Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2023/19115 E. 2023/16938 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2023/19115
- Karar No
- 2023/16938
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2023/19115 Karar No : 2023/16938
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av....
İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun açıklamalı olarak reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Mahkemece yeterli ve etkili bir araştırma yapılmadan davasının reddedildiği, savunma hakkı tanınmadan ve disiplin süreci işletilmeden kamu görevinden ihraç edildiği, mahkemeye erişim hakkı tanınmadığı ve adil yargılanma hakkının ihlâl edildiği, ömür boyu kamu hizmetinde ve özel sektörde çalışamayacak şekilde kamu görevinden ihraç edildiği için eğitim hakkının ve mülkiyet hakkının ihlâl edildiği, somut olayda ceza hukuku anlamında bir suçlama ve ceza bulunduğu, daha önce suç oluşturmadığı kesin hükümle saptanan eylemlerin herhangi bir suçlamaya dayanak olamayacağı, aksi bir uygulamanın çifte cezalandırma yasağı ilkesini ve hukuk devleti ilkesini zedeleyeceği idari yargı mercilerince kamu görevinde ihraç edildiği tarihteki deliller ve hukuki duruma göre yargılama yapılması gerektiği, iltisak ve irtibat kavramlarının öngörülemez ve keyfiliğe açık nitelikte olduğu, kamu görevinden ihraç edilmesinin dayanağı olan 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin muğlak nitelikte olduğu, darbe girişimi ile herhangi bir ilgisinin bulunmadığı, darbe girişiminde bulunan kişiler gerekçe gösterilerek cezalandırılmasının suçların ve cezaların şahsiliği ilkesine aykırı olduğu, hakkında kesinleşmiş bir mahkeme kararının bulunmadığı ve bu sebeple masumiyet karinesinin ihlâl edildiği, ByLock verilerinin yasa dışı delil niteliğinde olduğu ve bu verilerin hiçbir yargılamada kullanılamayacağı, ByLock programına ilişkin dijital materyallerin tarafına verilmemesi sebebiyle silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkesinin ihlâl edildiği, ByLock programına ilişkin Yargıtay kararlarının mahkeme kararlarına dayanak yapılamayacağı, olağan bir iletişim uygulamasının kullanılması nedeniyle bir kişinin cezalandırılmasının iletişim özgürlüğüne müdahale niteliği taşıdığı, Bank Asya'da yer alan verilerinin yasa dışı bir biçimde ele geçirildiği, yasal olarak faaliyet gösteren bir bankaya para yatırmanın terör örgütü üyeliğine delil oluşturamayacağı, Bank Asya'ya herhangi bir talimat doğrultusunda para yatırmadığı, Bank Asya'da yer alan hesap hareketlerinin rutin bankacılık işlemleri niteliğinde olduğu, Sosyal Güvenlik Kurumu'nda yer alan hangi kurumlarda çalıştığına ilişkin kayıtların önceden alınmış bir mahkeme kararı olmaksızın ele geçirildiği, bu yönüyle çalışma kayıtlarına ilişkin verilerin yasa dışı delil niteliğinde olduğu, FETÖ/PDY mensubu olduğu belirtilen kişiler ile yapmış olduğu iletişime ilişkin kayıtların bir mahkeme kararı ile elde edilip edilmediğinin dosya içeriğinden anlaşılamadığı, olağanüstü hâl dönemlerinde olağanüstü hâli gerektiren sebeplerle sınırlı olarak ve geçici nitelikte tedbirler alınabileceği, Devlete sadakat yükümlülüğünün bilincinde olduğu, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesinin, hiçbir mahkeme kararı olmaksızın hakkındaki kişisel bilgilerin toplanması sebebiyle özel hayata ve aile hayatına saygı hakkının, yeterli ve gerekli araştırma yapılmadan kamu görevinden ihraç edildiği için adil yargılanma hakkının, doğal hâkim ilkesinin ve ayrımcılık yasağının ihlâl edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Savunma verilmemiştir.
Danıştay Tetkik Hâkimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca daha önce adli yardım talebi kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 22/11/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi