Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2022/14642 E. 2023/15619 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2022/14642
- Karar No
- 2023/15619
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2022/14642 Karar No : 2023/15619 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ... Karşı Taraf (Davalı): ...Bakanlığı / ... Vekili : Av. ... İstemin Özeti : 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve mali haklarının yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:......, K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Somut olayda ceza hukuku anlamında bir suçlama bulunduğundan ceza hukukuna ilişkin tüm ilkelerin, insan haklarının ve adil yargılanma hakkının tüm gereklerinin uygulanması gerektiği, bir terör örgütünün varlığının ancak yargı kararıyla tespit edilebileceği, kamu görevinden çıkarma işleminin tesis edildiği tarihteki delillere göre karar verilmesi gerektiği, iltisak ve irtibat kavramlarının net ve belirgin olmayıp keyfiliğe açık olduğu, aynı eylem veya suçlamalar nedeniyle bir kişi hakkında iki ayrı yargılama yapılamayacağı, ByLock verilerinin yasa dışı delil olduğu ve bu nedenle hiçbir yargılamada kullanılamayacağı, silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerine riayet edilmediği, hakkındaki ByLock iddiasına ilişkin USER-ID ve içerik tespitinin bulunmadığı, adil yargılanma, özel hayata saygı ve mülkiyet haklarının ihlal edildiği, bir kişinin yatırım amacıyla bankacılık işlemi yapmasının mülkiyet hakkının koruması kapsamında olduğu, olağanüstü hal döneminde yalnızca olağanüstü halin gerekli kıldığı konularla ve olağanüstü hal süresiyle sınırlı geçici tedbirler alınabileceği, hakkında verilen kararın ölçülü olmadığı, Devlete sadakat yükümlülüğünün içeriğinin hukuk devleti ilkesinin gereklerine aykırı şekilde yorumlandığı, sadakat yükümlülüğüne aykırı hareket ettiğine dair hiçbir somut delilin bulunmadığı, Bölge İdare Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğu iddia edilmektedir. Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Bölge İdare Mahkemesi kararında usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi: ... Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin davacıdan tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 08/11/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.