Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2021/8994 E. 2023/20742 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2021/8994
- Karar No
- 2023/20742
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2021/8994 Karar No : 2023/20742 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı) : ... Vekili : Av. ... Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ... İstemin Özeti : 677 (İdare Mahkemesi ve İdare Dava Dairesi kararında sehven 670 olarak yazılmıştır.) sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...8 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Hakkında verilen mahkumiyet kararının istinaf incelemesi neticesinde bozulduğu ve yargılamanın halen derdest olduğu, ByLock programını kullanmadığı, ByLock verileri hukuka uygun olarak elde edilmediğinden hiçbir yargılamada delil olarak kullanılamayacağı, ByLock programına ilişkin hard disk ve flaş belleğin kendisine verilmesi ve savunma hakkı tanınması gerektiği, çelişmeli yargılama, silahların eşitliği ve bağımsızlık ilkelerinin ihlal edildiği, Devlet izni ile kurulmuş derneğe üye olmasının örgütle iltisak olarak görülmesinin Anayasanın 51. maddesine AİHS'in 7. ve 11. maddelerine aykırı olduğu, Devletin izin verdiği bir bankaya para yatırmanın suç olmadığı, talimatla para yatırmadığı, bir kişinin aynı suçlamaya dayalı olarak iki kez yargılanıp iki ayrı cezaya mahkum edilemeyeceği, Anayasa'nın 15. ve 121. maddeleri uyarınca OHAL döneminde sadece OHAL'in gerektirdiği ölçüde ve OHAL'e neden olan konularla ve OHAL süresiyle sınırlı geçici tedbirlerin alınabileceği, dava konusu işlemin dayanağına ilişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin hukuka aykırı olduğu, dava konusu işlem ile Anayasa'nın 2., 6/3., 9., 11., 13., 15., 37., 38/4., 70., 129., 130., 138., 141., 142. maddelerinin, Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nde güvence altına alınan temel hak ve hürriyetlerinin, adil yargılanma hakkının, savunma hakkının, gerekçeli karar hakkının, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesinin, suç ve cezaların geçmişe yürümezliği ilkesinin, masumiyet karinesinin, ayrımcılık yasağının ihlal edildiği belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir. Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca daha önce adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır. Öte yandan; her ne kadar İdare Mahkemesi kararında, davacının "FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği belirtilmiş ise de; UYAP kayıtlarının incelenmesinden, anılan mahkeme kararının istinaf incelemesi sonucunda ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile "... “silahlı terör örgütü üyeliği” suçunun niteliği ve gerektirdiği ceza dikkate alındığında, CMK'nın 150. maddesinin 2 ve 3. fıkraları uyarınca hakkında müdafi görevlendirilmesi zorunlu olduğu halde, müdafii yokluğunda yapılan ve sanığın savunmasının tespit edildiği 09/08/2017 tarihli duruşmadaki işlemlerin müdafii huzurunda yeniden yapılması gerektiği gözetilmeden, Anayasanın 36 ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddelerinde teminat altına alınan adil yargılanma ilkesine aykırı olacak ve savunma hakkının kısıtlanmasını doğuracak biçimde kovuşturmada müdafi hazır bulundurulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulmak suretiyle CMK'nın 150/3, 188/1, 197/1 ve 289/1-a-e maddelerine muhalefet edilmesi, Hukuka kesin aykırılık teşkil ettiğinden; Kabule göre de; Sanık tarafından bylock kullanıldığı iddia edilen hatlara ilişkin tespit ve değerlendirme tutanağının bulunup bulunmadığının Cumhuriyet Başsavcılığından sorularak bulunması halinde getirtilerek istinaf aşamasında dosyaya gelen İ.Ü., C.I., H.K., A.K. isimli şahısların beyanları ve dijital materyal inceleme sonuçları ile birlikte sanık ve müdafiin hazır bulunduğu duruşmada okunarak sanığa diyeceklerinin sorulması..." gerekçesi ile bozulduğu, bozma sonrası yargılamanın ... Ağır Ceza Mahkemesinin E:... sayılı dosyası üzerinden devam ettiği görülmekle birlikte, İdare Mahkemesince davacı hakkındaki mahkumiyet hükmünün değil, söz konusu Ceza Mahkemesi kararında elde edilen delillerin dikkate alınması ve bozma kararında delillerin geçersiz olduğuna dair bir belirlemede bulunulmaması karşısında, anılan bozma kararının davacının hukuki durumunda değişiklik yaratmadığı, dava dosyasında yer alan tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 28/12/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.