Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2022/14593 E. 2025/11126 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2022/14593
- Karar No
- 2025/11126
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2022/14593 Karar No : 2025/11126
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen Geçici 35. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, masumiyet karinesinin ve suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin ihlal edildiği, FETÖ/PDY terör örgütüyle irtibat ya da iltisakının bulunmadığı, terör örgütünün toplumsal yapıda cemaat olarak bilindiği süreçte sadece örgüte müzahir dershane kaydının bulunduğu, askeri okul döneminde örgütten uzaklaşmaya çalıştığı, örgüt yönlendirmesi ile askeri okul sınavlarına girmediği, sınav sürecine örgütün dahlinin bulunmadığı belirtilerek Bölge İdare Mahkemesince verilen kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır. Her ne kadar temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararıyla hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sabit görülerek hakkında verilen mahkumiyet hükmünün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği gerekçesine yer verildiği görülmüş ise de, masumiyet karinesi ilkesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, ilgilisi lehine veya aleyhine bir sonuç doğurmayacağı açık olmakla birlikte, ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak, ceza yargılaması sırasında elde edilen delillerin, ilgililerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi noktasında ayrıca değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Bu itibarla, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçu kapsamında yapılan yargılama neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; "...örgütle ilk olarak lise son sınıfta 2010 yılında ders çalışma evlerinde tanıştığını, bu evlerde örgüt lideri Fethullah Gülen'in kitaplarının okutulduğunu, videolarının izletildiğini, 2010 yılında Kara Harp okulu mülakatlarında elendiğini, sonrasında ... isimli şahsın evlerine gelip kendisi ve ailesiyle görüşerek ders çalışmasına yardımcı olmak istediklerini ve Kara Harp okulunu kazanabileceğini söyleyerek örgüte ait evlere gitmesine devam etmesi hususunda kendisini ikna etmesi üzerine örgüte ait evlere gitmeye devam ettiğini, bu evlerde kaldığını ve sohbetlere katıldığını, 2011 yılında subaylık sınavını kazandığını ve Kara Harp okulunda eğitime başladığını, burada da kendisinden sorumlu olan kişilerin kendisini sabit hatlardan arayarak irtibata geçtiklerini ve 2013 yılı dahil olmak üzere sohbetlere devam ettiğini, kendisine ... kod adının verildiği...'' yönünde davacının beyanı, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, etkin pişmanlıktan faydalanan davacının FETÖ ile iltisak ve irtibat düzeyindeki ilişkisinin kendi samimi ikrarı ile ortaya konulduğu anlaşılmaktadır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 20/10/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.