Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2022/14580 E. 2025/9865 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2022/14580
- Karar No
- 2025/9865
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2022/14580 Karar No : 2025/9865
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... adına vasi ... Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen mali ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun ehliyet yönünden reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının Danıştay Beşinci Dairesinin 13/06/2022 tarih ve E:2022/7841, K:2022/4573 sayılı kararıyla bozulması üzerine, bozma kararına uyularak verilen istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Ankesörlü telefon hatlarından arama ve bundan dolayı örgüt üyesi olduğu iddiasının asılsız olduğu, hem sanık hem de tanık olan bir kişinin ifadesinin tek başına delil olarak kabulünün mümkün olamayacağı, memuriyetten ihraç işlemlerinde somut durumun net bir şekilde ortaya konulması gerektiği, İdare hukuku anlamında kendisinden sağlıklı bir savunma alınmadığı iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildikten sonra gereği görüşüldü Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. Bununla birlikte; davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde mahkumiyet kararı verilen ve temyiz incelemesinden geçerek onanan ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan: "...Tanık V.G.'nin mahkememizde alınan beyanında özetle; sanıkla Deniz Harp okulunda tanıştıklarını, beraber 2011-2015 yılları arasında cemaat evlerine gittiklerini, yaklaşık 2 hafta da bir sohbetlere gittiklerini, gittikleri grupta ayrıca S.B. isimli birisinin daha olduğunu, ... isimli şahsın yanına sohbet için gittiklerini, sohbeti bu şahsın yaptığını, sohbetlerin İstanbul da bir evde olduğunu, genelde bir sonraki sohbet tarihini sohbet sırasında kararlaştırdıklarını, ... isimli şahsın kendisini 2012 yılında ankesörlü telefondan aradığını düşündüğünü, ... isimli şahsın sanığı ankesörlü hattan arayıp aramadığını bilmediğini, HTS kayıtlarına göre benden sonra sanığı aradıklarını, kendisini o tarihte arayan şahsın ... olduğunu düşündüğünü, kendisiyle görüşmesi zaten sıfır saniye olarak görüldüğünü, gittikleri evde genel olarak namaz kıldıklarını, dini sohbet ve Kur'an okuduklarını, Fethullah Gülen'in kitaplarının okunup okunmadığını hatırlamadığını, bu sohbetlerin Harp Okulu boyunca devam ettiğini, Sanıkla şahsi irtibatının devam ettiğini ama sanığın bu yapıyla devam edip etmediğine dair bir fikrinin olmadığını, kendisiyle çok sık görüşmediklerini, Antalya'ya gittikten sonra kısa süreli olarak 2016 yılı haziran ayında üç haftalık bir dönem için Kocaeli'ye kurs amacıyla gittiğini, sanığın evinde kaldığını, bu süreçte yapıyla alakalı bir soru sormadığını, ama bu yapıyla alakalı kimsenin eve geldiğini de görmediğini, kendisinin kod adının o dönemde Akif' olduğunu, sanığın kod adı olup olmadığını ise hatırlamadığını, ...'in sanığa hangi isimle hitap ettiğini hatırlamadığını, Sanıkla herhangi bir anlaşmazlığı ve husumetinin olmadığını, önceki beyanlarını aynen tekrar ettiğini beyan ettiği, Tanık S.B.'nin mahkememizce alınan beyanında özetle; sanık ile 2011-2015 arası Tuzla Deniz Harp okulunda tanıştığını, sanıkla alakalı herhangi bir olay veya duruma şahit olmadığını, bu yapıdan kendisi ile alakalı örgüt kapsamında ankesörlüden arayan kimse olmadığını, V.G. ve sanık hakkında herhangi bir olay duymadığını zaten kendileriyle de fazla samimiyetlerinin olmadığını beyan ettiği, 18/04/2018 tarihli HTS analiz raporu incelendiğinde; Sanığın kullanmış olduğu ... numaralı GSM hattının ... numaralı kontörlü telefondan 21/12/2013 15:29:09 'da 0 saniye, 21/12/2013 15:29:10 'da 0 saniye, ... numaralı kontörlü telefondan 29/01/2015 08:00:34'de 0 saniye, 29/01/2015 08:02:48'de 0 saniye, 29/01/2015 08:02:49'da 0 saniye, 29/01/2015 08:00:33'de 0 saniye, ... numaralı ankesörlü telefondan 12/09/2014 19:37:45'de 7 saniye olmak üzere toplamda üç adet ankesörlü hattan aranma kaydı bulunduğu, Ayrıca V.G. isimli şahıs adına kayıtlı ... numaralı hattın ... numaralı ankesörlü telefondan 21.12.2013 15:28:13'de 0 saniye, 21.12.2013 15:28:14'de 0 saniye, 21.12.2013 15:28:34'de 0 saniye olarak sanıkla ardışık arandığı, Tanık olarak dinlenilen V.G.'nin yapılan bu aramanın mahrem imam ... tarafından yapıldığını düşündüğü, soruşturma aşamasında ki beyanlarında da o dönem kendisi ile ... isimli mahrem imamın ilgilendiği için yapılan bu aramanın onun tarafından yapıldığını düşündüğünü beyan ettiği, sanık hakkında ki tanık beyanı, ardışık arama ve tekil arama kayıtları bir bütün halinde değerlendirildiğinde; sanığın örgütün gizlilik ve deşifre olmamak kuralına riayetle, örgütün talimatı ile ve örgütsel irtibatı sağlamak maksadıyla kamuya açık ve birbirinden bağımsız market, büfe, kırtasiye, lokanta vb. gibi sair işletmelerde kurulu bulunan, ücret karşılığı kullanılan sabit hat veya ankesörlü hatlar ile mahrem imam tarafından arandığının tüm dosya kapsamından anlaşıldığı, yine tanık V.G.'nin beyanına göre sanık ile grup olarak ... isimli mahrem imam ile İstanbul'da bir evde görüştükleri sohbet edip namaz kıldıklarını, soruşturma aşamasında ki beyanlarında da Fetullah Gülen'in Cd ve DVD lerinin izlendiğine dair beyanları değerlendirildiğinde sanık ...'ın, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün askeri mahrem yapılanması içerisinde yer aldığı mahkememizce kabul edilmiştir..." şeklindeki tespit ve değerlendirmeler ile dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki diğer tespitler birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucu teyit edilmiştir. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 30/09/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.