Danıştay · 5. Daire

Danıştay 5. Daire 2022/5411 E. 2024/18128 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
5. Daire
Esas No
2022/5411
Karar No
2024/18128
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2022/5411 Karar No : 2024/18128

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı):...

Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ... Vekili : Hukuk Müşaviri ...

İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ...sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Kamu görevinden çıkarılmasına dair somut olayda kendisi hakkında ceza hukuku anlamında bir suçlama bulunduğu için ceza hukukuna ilişkin tüm ilkelerin, insan haklarının ve adil yargılanma hakkının tüm gereklerinin uygulanması gerektiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 24 Haziran 2008 tarihli kararında ''hizmet hareketi'' olarak bilinen oluşumun bir terör örgütü veya suç örgütü olmadığı kesin hükümle saptandığı ve yeni bir yargı kararıyla aynı oluşumun terör örgütü olduğu saptanıncaya kadar yasal olduğu, 26 Mayıs 2016 tarihinden önceki yasal faaliyetlerin terör örgütü üyeliği suçlamasına dayanak yapılamayacağı, kimsenin işlediği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamayacağı, Bakanlar Kurulu'nca Anayasa ve yasaların kendisine vermediği bir yetki kullanılmak suretiyle kamu görevinden çıkarılma işlemi tesis edildiği, kamu görevine son verilmesine dair usul ve esasların Anayasa ve kanunlarda düzenlendiği, bu usul ve esaslara uyulmaksızın kamu görevinden çıkarma işlemi yapıldığı, savunma hakkı tanınmadan tesis edilen kamu görevinden çıkarma işleminin hukuka aykırı olduğu, "mensubiyet", "iltisak" ve "irtibat" kavramları ile ne kastedildiğinin belli olmadığı, bu kavramların soyut ve muğlak kavramlar olduğu, yürütme ve yasama organlarının kişileri yargılama, suçlu ilan edip cezalandırma yetkisinin olmadığı, aksi uygulamanın fonksiyon gaspına yol açacağı, milletlerarası hukuktan doğan yükümlülüklere uyulmadığı ve çekirdek haklara müdahale edildiği, suç ve cezaların geçmişe yürümezliği ilkesinin, suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin, masumiyet karinesinin, özel hayata ve aile hayatına saygı hakkının, gerekçeli karar hakkının, eğitim hakkının, mülkiyet hakkının, adil yargılanma hakkının ihlal edildiği, bir kişinin aynı suçlamaya dayalı olarak iki kez yargılanıp iki ayrı cezaya mahkum edilemeyeceği, yasal olarak faaliyet gösteren (banka, sendika, dernek, vakıf, okul, şirket gibi) tüzel kişilerle geçmişte kurulan hukuk ilişkilerinin OHAL ilanı sonrasında terör örgütleriyle iltisak nedeni olarak kabul edilemeyeceği iddia edilmektedir.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 13/11/2024 tarihinde esasta oybirliğiyle, gerekçede oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.

