Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2022/8339 E. 2023/15439 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2022/8339
- Karar No
- 2023/15439
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2022/8339 Karar No : 2023/15439 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı) : ... Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ... Vekili : Av. ... İstemin Özeti : 677 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun açıklamalı olarak reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: İdare Mahkemesi ve kamu idarelerince irtibat ve iltisak tespitinde bulunulamayacağı, ancak ceza mahkemelerince bu tespitin yapılabileceği, dava konusu işlem ile yasama ve yürütme makamlarınca yargı yetkisinin kullanıldığı, usulüne uygun disiplin soruşturması açılmadan ve savunma hakkı tanınmadan tesis edilen kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu, komisyona başvuru ile dava açma yollarının savunma hakkı yerine geçmeyeceği, hakkında somut bilgi ve belge bulunmadığı, KHK'da hakkında kişiselleştirme yapılmadığı, hakkındaki mahkumiyet kararının dava konusu işleme dayanak yapılamayacağı, dava konusu işlemin tarafına tebliğ edilmediği, MGK kararlarının işleme gerekçe oluşturamayacağı, OHAL dönemi sonrası OHAL KHK'larının etkisinin devam edemeyeceği, OHAL KHK'larının süresi içerisinde TBMM tarafından onaylanmadığı, özel hayata saygı hakkının, aşağılayıcı muamele ve onur kırıcı işlem yasağının, adil yargılanma hakkının, mahkemeye erişim hakkının, tarafsız ve bağımsız mahkemede yargılanma hakkının, masumiyet karinesinin, gerekçeli karar hakkının, suç ve cezaların kanuniliği ve geçmişe yürümezliği ilkelerinin, eğitim hakkının, mülkiyet hakkının, çalışma hakkının, ayrımcılık yasağının ihlal edildiği, Devlete karşı olan sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiğine dair somut bir gerekçe bulunamadığı, adli kolluk makamı olmayan ve adli soruşturma yetkisi olmayan Milli İstihbarat Teşkilatı kaynaklı ByLock verilerinin hiçbir yargılamada delil olarak kullanılamayacağı, Bank Asya'ya para yatırmak gibi işlendiği zaman suç olmayan bir faaliyetin suç olarak nitelendirilmesinin AİHS ve Anayasa'nın ihlali anlamına geldiği, yatırım amacıyla bankaya para yatırması ve bu yatırımdan kar elde etmesinin mülkiyet hakkı kapsamında olduğu ve bu hakkının ihlal edildiği, söz konusu tarihte terör örgütünün kontrolü altında olduğuna dair mahkeme kararı bulunmadığı belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir. Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Bölge İdare Mahkemesi kararında usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı ve davacının temyiz iddialarının 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uymadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır. Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde,.... Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; "...07/09/2017 tarihli ByLock Tespit ve Değerlendirme Tutanağında; sanığın ...@ttnet internet aboneliğinde ... ID numarası - "..." kullanıcı adıyla, ilk log tarihi 08/11/2014 ve son online tarihi 24/05/2015 olacak şekilde ByLock kullandığı, adının "...", şifresinin "..." olduğunun teadının "...", şifresinin "..." olduğunun tespit edildiği bildirilmiştir. 13/09/2018 tarihinde düzenlenmiş olan HTS CGNAT analiz raporunda sanık... adına kayıtlı ... numaralı GSM hattının kullanıcısının sanık... olduğu, HTS ve CGNAT kayıtlarının uyumlu olduğunun tespit edildiğinin bildirildiği anlaşılmıştır. Sanık, söz konusu telefon numarasını kendisinin kullandığını ikrar etmiştir. Yine söz konusu tutanakta belirtilen ByLock kullanımına ilişkin mesaj içerikleri incelendiğinde; kullanıcı adı olan "..." sanık...'ın yurt dışında Kazakistan'ın Almatı şehrinde görev yaptığı, sanığın eşinin adının F., oğullarının adının K. ve B. olduğu, şifrede bulunan "..." sanığın ve ailesinin isimlerinin baş harflerinden oluştuğu anlaşılmakla ... ID numaralı ByLock kullanıcısına ait içeriklerin kullanıcı adı, şifre ve ad gibi bilgilerinin sanığın kişisel bilgileri ile uyumlu olduğu anlaşılmıştır..." tespiti, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 07/11/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.