Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2023/19636 E. 2024/8287 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2023/19636
- Karar No
- 2024/8287
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2023/19636 Karar No : 2024/8287 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Karşı Taraf (Davalı) : ... Başkanlığı / ANKARA Vekili : Av. ... İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: FETÖ/PDY terör örgütüyle hiçbir bağının bulunmadığı, herhangi bir somut delil sunulmadan, yargılama yapılmadan, adil bir disiplin süreci işletilmeden ve savunma hakkı tanınmadan kamu görevinden çıkarıldığı, ömür boyu kamu görevinde çalışamama gibi son derece ağır ve sivil ölüme yol açan bir ceza verilmesinin hukuka aykırı olduğu, bir daha kamu görevine alınmamak üzere çıkarılması nedeniyle maaş, emeklilik ve sosyal güvencelerden yoksun kalmasıyla mülkiyet hakkının ihlal edildiği, Kanun Hükmünde Kararnamenin Anayasanın 121. ve TBMM İç Tüzüğü'nün 128. maddelerine göre 30 gün içerisinde TBMM Genel Kurulunda görüşülmediği, uyuşmazlığın dayandığı metnin hukuksal nitelendirmesinin mahkemelerce yapılması gerektiği, hiçbir organın kaynağını Anayasa'dan almadığı bir devlet yetkisini kullanamayacağı, OHAL Kanun Hükmünde Kararnamesi ile kesin ve yürütülebilir bir işlem tesis edildiği, memuriyetten çıkarmaya ilişkin usul ve esaslara uyulmadığı, Anayasaya aykırılık iddiası ve itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesi'ne gönderilmesi talebinin mahkemece değerlendirilmediği, kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin ceza hukuku anlamında bir yaptırım niteliğinde olduğu, dava konusu işlemin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurları yönünden hukuka aykırı olduğu, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanması gerektiği, dava konusu işlem ile adil yargılanma hakkı, mahkemeye erişim hakkı, hukukun üstünlüğü ilkesi, şeref ve itibara saygı hakkı, eğitim hakkı, mülkiyet hakkı, savunma hakkı, isnadı öğrenme hakkı gibi temel hak ve hürriyetlerinin ihlal edildiği iddia edilmektedir. Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Bölge İdare Mahkemesi kararında usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca daha önce adli yardım talebi kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek ve davacının Anayasa'ya aykırılık iddiası ciddi bulunmayarak gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 27/05/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.