Danıştay · 5. Daire

Danıştay 5. Daire 2022/7884 E. 2026/241 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
5. Daire
Esas No
2022/7884
Karar No
2026/241
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2022/7884 Karar No : 2026/241

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...

Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ...

İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Hakkında verilen mahkumiyet hükmünün kesinleşmeden karara gerekçe yapılmasının hukuka aykırı olduğu, herhangi bir terör örgütüyle irtibatının ve/veya iltisakının bulunmadığı iddia edilmektedir.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır. Öte yandan, her ne kadar temyize konu İdare Dava Dairesi kararında, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sabit görülerek hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği belirtilmekte ise de; söz konusu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun düzeltilerek reddine ilişkin ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, Yargıtay ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile bozulduğu, bozma kararı üzerine yeniden yapılan yargılama sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sabit görülerek hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilen davacının, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması suretiyle cezasından indirim yapıldığı ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği görülmüştür. Masumiyet karinesi ilkesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, ilgilisi lehine veya aleyhine bir sonuç doğurmayacağı açık olmakla birlikte, ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak, ceza yargılaması sırasında elde edilen delillerin, ilgililerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi noktasında ayrıca değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Bu açıdan, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; "...Sanığın kendi ikrarı ve dosyada bulunan bilgi ve belgeler ile de sabit olduğu üzere, 1996 yılında örgütle iltisaklı Sızıntı isimli spor merkezine masa tenisi oynamaya gittiği sırada örgüt ile tanıştığını, o dönem cemaat diye bir yapının varlığından haberdar olmadığını, bu şekilde başlayan bağının 1996 yılında astsubay hazırlanma okulunu kazandığı dönemde de bu spor merkezinde tanıştığı şahsın ilgilenmesi ile devam ettiği, kendisi ile ilgilenen şahıs ile belli aralıklarla görüştüğünü, 1997 yılında Kuleli Askeri Lisesinde eğitime başladığını ve yine bu şahsın kendisi ile ilgilenmeye devam ettiğini, intibak eğitiminden sonra bu şahsın okuldan devreleri olan F.B. ve K.A. ile bir grup yaptığını, askeri lise eğitimi sonuna kadar bu şekilde birlikte bu şahıs ile görüştüklerini, kendilerine kod adı verdiğini, kendi kod adının ... olduğunu, yine bu şahsın Ankara Kara Harp okulunda eğitime başladıktan sonra başka bir kişi ile tanıştırarak sorumluluklarını ona devrettiğini, bu şekilde 2005 yılına kadar devam ettiğini, 2006 yılı ilk görev yeri olan Bolu iline tayininin çıktığını, aynı şekilde Bolu ilinde de kendisi ile ilgilenecek şahıs ile tanıştırıldığını, devre arkadaşı olan M. İn. ile bir grup yapıldığını, aynı şekilde belli aralıklarla yapılan toplantılara katıldıklarını, bu toplantılarda kendilerine örgüt liderine ait kitapların okuttulduğu ve videoların izletildiğini, himmet adı altında para istendiği ve kendisinin de birkaç defa 200 tl civarında himmet parası verdiğini, bu şekilde her değişim yerinde kendisi ile ilgilenecek başka şahıslar ile tanıştırıldığı, onların sorumluluğu altına girerek dini sohbet görüntüsü altında örgütsel toplantılara 2016 yılı temmuz ayına kadar katıldığı, ayrıca kendisinden sorumlu şahsın telefonuna Coco isimli uygulamayı yüklediğini, bu programın iletişim kurma anlamında daha güvenli olduğunu söylediğini, program üzeriden buluşma gününü ayarlayarak görüştüklerini, bunun dışında gerek inceleme tespit tutanağı gerekse de sanığın ikrar mahiyetli savunmasına göre ankesörlü telefonlardan çeşitli tarihlerde arandığı, buna ilişkin 18.10.2018 tarihli HTS tespit ve analiz tutanağının düzenlendiği, sanığın 04.01.2012-08.03.2012 tarihleri arasında ankesörlü hatlardan arandığı, yine aynı tarihler arasında kendisi gibi asker olan şahıslar ile ardışık arama tespitinin yapıldığı, ankesörlü hatlardan aranması hususunun sanığın da kabulünde olduğu, söz konusu aramaların örgütsel amaçlı yapılan aramalar olduğu, zira gerek yapılan soruşturmalarla gerekse de sanığın savunmasında belirttiği üzere gerçekleştirilen aramaların deşifre olmamak için tedbir amaçlı örgüt içerisinde kullanılan bir yöntem olduğu, zira Yargıtay ... Ceza Dairesi'nin ... Esas ... Karar ... tarihli ilamıyla da ankesörlü telefon aramaların örgütsel faaliyet olarak kabul edildiği, sanığın 2013 yılından sonra dahi örgütün mahrem yapılanma olarak adlandırdığı, gizliliği azami ölçüde özen gösterdiği askeri yapılanması içerisinde 2016 yılı temmuz ayına kadar yer aldığı ve bu şekilde örgüt hiyerarşisine dahil olduğu..." şeklinde tespitlerde bulunulduğu, bu durumda, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan bilgi, belge ve tespitler ile ceza yargılamasındaki tespitler birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 09/02/2026 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Atıf: Danıştay 5. Daire, E. 2022/7884, K. 2026/241, T. 09.02.2026, www.arakarar.com/karar/danistay-5-daire-2022-7884-e-2026-241-k-747a2ebb2c45