Danıştay · 5. Daire

Danıştay 5. Daire 2022/11572 E. 2025/12902 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
5. Daire
Esas No
2022/11572
Karar No
2025/12902
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2022/11572 Karar No : 2025/12902

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı):... Vekili : Av. ...

Karşı Taraf (Davalı):... Bakanlığı / ... Vekili : Av. ...

İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesinin (B) fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığının... tarih ve ... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... ... İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:... K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: FETÖ/PDY ile bir irtibatının bulunmadığı, kamu görevinden çıkarılmasını meşru kılacak hiçbir sebebin olmadığı, Anayasa'ya sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiğine dair herhangi bir somut delil ortaya konulmadığı, savunma hakkının kısıtlandığı, Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinde güvence altına alınan temel hak ve hürriyetlerden adil yargılanma hakkının, suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin, özel hayata saygı hakkının, masumiyet karinesinin ihlal edildiği, hakkında FETÖ silahlı terör örgütüne üye olma suçundan beraat kararı verildiği, yakınlarına ve evde kaldığına ilişkin hususlar ile listede isminin yer almasının hükme gerekçe gösterilemeyeceği, hakkındaki tanık ifadelerinin doğru olmadığı, dava konusu işlemin dayanağı 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 35. maddesinin Anayasaya aykırı olduğu ileri sürülerek iptali için Anayasa Mahkemesi'ne başvurulması gerektiği iddia edilmektedir.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi:... Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildikten sonra davacının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca duruşma istemi yerinde görülmeyerek ve davacının Anayasa'ya aykırılık iddiası ciddi bulunmayarak gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde,... Ağır Ceza Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile davacının üzerine atılı FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğinin sabit olmaması nedeniyle Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 223/2-(e) maddesi uyarınca beraat kararı verildiği görülmüştür. Bununla birlikte, olağanüstü hal kanun hükmünde kararnamesi uyarınca bir kamu görevlisi hakkında terör örgütüne üyelik ve mensubiyeti olmasa da bu terör örgütü ile iltisaklı ve irtibatlı olması nedeniyle kamu görevinden çıkarılmasına yönelik olağanüstü idari tedbirin uygulanabilmesi karşısında, anılan kamu görevlisi hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan açılan ceza davasında beraat kararı verilmiş olmasının, ilgili hakkında tesis edilen kamu görevinden çıkarma işleminin hukuka uygunluğu yönünden ayrıca bir değerlendirme yapılmasına engel olmayacağı açıktır. Bu kapsamda ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararında davacı hakkında "...1996-2000 yılları arasında Heybeliada'da bulunan Deniz Lisesinde sonrasında 2000-2004 yılları arasında Tuzla'da bulunan Deniz Harp Okulunda birlikte okuduğunu, harp okulunda okudukları sırada FETÖ yapılanmasına ait Zeytinburnu Bakırköy taraflarında bulunan bir eve gittiklerini, namaz kılıp Fethullah Gülen kitapları okudukları..." yönündeki İ.K., "...1991-1995 yılları arasında İstanbul Bahçelievler Anadolu Lisesi'nin ortaokul kısmında birlikte okuduklarını, ortaokul son sınıftayken sanıkla birlikte üniversite öğrencilerinin olduğu cemaat denilen yapının evine düzenli olarak gittiklerini, sanığa kod isim verildiğini işitmediğini, askeri lise sınavlarına sanık ve bir arkadaşını daha hazırladıklarını..." yönündeki O.A. isimli tanık beyanları, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Diğer yandan, her ne kadar temyize konu İdare Mahkemesi kararında davacının yakın akrabalarına ilişkin tespitlere yer verilmiş ise de, davacının FETÖ/PDY terör örgütüyle bağlantısını ortaya koyabilecek herhangi bir tespit içermeyen ve doğrudan davacıya isnat edilemeyecek nitelikte olan bu tespitlerin davacının anılan örgütle irtibatı ve iltisakı noktasında aleyhe bir durum olarak değerlendirilmesi hukuken mümkün değildir. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilemeyen yargılama giderinin tahsili için mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 24/11/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Atıf: Danıştay 5. Daire, E. 2022/11572, K. 2025/12902, T. 24.11.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-5-daire-2022-11572-e-2025-12902-k-9d5a1303988e