Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2022/6122 E. 2024/10953 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2022/6122
- Karar No
- 2024/10953
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2022/6122 Karar No : 2024/10953 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı) : ... Vekili : Av. ... Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ... İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesinin uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Savunma istem yazısında şahsına isnat edilen fiillerin ve bunun delillerinin neler olduğunun açıkça belirtilmediği, ilgili belge ve bilginin de kendisine tebliğ edilmediği, soyut bir şekilde terör örgütünün üyesi veya mensubu olduğu veya terör örgütü ile irtibatının veya iltisakının bulunduğu ve bu nedenle savunmasının istendiği, bu durumun etkin ve etkili bir savunma yapmasını engellediği ve bu haliyle adil yargılanma ilkelerinden olan savunma hakkının ihlal edildiği, dava konusu işlemin tebliğ edilmemesi nedeniyle kararda bireyselleştirme ve somutlaştırmanın yapılıp yapılmadığını, üyelik, mensubiyet, iltisak veya irtibat şeklindeki hangi tipiklik ile suçlandığını bilmediği, cezai isnat niteliğinde olan FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut irtibatı olup olmadığının ancak bir ceza soruşturması ya da kovuşturması sonucu ortaya çıkarılabilecek bir husus olduğu, ceza kovuşturmasında da beraat ettiği hususu dikkate alındığında, bu durumun idareyi de bağladığı, dava konusu işlem ile aynı fiil ve sebeplerle kanaate dayalı olarak tesis edilen kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin dava konusu işlemin hukuk ve mevzuat hükümlerine aykırı olduğu, hakkındaki tanık beyanlarının soyut nitelikte olduğu, ceza yargılaması neticesinde rutin bankacılık faaliyeti kapsamında kaldığı belirtilen bankacılık işlemi ile etkin pişmanlıktan yararlanan ve FETÖ/PDY soruşturmalarını sulandırmak için iftira atma ihtimali bulunan iki tanığın soyut nitelikteki beyanı ile somut delillerle desteklenmemiş olan fişleme belgesine göre ve kanaate dayalı olarak kamu görevinden çıkarıldığı, terör örgütü üyeliğine, mensubiyetine, irtibatına veya iltisakına ilişkin ortaya konulmuş somut hiçbir bilgi, belge ve gerekçenin olmadığı, hakkındaki "EA" kodlamasının somut hiçbir delile dayanmadığı gerekçesiyle beraat kararı verildiği, dava konusu işlem ile suç ve cezaların geriye yürümezliği ilkesinin, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesinin, masumiyet karinesinin, adil yargılanma hakkının, özel hayata ve aile hayatına saygı hakkının, ayrımcılık yasağının, mülkiyet hakkının ihlal edildiği, ayrıca AİHS'ye ek 7 nolu protokolün 4.maddesinde öngörülen non bis in idem ilkesinin de açıkça ihlal edildiği belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir. Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 27/06/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.