılı silahlı terör örgütüne üyelik suçunun sübuta erdiği vicdani kanaatine varılmış olup, meydana gelen tehlikenin ağırlığı dikkate alınarak alt sınırdan bir miktar uzaklaşmak suretiyle ceza tayini yoluna gidilmiş, her ne kadar sanığın aşamalarda etkin pişmanlık kapsamında değerlendirilebilecek beyanları mevcut ise de sanığın tutarsız davranışlar göstererek bu ifadelerini bazen kabul edip bazen de inkar yoluna gittiği, nihai olarak 06/06/2018 günlü celsede de Mahkememize hitaben yazdığı etkin pişmanlık dilekçesini kabul etmediğini açıkça beyan ettiği, dolayısıyla sanığın etkin pişmanlık iradesini samimi olarak göstermediği anlaşıldığından şartları gerçekleşmediğinden hakkında TCK. 221/4 maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümleri uygulanmamıştır..." doğrultusundaki gerekçe ile dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki diğer tespitler değerlendirildiğinde davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 16/11/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.