Danıştay · 5. Daire

Danıştay 5. Daire 2022/8137 E. 2024/17031 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
5. Daire
Esas No
2022/8137
Karar No
2024/17031

T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2022/8137 Karar No : 2024/17031 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekilleri : Av. ..., Av. ... Karşı Taraf (Davalı) : ...Üniversitesi Rektörlüğü / ... Vekili : Av. ... İstemin Özeti : 679 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ...İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ...Bölge İdare Mahkemesi ...İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Usulüne uygun bir disiplin soruşturması açılmadan ve savunma hakkı tanınmadan tesis edilen kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu, FETÖ/PDY terör örgütü ile hiçbir irtibat ve iltisakının bulunmadığı, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, ceza yargılamasının halihazırda devam ettiği, olağanüstü hal döneminde çıkarılan kanun hükmünde kararnamelere dayanılarak görevine son verilmesinin Anayasa'ya aykırı olduğu, 679 sayılı KHK'nın usulüne uygun olarak Anayasa'ya öngörülen sürede TBMM'ce onaylanmadığı ve hükümsüz kaldığı, bunun yanında olağanüstü hal KHK'larının yalnızca olağanüstü hal süresi ve konusu ile sınırlı olarak geçici nitelikte düzenlemeler getirebileceği, olağanüstü halin sona ermesiyle birlikte söz konusu KHK'ların da geçerliliğini yitireceği, ByLock verilerinin hukuka aykırı yollarla elde edilmiş yasak delil kapsamında olduğu ve hiçbir yargılamada dikkate alınamayacağı, kaldı ki anılan programı telefonuna indirmediği ve kullanmadığı, bu konuda kesin ve net delillerin ortaya konulmadığı, adil yargılanma ve özel hayata saygı haklarının, masumiyet karinesinin, suçta ve cezada kanunilik ve geçmişe yürümezlik ilkeleri ile Anayasa ve uluslararası sözleşmeler ile güvence altına alınan bir çok temel hakkının ihlal edildiği iddia edilmektedir. Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. Her ne kadar İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde davacının hapis cezası ile cezalandırıldığı belirtilerek hüküm kurulmuş ise de, davacının mahkumiyet kararı kesinleşmemiş olduğundan, yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesinin masumiyet karinesi gereğince mümkün olmadığı, kaldı ki davacı hakkındaki mahkumiyet kararının Yargıtay ...Ceza Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile bozulduğu, bozma sonrası ...Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile davacının üzerine atılı FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğinin sabit olmaması nedeniyle Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 223/2-(e) maddesi uyarınca (delil yetersizliğinden) beraat kararı verildiği, karara yönelik temyiz başvurusunda bulunulması üzerine temyiz incelemesinin devam ettiği görülmüştür. Bununla birlikte olağanüstü hal kanun hükmünde kararnamesi uyarınca bir kamu görevlisi hakkında terör örgütüne üyelik ve mensubiyeti olmasa da bu terör örgütü ile iltisaklı ve irtibatlı olması nedeniyle kamu görevinden çıkarılmasına yönelik olağanüstü idari tedbirin uygulanabilmesi karşısında, anılan kamu görevlisi hakkında ''silahlı terör örgütüne üye olmak'' suçundan açılan ceza davasında beraat kararı verilmiş olmasının, ilgili hakkında anılan olağanüstü tedbirin hukuka uygunluğu yönünden yürütülen yargılama faaliyeti için bağlayıcı olmayacağı açıktır. Bunun yanında, dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki tespitler değerlendirildiğinde ise davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderlerinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 06/11/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Atıf: Danıştay 5. Daire, E. 2022/8137, K. 2024/17031, www.arakarar.com/karar/danistay-5-daire-2022-8137-e-2024-17031-k-585908f8ebf2