Danıştay · 5. Daire

Danıştay 5. Daire 2021/865 E. 2023/19990 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
5. Daire
Esas No
2021/865
Karar No
2023/19990
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2021/865 Karar No : 2023/19990 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı) : ... Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı Vekili : Av. ... İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: OHAL döneminde uygulanan kamu görevinden çıkarma cezasının ceza hukuku anlamında bir ceza olduğu, bu nedenle ceza hukukuna ilişkin tüm ilkelerin, insan hakları ve adil yargılanma hakkının tüm gereklerinin somut olaya uygulanması gerektiği, terör örgütünün varlığının ancak yargı kararıyla tespit edilebileceği, söz konusu yapının terör örgütü olarak ilan edildiği tarihten önceki eylemlerinden dolayı terör örgütü üyeliği ile suçlanamayacağı, işlendiği zaman kanunda suç olarak tanımlanmayan yasal faaliyetlerinin terör örgütü ile iltisak ve irtibatına delil olarak kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğu, "iltisak" ve "irtibat" kavramlarının belirsiz ve soyut kavramlar olduğu, bir kişinin aynı eylem nedeniyle iki kez yargılanamayacağı, yasal bir sendikaya üye olunmasının kamu görevinden çıkarılmaya gerekçe yapılamayacağı, sendika üyeliğinin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 11. maddesinde yer alan örgütlenme özgürlüğünün kapsamı ve koruması altında olduğu, Bank Asya hesabının talimat tarihinden çok önce açıldığı, anılan bankada maaşından düzenli olarak tasarrufta bulunarak rutin bankacılık işlemleri gerçekleştirdiği, talimatla para yatırmadığı, örgütle iltisak ve irtibatını gösteren somut hiçbir delil bulunmadığı, olağanüstü hal döneminde yalnızca olağanüstü halin gerekli kıldığı konularda ve olağanüstü hal süresiyle sınırlı geçici tedbirler alınabileceği, örgütle iltisak ve irtibatını gösteren somut hiçbir delil bulunmadığı, Devlete sadakat yükümlülüğüne riayet etmediğine ilişkin somut bir gerekçe ortaya konulamadığı, savunma hakkı tanınmadan ve soruşturma yapılmadan tesis edilen dava konusu işlemin açıkça hukuka aykırı olduğu, uluslararası hukuktan kaynaklanan pek çok yükümlülüğün ihlaline sebebiyet verildiği, hukuk devleti, hukuki güvenlik, suç ve cezaların kanuniliği, kanunların geçmişe yürümezliği, kanun önünde eşitlik, ölçülülük, orantılılık ilkeleri ile masumiyet karinesi, adil yargılanma, savunma, özel hayata saygı ve gerekçeli karar hakkının, Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi hükümleri ile disiplin hukuku ve ceza hukuku ilkelerinin ihlal edildiği iddia edilmektedir. Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Bölge İdare Mahkemesi kararında usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır. Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararında yer alan; '...Her ne kadar silahlı terör örgütüne üye olma suçunun oluşumuna delil teşkil etmez ise de, örgütle iltisaklı olması sebebi ile kapatılan Aktifsen'e üye olan bu şekilde silahlı terör örgütüne sempatisi olduğu açıkça anlaşılan sanığın, örgütün en önemli finans kaynaklarından olan Bankasya'daki hesabını 24.04.2006 tarihinde açtırmış olmasına rağmen, örgüt yöneticilerinin bankanın kurtarılması yönündeki 1. talimat dönemine denk gelen 30.01.2014 tarihinde 1.609.00 TL, 3. Talimat dönemine gelen 05.02.2015 tarihinde 10.185.00 TL tutarlarında talimat ile hareket ettiğini açıkça gösterecek şekilde katılım hesabı açtırarak para yatırdığı, 05.02.2015 tarihinde sanığın ... Bankasından 10.000 TL kredi kullanarak aynı gün bankasyada katılım hesabı açtırdığı, her ne kadar sanığın hesap hareketlerinin incelenmesinde sanık tarafından 2006 ve 2013 yıllarında açılmış katılım hesapları var ise de; sanığın 2014 ve 2015 yıllarında açtırmış olduğu hesapların örgüt sözde liderinin çağrı dönemleri ile uyumlu olması, başka bankadan çekilen tüketici kredisi ile, aynı gün çekilen miktarda katılım hesabı açılmasının hayatın olağan akışına uygun düşmemesi karşısında sanığın savunmalarına itibar edilmemiş, sanığın bu şekilde silahlı terör örgütü yöneticilerinin örgütün en önemli finans kaynaklarından olan Bankasya'ya "hesap açtırıp 1 Lira dahi olsa yatırın" şeklindeki çağrıyla uyumlu bir şekilde hesap açtırarak para yatırmak sureti ile örgüt yöneticilerinin talimatı ile hareket edip örgüte yardım ederek silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçunu işlediği...' tespitleri, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 21/12/2023 tarihinde, oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Atıf: Danıştay 5. Daire, E. 2021/865, K. 2023/19990, T. 21.12.2023, www.arakarar.com/karar/danistay-5-daire-2021-865-e-2023-19990-k-ce357a25194d