KARŞI OY : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

FETÖ/PDY terör örgütü mensuplarınca meşru hükümeti zor duruma sokmak amacıyla yapılan 17-25 Aralık 2013 tarihli adli soruşturmalar sonrası memur ve işçileri örgütleyip sokağa dökmek amacıyla sendikacılık gücünü kullanmak için 15-31 Ocak 2014 tarihleri arasında hızlı bir şekilde ... ve ... ön adları olan sendikalar kurmaya başladıkları, bu sendikaların anılan tarih aralığında örgütün talimatı çerçevesinde örgüt mensuplarınca hızlı bir şekilde yurt genelinde teşkilatlandırıldığı, ... Konfederasyonu çatısı altında ...Sen, ... Sen (daha önce kurulup faaliyeti durdurulan sendika yeniden faaliyete başlamıştır), ... Sen, ... Sen, ... Sen, ... Sen, ... Sen, ... Sen ve ... Sen; ... İş Konfederasyonu çatısı altında ... Gıd İş, ... Maden İş, ... Finans İş, ... Eğitim İş, ...Toprak İş, ... Metal İş, ... Enerji İş, ... Taşıma İş, ... Deniz İş sendikalarının faaliyete geçirildiği, bahse konu sendikaların FETÖ/PDY terör örgütü bağlantısı nedeniyle 23/07/2016 tarihli 667 Sayılı KHK ile kapatıldığı görülmüştür. Sendikanın kuruluş amacı hitap ettiği kesim üye kazandırma çalışmalarındaki vaatleri FETÖ/PDY terör örgütünün özellikle 17-25 Aralık sürecinden sonraki basında ve kamuoyunda yer alan faaliyetlerine ilişkin bilgilendirmeler dikkate alındığında sendikanın örgüt bağlantısının bilinmemesinin düşünülemeyeceği açıktır. Örgütün varlığını korumak ve gücünü arttırmaya yönelik olarak kurulan örgütün hedef ve ideolojisini daha geniş bir biçimde toplum tabanına ya da ilgili sendikanın hedef aldığı muhataplarına yaymak, örgüte yönelik devlet müdahalelerine engel olmak amacıyla kurumsal kimliğinden istifade ederek kamuoyunda örgüt yararına kanaat veya algı oluşturmak (söz gelimi; örgütün yayın organı olan samanyolu grubuna karşı yapılan soruşturmaları protesto amacıyla ülke genelinde yine örgüt yöneticilerinin talimatı doğrultusunda ...Sendikasının protesto eylemleri ve basın açıklaması yapılması), örgütün yasa dışı faaliyetlerini perdelemek amacı ile yasal görünümde etkinlikler, organizasyonlar düzenlemek, bu amaçla ilgili sendikaların fiziki imkanlarını kullanmak (söz gelimi;sendika faaliyeti çerçevesinde örgüt üyesi gazeteci ve yazarların konuşmacı olarak katıldığı söyleşiler düzenlenmesi, sendika binalarının örgüt liderinin konuşma videolarının dinlendiği, örgüt liderinin kitaplarının yahut örgüt yayınlarının okunarak üyelerine propaganda, örgütsel kimlik kazandırma, motive etme, moral gücünü yüksek tutma yahut teorik eğitim verilen sohbet adı altında toplantılar yapılması) gibi örgütsel faaliyetleri olan bu sendikalara örgüt yöneticilerinin telkin ve talimatları doğrultusunda üye olmanın irtibat ve iltisak konusunda çok açık bir gösterge olduğunda kuşku bulunmamaktadır. Sendika üyesinin, sendikanın etkinliklerine katılımı bulunmasa dahi tek başına sadece üyeliğinin varlığı dahi sayısal anlamda ilgili sendikanın toplumsal karşılığının ve etkinliğinin sağlanmasına hizmet edeceğinden somut olayın koşullarına göre örgütün varlığına veya güçlendirilmesine nedensel bir bağ taşıdığı kabul edilebilecektir. Yukarıda da belirtildiği üzere bahse konu Sendika, 23/07/2016 tarihli ve 29779 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile de kapatılmıştır. Öte yandan, ...Sendikası'nda, Sendika'nın kapatıldığı 23/07/2016 tarihine kadar üyeliğin devam ettirilmesi hususunun FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisak noktasında aleyhe bir delil olarak değerlendirilmesi mümkün olmakla birlikte, Sendikanın kapatılmasından önce herhangi bir sebepten dolayı istifa etmek suretiyle sendika üyeliği sonlandıran kişiler yönünden sendika üyeliğinin irtibat ve iltisak noktasında delil olarak kullanılması hakkaniyete uygun düşmeyecektir. Dava dosyasının incelenmesinden; davacının Sendikanın kapatıldığı 23/07/2016 tarihinden önce, Aralık 2015 döneminde Sendika üyeliğinden ayrıldığı görülmüştür. Davalı idare tarafından, davacının anılan sendikaya üyelik dışında yöneticilik, temsilcilik gibi idari bir görevde bulunduğuna ve sendikanın protesto vb. etkinliklerine katıldığına ilişkin bir bilgi veya belgenin sunulmamış olması karşısında sendika üyeliğinin davacı aleyhine örgütle iltisakına veya irtibatına delil olarak alınmasının mümkün olmayacağı sonucuna ulaşılmıştır. Bu itibarla, Sendikanın kapatıldığı 23/07/2016 tarihinden önce sendika üyeliğinden ayrıldığı görülen davacının Sendika üyeliğinin aleyhine delil olarak değerlendirilmesi mümkün olmamakla birlikte davacı hakkındaki diğer tespitlerin irtibat ve iltisak için yeterli olacağı oyuyla çoğunluk kararının bu kısmına gerekçe yönünden katılmıyoruz.

Atıf: Danıştay 5. Daire, E. 2022/5411, K. 2024/18128, T. 13.11.2024, www.arakarar.com/karar/danistay-5-daire-2022-5411-e-2024-18128-k-533b43d042e0