Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2022/1500 E. 2024/20434 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2022/1500
- Karar No
- 2024/20434
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2022/1500 Karar No : 2024/20434
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı) : ... Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Somut olayda ceza hukuku anlamında bir suçlama bulunduğundan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nde ve Anayasa'da güvence altına alınan ceza hukukuna dair tüm ilkelere uygun bir yargılama yapılması gerektiği, söz konusu yapının terör örgütü olarak ilan edildiği tarihten önceki eylemlerinden dolayı terör örgütü üyeliği ile suçlanamayacağı, hukuk devleti ilkesinin ihlal edildiği, iltisak ve irtibat kavramlarının belirsiz ve soyut kavramlar olduğu, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesinin ihlal edildiği, kamu görevine son verilmesine ilişkin işlemin olağanüstü halin gerektirdiği türden bir tedbir olmadığı, Anayasa'nın 15. ve 121. maddelerine aykırı hareket edildiği, hiçbir somut delil ve gerekçe sunulmadan KHK eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarıldığı, masumiyet karinesinin, özel hayata saygı hakkının ve ayrımcılık yasağının ihlal edildiği, sürekli olarak kamu görevinden çıkarılması nedeniyle eğitimi neticesinde kazandığı tüm belgelerin geçersiz kılındığı ve eğitim hakkının ihlal edildiği, bir daha kamu görevine dönmemek üzere memurluktan çıkarılması nedeniyle maaş, emeklilik ve sosyal güvence haklarından mahrum bırakıldığı, mülkiyet hakkının ihlal edildiği, ileri sürdüğü ve davanın sonucunu etkileyecek nitelikte olan bir çok iptal nedeni ve argümanın Bölge İdare Mahkemesince karşılanmaması nedeniyle gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği, Komisyon kararında belirtilen gerekçelerin hukuka aykırı olduğu, Bank Asya hesabının 2006 yılında maaş hesabı olarak açıldığı, çocuğu adına açtığı BES hesabını ise Bank Asya'nın TMSF'ye devrinden sonra açıldığı, örgüt talimatıyla hareket etmediği, sendika üyeliğinden 2016 yılının Mayıs ayında istifa ettiği, yasal olarak kurulan ve faaliyet gösteren bir kreşte çalışmış olmasının örgütle iltisakı bulunduğuna gerekçe yapılamayacağı, üyesi olduğu sendikanın anlaşmasının bulunması nedeniyle çocuğunu indirimli olarak gönderdiği okulun örgütle iltisakını bilmediği, Cihan Medya A.Ş.'ye ödeme yapmasının veya Kimse Yok Mu Derneği'ne SMS göndermesinin örgütsel faaliyet olarak kabul edilemeyeceği, dava konusu işlemin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurları yönünden hukuka aykırı olduğu iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 09/12/2024 tarihinde, oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
KARŞI OY (X) 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. 6528 sayılı Kanun'un 9. maddesiyle yapılan değişiklikle 08/02/2007 tarihli ve 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu'nun 2. maddesindeki "dershaneleri" ibaresi yürürlükten kaldırılarak, FETÖ/PDY'nin faaliyetleri içinde çok önemli bir yer tuttuğu anlaşılan dershaneler kapatılmıştır. Konuyla ilgili olarak kamuoyunda yaşanan tartışmaların yoğunlaştığı süreçte Aktif Eğitimciler Sendikası 01/03/2012 tarihinde kurulmuştur. (AYM, Ali Şeker, B. No:2016/68962, 20/09/2018, §10). Sendikanın üye sayısındaki değişiklikler incelendiğinde; 10/08/2012 tarih ve 28380 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan istatistiklere göre 402 üyesinin olduğu, 31/03/2013 tarihinde yaklaşık olarak 35.000 üye sayısına ulaştığı halde kendini feshetmek suretiyle kapandığı, 22/11/2013 tarihinde yeniden kurulduğu (AYM, Ali Şeker, §12-14), 04/07/2014 tarih ve 29050 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan istatistiklere göre 23.489 üye sayısına, 08/07/2015 tarih ve 29410 