Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2022/4092 E. 2025/10568 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2022/4092
- Karar No
- 2025/10568
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2022/4092 Karar No : 2025/10568
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ... -E-Tebligat-
İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesinin B fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen.... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Tesis edilen kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu, Danıştay'ın emsal kararlarının bulunduğu belirtilerek Bölge İdare MAhkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza kovuşturması sonucunda 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği belirtilmiş ise de, masumiyet karinesi ilkesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, ilgilisi lehine veya aleyhine bir sonuç doğurmayacağı açık olmakla birlikte, ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak, ceza yargılaması sırasında elde edilen delillerin, ilgililerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi noktasında ayrıca değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Bu itibarla, .... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan: " ... Sanığın hazırlık aşamasında 03/07/2018 tarihinde avukatı huzurunda verdiği ifadeleri ile etkin pişmanlık kapsamında beyanda bulunması ve yine 03/07/2018 tarihli Resimli Teşhis ve Araştırma Tutanağı ile birçok kişiyi fotoğraftan teşhis ettiğinin anlaşılması, kovuşturma aşamasında da hazırlık aşamasındaki beyanlarını, ardışık aramaları ve teşhislerini kabul etmesi, pişmanlığını ortaya koyarak samimi bir biçimde ikrarda bulunmuş olması, sanık hakkındaki ardışık arandığı kişilerden olan M.B.Z. ve M.H.'nin beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanığın FETÖ/PDY terör örgütü ile organik bağ içerisine girdiği, terör örgütünün hiyerarşisi içerisinde yer aldığı anlaşılmakla sanığın üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği, örgüte bilinçli olarak katıldığı ve katılma sürecinden sonra eylemlerini sürdürdüğü, özellikle örgütün silahlı unsurlarının olduğunu bildiği, buna rağmen bu örgüte katılım gösterdiği, silahlı terör örgütüne üye olma suçunun işlenmesi için şahsın illaki silah kullanmasının gerekmediği, örgütün silahlı örgüt olduğunu bilmesinin yeterli olduğu, örgütün tanımı ve yapılanması bölümünde anlatıldığı üzere daha önceki süreçte yaptığı eylemler nazara alındığında bu örgütün silahlı bir örgüt olduğunun herkesçe bilindiği, sanığın da bu denli sıkı irtibat içerisinde kalarak bu hususları bildiği halde örgüte katılım gösterdiği, .... " tespitleri, dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 09/10/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.