Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2022/10832 E. 2025/2831 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2022/10832
- Karar No
- 2025/2831
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2022/10832 Karar No : 2025/2831
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ... Vekili : Hukuk Müşaviri ...
İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin...tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: OHAL KHK’lerinin OHAL süresiyle sınırlı olduğu, yasal süresi içerisinde Meclis tarafından onaylanmadığı, MGK'ca FETÖ/PDY'nin terör örgütü olarak ilan edildiği 26/05/2016 tarihinden önceki eylem ya da işlemlerden dolayı terör örgütü üyeliği ile suçlanamayacağı, Olağanüstü Hal döneminde sadece durumun gerektirdiği ölçüde tedbirler alınabileceği, kamu görevinden sürekli olarak çıkarılma işlemi, OHAL’in sona ermesi ile ortadan kalkmayacak türden, kalıcı nitelikli bir tedbir olduğu, Olağanüstü Hal Komisyonun yargı yetkisi olmadığı, ihraç ile ilgili karara vermekle fonksiyon gaspına yol açıldığı, idarenin yürütme veya yasama organının bir işlemi ile kişilere ceza hukuku anlamında ceza verilemeyeceği, işlemin ve verilen kararın Anayasa ve uluslararası sözleşmelere aykırı olup bunlardan doğan haklarının ihlal edildiği, isnat edilen eylemlerin somut olarak tespit edilmediği, kendisine savunma hakkı tanınmadığı, barışçıl toplanma özgürlüğünün kısıtlandığı, gerekli ve yeterli inceleme yapılmaksızın karar verildiği, kararın gerekçesiz olduğu, gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği, adil yargılanma hakkının, masumiyet karinesinin, mahkemeye erişim hakkının, özel hayata saygı hakkının, mülkiyet hakkının, eğitim hakkının ihlal edildiği, suçluluğu hükmen sabit olmadıkça kimsenin suçlanamayacağı, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesinin ihlal edildiği, işlemin ölçülü olmadığı, çekirdek haklara müdahale edildiği, sivil ölüm olduğu, ayrımcılık yasağının ihlal edildiği, kimse işlediği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamayacağı, aynı fiil nedeniyle iki ayrı ceza ile cezalandırılma yasağı kuralının (non bis in idem) ihlal edildiği, davanın reddi kararının kaldırılarak iptaline karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan ''adli yardım hükmün kesinleşmesine kadar devam eder'' düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 05/03/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.