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan istatistiklere göre 23.700 üye sayısına ulaştığı, 04/07/2016 tarih ve 29762 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan istatistiklere göre üye sayısının 18.015'e düştüğü görülmektedir. Sendika, 23/07/2016 tarih ve 29779 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile de kapatılmıştır. Anılan Sendikanın, 2012 yılı başlarında FETÖ/PDY'ye ait dersanelerin kapatılması tartışmalarının başladığı dönemde kurulması, 1 yıllık süre içinde 35.000 üyeye ulaşması, feshini müteakip 17/25 Aralık 2013 süreciyle birlikte FETÖ/PDY ile yapılan açık mücadeleye rağmen yeniden kurularak kısa sürede 23.489 üyeye ulaşması; ancak iltisaklı ve irtibatlı bir grup bilincinin varlığı ile izah edilebilir. Nitekim, Yargıtay .. Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile terör örgütüne ait sendikaya üye olmak fiilinin terör örgütünün amacına hizmet eden yardım suçu kapsamında değerlendirilebileceği vurgulanmıştır. Öte yandan, Aktif Eğitimciler Sendikası yöneticilerinin silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 6 ila 13 yıl arasında hapis cezasıyla cezalandırılmaları yönünde ... Ağır Ceza Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın 62. sayfasında; Sendika Genel Başkanının wi-fi üzerinden erişim sağladığı ByLock programı aracılığı ile diğer ByLock programı kullanıcılarına "Sendika isteği güvencedir. Aktif Eğitimciler Sendikası ateşten gömlek değil, çelikten zırhtır." ibarelerinin yer aldığı toplu mesaj gönderdiği anlaşılmaktadır. Tüm bu açıklamalar ışığında, Aktif Eğitimciler Sendikası üyeliğinin istisnai durumlar haricinde FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne irtibat veya iltisak noktasında delil olarak değerlendirileceği açıktır. Öte yandan, Aktif Eğitimciler Sendikasında, darbe teşebbüsünün gerçekleştiği 15/07/2016 veya Sendikanın kapatıldığı 23/07/2016 tarihine kadar üyeliğin devam ettirilmesi hususunun FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisak noktasında aleyhe bir delil olarak değerlendirilmesi mümkün olmakla birlikte, Sendikanın kapatılmasından önce herhangi bir sebepten dolayı istifa etmek suretiyle sendika üyeliği sonlandıran kişiler yönünden sendika üyeliğinin irtibat ve iltisak noktasında delil olarak kullanılması hakkaniyete uygun düşmeyecektir. Dava konusu işlemde, davacının reşit olmayan çocuğu adına 06/02/2015 tarihinde Bank Asya'da hesap açıldığı ve bahse konu hesaba aynı gün 150,00-TL para yatırıldığı, Aktif Eğitimciler Sendikasına Şubat 2013-Nisan 2013 tarihleri arasında 3 ay, Haziran 2014-Nisan 2016 tarihleri arasında 23 ay olmak üzere toplam 26 ay üyeliğinin bulunduğu, FETÖ/PDY ile irtibatı nedeniyle kapatılan Atlantik Eğitim Yayın Taş. Bil. Tic. A.Ş.'de 03/11/2006-01/04/2007 tarihleri arasında çalışma kaydının bulunduğu, Cihan Medya Dağıtım A.Ş'ye 27/07/2015-27/122/2015 tarihleri arasında ödeme bilgisinin bulunduğu, çocuğunun FETÖ/PDY ile irtibatı nedeniyle kapatılan özel öğretim kurumları arasında yer alan Özel Feza Berk İlkokulunda 2015-2016 eğitim öğretim yılına ilişkin kaydının olduğu, Kimse Yok Mu Derneğine 25/04/2014-25/07/2014 tarihleri arasında SMS yoluyla para gönderdiği ve silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yapılan adli soruşturma neticesinde ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... sayılı dosyasında davacı hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği tespitlerine yer verildiği görülmüştür. Davacı tarafından; mezun olduktan sonra örgütle iltisakını bilmediği kreşte geçimini sağlamak amacıyla çalışmaya başladığı, 2007 yılının Nisan ayından sonra ise örgütle hiçbir ilgisi bulunmayan eğitim merkezinde 8 ay kadar çalıştığı, daha sonra KPSS puanı ile Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde çalışmaya başladığı, kendi adına 2006 yılında açılan