Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2022/2888 E. 2023/18449 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2022/2888
- Karar No
- 2023/18449
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2022/2888 Karar No : 2023/18449 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Karşı Taraf (Davalı) :... Bakanlığı Vekili : Av. ... İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Usulüne uygun disiplin soruşturması açılmadan ve savunma hakkı tanınmadan tesis edilen işlemin hukuka aykırı olduğu, Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine dayanılarak kamu görevinden çıkarma kararı verilemeyeceği, bu haliyle dava konusu işlemin ve dayanağı olan hükmün Anayasa'ya aykırı olduğu, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı bulunmadığı, mahkumiyet kararının bozulduğu ve ceza yargılamasının halihazırda devam ettiği, beraat kararı verilme olasılığının yüksek olduğu, ByLock tespit ve değerlendirme tutanaklarının dosyaya sunulamadığı, ByLock programını kullandığına ilişkin kesin tespitlerin bulunmadığı, FETÖ/PDY terör örgütü ile hiçbir bağlantısının olmadığı, dava konusu işlemin sebep, konu ve maksat unsurları yönünden de hukuka aykırılık taşıdığı iddia edilmektedir. Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenme suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır. Öte yandan; her ne kadar temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ile hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında, davacının "silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve anılan karara karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddedildiği belirtilmiş ise de; UYAP kayıtlarının incelenmesinden, anılan mahkeme kararının ... Ceza Dairesinin ... tarihli ve E:..., K: ... sayılı kararı ile usulü eksiklikler nedeniyle bozulduğu, bozma üzerine yeniden yapılan yargılama sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla davacının "silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan mahkumiyetine karar verildiği ve Dairemizin karar verdiği tarih itibarıyla UYAP ortamında yapılan inceleme sonucunda anılan mahkumiyet kararının kesinleşmediği görülmüştür. Yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi masumiyet karinesi gereğince mümkün değildir. Bununla birlikte, anılan ceza yargılaması esnasında elde edilen deliller ile bakılmakta olan dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki tespitler birlikte değerlendirildiğinde davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan "...Bozma Sonrasında Tanık İ.A. Mahkememizdeki Beyanında: "Ben polis memuru olarak görev yapmaktayım. Sanığı da benim gibi polis memuru olması nedeniyle tanırım. Van ve Manisa illerinde özel harekat şube müdürlüğünde birlikte çalıştık. Van ilinde 2011-2014 yılları, Manisa ilinde 2006-2011 yıllarında birlikte çalıştık. Hangi düzeyde olduğunu bilmemekle birlikte sanığın örgütle bağlantısı olduğunu biliyorum. Manisada görev yaptığımız süre zarfında sanıkla birlikte sohbet toplantılarına 1-2 defa katıldım. Bu toplantılarda kuran'ı kerim ve fetullah gülen'in kitapları okutuluyordu. Bu sohbetlere dışarıdan mesleği öğretmen olan bir şahıs gelip hocalık yapıyordu. Ancak ismini hatırlamıyorum. Çünkü üzerinden uzun zaman geçti. Bu sohbet toplantıları öncesinde katılan polislerin telefonlarını topluyorlardı. Ancak himmet veya para istediğini hatırlamıyorum. Beni sohbetlere çağıran kişi sanıktı, Beni sohbete çağıran kişi olduğundan dolayı yönetici ve imam olduğuna ilişkin beyanda bulunmuştum. Ancak ben kendisinin şube imamı vasfının olup olmadığını bilmiyorum. Telkin ve zorlama derken kastettiğimi sanığın 'abi akşam gel işte, sohbet ederiz, namaz kılarız' tarzında sözler söylüyordu," şeklinde beyanda bulunmuştur. Bozma Sonrasında Tanık C.T. Mahkememizdeki Beyanında: "ihraç olmadan önce 2010-2014 yılla arasında Van da özel harekatta çalıştığım dönemde sanığı tanıdım. Kendisi de özel harekatta timde çalışıyordu. Benim hakkımda da aynı suç kapsamında dava açıldı ve yargılama sonucunda beraat kararı verildi. Sanık ile Van da tanıştık, kendisi iyi bir insandı, kendisi ile ailecek görüşürdük. O dönemde sanık ile aynı sohbet grubunda idim, sanık da sohbet toplantılarına katılıyordu. O dönemde bizim gibi özel harekatçı olan ancak daha sonra trafik kazasında vefat eden H.A. isimli bir abimiz vardı. O bu sohbetlerde risale okur ve dua ederdi. Bu sohbetlerde telefonların dışarıda bırakılması yoktu. O dönemde gerek ... , gerekse ... olarak bilinen gruplar gibi farklı dini cemaatlerin sohbetleri vardı. Benim gittiğim sohbetler ise o zamanki adı ile Fetullah Gülen idi, Allah rızası için vermek isteyen para da verirdi. Risale ve Kuranı Kerim okunurdu. Fetullah Gülen in videoları arada izletiliyordu, " şeklinde beyanda bulunmuştur. Bozma Sonrasında Tanık T.Y. Mahkememizdeki Beyanında: "ben daha ihraç olmadan önce 2011-2013 yıllarında Van da özel harekatta polis memuru olarak çalışmıştım. Sanık da polis memuru idi. Kendisini bu nedenle tanırım. Van da bulunduğum süre zarfında yaklaşık 11 ay kadar sanık ile aynı birimde çalıştık. Hakkımda aynı suç kapsamında açılan davada Ankara Ağır Ceza Mahkemesinde yargılandım ve beraat ettim. Sanık ile Van daki birlikte çalışmamız sonrasında her hangi bir birlikteliğim veya diyaloğum olmamıştır. Birlikte çalıştığımız 11 aylık dönemde her hangi bir örgütsel faaliyetine şahit olmadım. Bir gün tim amirimiz olan polis memuru H.A. bizi evine çay içmeye çağırdı. Sohbet edeceğiz dedi. Ben oraya gittiğimde sanık ile H. arasında şubedeki görev dağılımı konusunda bir tartışma yaşanıyordu. Ağız dalaşı hararetlenince ben ikisini ayırdım ve yatıştırdı. Sanık oradan ayrılıp gitti. Ben oraya gittiğimde H. ve sanık haricinde şubeden bir kaç arkadaş daha vardı, o gün ortam çok gergin olduğu için sohbet olmadı. Daha ziyade biraz önce söylediğim gibi şubedeki işleyişe ilişkin konuşma ve tartışma yaşandı. O dönemde Van depremi olmuştu. Bu nedenle sohbet yapılmıyordu. Bu tartışma nedeni ile sanık ile ...in arası açıldığı için bir araya gelmiyorlardı. Sohbetleri H. düzenliyordu. Dışarıdan bazen sohbet hocası gelirdi. Sanık benim bulunduğum ortamda sohbetlere katılmadı. Habib ile sanık tartıştıktan sonra sanığın tim deki görev yeri değişti. Biz bu dönemde H. in düzenlediği sohbetlere katıldık. Ben sanığın başka bir sohbet grubuna katılıp katılmadığını bilmiyorum. Ben Van a tayin olduktan 2 ay sonra deprem olduğu için zaten sohbetler yapılmadı. Bu nedenle aynı birimde çalıştığımız dönemde de ben sanıkla her hangi bir sohbet ortamında aynı zamanda bulunmadım, kendisinin benim dışımda başka bir sohbet grubuna gidip gitmediğimi bilmiyorum, bir diyeceğim yoktur ben sadece o dönemde birlikte çalıştığımızı söyleyerek beyanda bulunmuştum biraz önce söylediğim ifadem doğrudur ..." şeklindeki tanık beyanları, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 07/12/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.