Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2022/2708 E. 2023/18419 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2022/2708
- Karar No
- 2023/18419
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2022/2708 Karar No : 2023/18419 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ANKARA Vekili: Av. ... İstemin Özeti: 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ...İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Ödeme bilgilerinin olduğu iddia edilen kurumun Aksaray ilinde bir dershane, yapılan ödemelerin de bu dershanede eğitim gören oğlunun eğitim harcamalarına ilişkin olduğu, hakkında ileri sürülen kodlama delilinin ele geçirildiği ileri sürülen SD kartının güvenilir bir delil olmadığı, aleyhine yorumlanamayacağı, hakkındaki tanık beyanlarının araştırılmadan karara esas alındığı, FETÖ/PDY terör örgütü ile bir bağlantısının bulunmadığı, HTS kayıtlarında yer alan isimlerin 12 yıllık kamu görevi boyunca birlikte çalıştığı iş arkadaşları olduğu, üstelik bu kayıtların 2016 yılı öncesine ait olduğu, Bank Asya verilerini kullanmanın özel hayata saygı hakkına müdahale olduğu, bankaya para yatırma fiilinin de yasal bir faaliyet olması nedeniyle suç delili olarak kabul edilemeyeceği, bir kişinin yatırım amacıyla bir bankaya para yatırması ve bu yatırımdan kar etmesinin mülkiyet hakkı kapsamında olduğu, kamu görevinden çıkarılmasından sonra elde edilen delillerin dava konusu işleme gerekçe yapılamayacağı, masumiyet karinesinin ihlal edildiği, diğer yargılamalar göz önüne alındığında eşitlik ilkesine aykırı davranıldığı, OHAL sürecinde alınan tedbirlerin OHAL'in gerektirdiği ölçüde ve OHAL süresince sınırlı olacağı, OHAL sona erdiği için kamu görevinden çıkarılmasının Anayasal dayanağı kalmadığı, OHAL KHK'sının Resmi Gazetede yayımlandığı gün meclisin onayına sunulması ve 30 gün içinde onaylanmasının zorunlu olduğu, söz konusu dönemde kamu görevinden çıkarma cezasının sonuçları itibariyle Ceza Hukuku anlamında bir ceza olduğu, bu nedenle yargı organı tarafından verilmesi gereken bir karar iken yürütme ve yasama organı tarafından verilmesinin fonksiyon gaspını oluşturduğu, ölçülülük ve doğal hakim ilkelerine aykırı hareket edildiği, Devlete olan sadakat yükümlülüğünü ihlal etmediği, MGK kararına dayanılarak hüküm kurmanın Anayasaya aykırı olduğu, söz konusu kararların bağlayıcı olmadığı, bağlayıcı olduğu kabul edilse dahi 26/05/2016 tarihli MGK kararı öncesinde FETÖ'den bahsetme imkanı bulunmadığı, dolayısıyla sadakat yükümlülüğü için yüklenecek eylemlerin bu tarihten sonra olması gerektiği, söz konusu oluşumun bir terör örgütü olduğuna dair Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 18/07/2017 tarihli kararından önce kesinleşmiş bir yargı kararı bulunmadığı, ilk derece mahkemesi kararındaki değerlendirmelerin Anayasa 'ya ve AİHS'ne aykırı olduğu, geçmişte dini sohbetlere katıldığı iddiası biran için doğru kabul edilse dahi toplantıda hangi suçun işlendiği gösterilmeden suç dayanağı olarak gösterilemeyeceği, hakkındaki HTS kayıtları hukuka uygun elde edilmiş dahi olsa delil olarak kullanılamayacağı, terör örgütü üyeliği suçlamasıyla iki kez yargılama (adli ve idari) yapılmasının hukuka aykırı olduğu ve tek fiile tek ceza ilkesine aykırılık oluşturduğu, Anayasa ve AİHS ile korunan birçok temel hakkının ihlal edildiği ileri sürülmektedir. Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi: ... Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderlerinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 07/12/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.