Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2023/17726 E. 2023/13781 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2023/17726
- Karar No
- 2023/13781
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2023/17726 Karar No : 2023/13781 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ... Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Huk. Müş. ... İstemin Özeti : 677 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Kamu görevinden çıkarılma tarihinden çok sonra elde edilen bulgulara dayanılarak karar verildiği, işlem tarihi itibariyle hakkında verilmiş bir mahkûmiyet kararının bulunmadığı, tesis edilen işlemin ceza hukuku anlamında bir yaptırım niteliğinde olduğu ve ceza hukukuna ilişkin tüm güvencelerin uygulanması gerektiği, aynı suçlamaya dayalı olarak iki kez yargılanıp iki ayrı cezaya mahkûm edilemeyeceği, ByLock kullanmadığı, ancak USER-ID eşleştirmesi doğru yapılabilen kişilerin gerçek ByLock kullanıcısı olduğu, ByLock kullandığının user-ID, şifre ve grup elemanlarını içerir ByLock tespit değerlendirme tutanağı ve CGNAT kayıtlarını içeren belgeler ile kesin olarak kanıtlanması gerektiği, ByLock programının dijital platformda dağıtılan bir program olduğu, kanuna aykırı olarak elde edilen bulguların hiçbir yargılamada kullanılamayacağı, ByLock programına ilişkin hard disk ve flaş belleğin bir örneğinin kendisine verilmemesi neticesinde çelişmeli yargılama ve silahların eşitliği ilkesinin ihlal edildiği, Birleşmiş Milletler Keyfi Tutuklamalar Çalışma Grubu’nun "Mestan Yayman" kararı ışığında ByLock kullanımının ve dini sohbetlere katılmanın düşünce ve düşünceyi açıklama özgürlüğü, barışçıl toplantı yapma ve örgütlenme özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, fişleme niteliğindeki bilgilerin delil olarak kabul edilemeyeceği, irtibat ve iltisak kavramlarına son derece geniş, muğlak ve başlı başına temel hakları ihlal eden anlamlar yüklendiği, bu durumun kanunların öngörülebilir olması gerektiği ilkesine aykırılık teşkil ettiği, kimsenin işlendiği zaman suç oluşturmayan bir eylemden dolayı suçlanıp cezalandırılamayacağı, FETÖ/PDY’nin terör veya suç örgütü olmadığının Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24 Haziran 2008 tarihli kararıyla ortaya konulduğu, aynı eylem ve faaliyetler nedeniyle ikinci bir yargılamanın yapılamayacağı, Kanun Hükmünde Kararnamenin Anayasanın 15., ve 121. maddelerine aykırı olduğu, FETÖ/PDY yapılanması hakkındaki terör örgütü suçlamasının ilk olarak 26 Mayıs 2016 tarihli MGK kararıyla alındığı, bunun 30 Mayıs 2016 tarihinde kamuoyuna duyurulduğu, ancak bu tarihten sonraki iradi faaliyet ya da kasti hareketlerinden dolayı sorumlu tutulabileceği, sadakat yükümlülüğüne riayet etmediğine ilişkin somut bir gerekçe ortaya konulmadığı, dava konusu işlem ile adil yargılanma hakkı, masumiyet karinesi, gerekçeli karar hakkı, bağımsız ve tarafsız mahkeme önünde yargılanma hakkı, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesi, suç ve cezaların geçmişe yürümezliği ve şahsiliği ilkeleri, non bis in idem ilkesi, özel hayata ve aile hayatına saygı hakkı, silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkeleri, ifade özgürlüğü, örgütlenme ve barışçıl toplanma özgürlüğü gibi Anayasa ve AİHS ile güvence altına alınan haklarının ihlal edildiği iddia edilmektedir. Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Savunma verilmemiştir. Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "Adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek ve davacının Anayasaya aykırılık iddiası ciddi bulunmayarak işin gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 17/10/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.