Bank Asya hesabının maaş hesabı olarak açıldığı ve anılan hesapta örgüt liderinin talimat verdiği tarihlerde hiçbir hareketliliğin bulunmadığı, çocuğu adına açılan Bank Asya hesabının ise 2015 yılının Şubat ayında BES hesabı olarak açıldığı, bu hesabın açılma tarihinin talimat tarihleri ile uyumlu olmadığı, nitekim 2015 yılının Şubat ayında anılan Banka'nın bir kısmının TMSF'ye devredildiği, Aktif Eğitimciler Sendikası üyeliğinden Mayıs 2016 tarihinde istifa ettiği, üyesi olduğu sendikanın anlaşmasının bulunması nedeniyle indirimden yararlanmak amacıyla çocuğunu gönderdiği okulun örgütle iltisakını bilmediği, Cihan Medya A.Ş.'ye ödeme yapmasının veya Kimse Yok Mu Derneği'ne SMS göndermesinin örgütsel faaliyet olarak kabul edilemeyeceği iddia edilmiştir. Dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden; davacının 2016 yılı Mayıs ayında üyelikten istifa etmesi ve davalı idare tarafından, davacının anılan sendikaya üyelik dışında yöneticilik, temsilcilik gibi idari bir görevde bulunduğuna ve sendikanın protesto vb. etkinliklerine katıldığına ilişkin bir bilgi veya belgenin sunulmamış olması karşısında sendika üyeliğinin davacı aleyhine örgütle iltisakına veya irtibatına delil olarak alınmasının mümkün olmayacağı sonucuna ulaşılmıştır. Öte yandan, davacının yukarıda aktarılan beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacının kendi adına 2006 yılında açılan Bank Asya hesabında, maaş hesabı dışında FETÖ/PDY terör örgütüne yardım ve destek kapsamında değerlendirilebilecek herhangi bir hesap hareketinin bulunmadığı, davacının reşit olmayan çocuğu adına açılan Bank Asya hesabında ise, FETÖ lideri tarafından talimatın verildiği 25/12/2013 tarihinden, Banka'nın TMSF'ye devredildiği 29/05/2015 tarihine kadar olan dönemde gerçekleşen hesap hareketlerinin örgüt liderinin talimatıyla uyumluluk arz etmediği, FETÖ/PDY terör örgütüne müzahir eğitim kurumundaki çalışmasının örgütsel saikle yapıldığına ilişkin dava dosyasında herhangi bir tespit bulunmadığı ve davacının FETÖ/PDY ile bağlantısı bulunduğunu gösteren başka bir delille desteklenmediği; davacının çocuğunu örgüte müzahir okula gönderirken eğitim saikiyle değil örgütsel saikle hareket ettiğini ortaya koyabilecek somut bir tespit, tanık beyanı ya da başkaca bir bilgi ve belgenin de dava dosyasında yer almadığı, çocuğunun öğrenim kaydı ile Cihan Medya Dağıtım A.Ş. ödemesinin birbiriyle sebep-sonuç ilişkisi barındırdığı, söz konusu Cihan Medya Dağıtım A.Ş. ödemesinin örgüte yardım amacıyla ve örgütsel saikle yapıldığına ilişkin olarak dosya kapsamında herhangi bir tespit bulunmadığı anlaşıldığından, Bank Asya hesabına, örgüte müzahir kurumlarda çalışma kaydına, çocuğunun öğrenim kaydına ve Cihan Medya Dağıtım A.Ş. ödemesine ilişkin tespitlerin davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan deliller olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı sonucuna varılmıştır. Diğer yandan, Kimse Yok Mu Derneği'ne SMS ile para gönderilmesinin insani duygularla bağış amacı dışında örgüte mali destek sağlamak amacıyla yapıldığına ilişkin herhangi bir delil veya tespitin bulunmaması karşısında söz konusu tespitin de davacı aleyhine değerlendirilmesi mümkün bulunmamıştır. Bu durumda, örgüt üyeliği suçundan yapılan soruşturmada davacı hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, dava konusu işlemde yer verilen tespitlerin, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibatını gösterecek yeterlilikte olmadığı ve davacının örgütle iltisak veya irtibatını gösterecek başkaca herhangi bir bilgi veya belgenin de dosyaya sunulmadığı anlaşıldığından, temyiz isteminin kabulü ile usul ve yasaya aykırı olan istinaf isteminin reddine ilişkin İdare Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği oyuyla aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyoruz.