Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2021/8004 E. 2024/15535 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2021/8004
- Karar No
- 2024/15535
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2021/8004 Karar No : 2024/15535 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ... Karşı Taraf (Davalı) : ...Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ... İstemin Özeti : Davacı tarafından, 7145 sayılı Kanunun 26. maddesiyle 375 sayılı KHK'ya eklenen Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davada, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen...İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: 2010 yılında terör örgütüyle irtibatını kopardığı, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan açılan ceza davası sonucunda verilen mahkumiyet kararının temyiz aşamasında olduğu, kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, masumiyet karinesinin, suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin ihlal edildiği iddia edilmektedir. Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi :... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır. Her ne kadar Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararının gerekçesinde davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan açılan ceza davasında mahkumiyetine karar verildiği belirtilmiş ise de; yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi "masumiyet karinesi" gereğince mümkün değildir. Bununla birlikte, ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak, ceza yargılaması sırasında elde edilen delillerin, ilgililerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi noktasında ayrıca değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; ''... 01/03/2019 tarihli HTS inceleme ve araştırma tutanağı ve 28/02/2019 tarihli HTS kaydı inceleme, tespit ve araştırma tutanağı ile sanığın Elazığ ilinden 02/11/2013 (cumartesi) tarihinde saat 12:25'de kendisi gibi askeri personel olan S. Ç. ile ardışık olarak arandığı ve sanığın aynı saat ve dakikalarda aynı sabit hattan 4 kez arandığı; 06/11/2013 (çarşamba) tarihinde saat 19:12'de kendisi gibi askeri personel olan Ö. A. ve H. G. ile ardışık olarak arandığı; bu şekilde sanığın ankesörlü ve sabit hatlardan ardışık aranmalarının olduğunun HTS kayıtları ile sabit olduğu, FETÖ/PDY terör örgütünün bu yöntem ile örgüt içi haberleşme sağladığı, sanık ile ardışık aranan tanıkların rütbelerinin denk olduğu, söz konusu ardışık aramaların mesai saati dışında gerçekleştiği, sanık ile ardışık aranan tanıklar S. Ç., Ö. A. ve H. G.’nin o dönemde cemaat tarafından arandığını beyan ettikleri, bu durumda söz konusu aramaların cemaat tarafından yapıldığı konusunda kuşku bulunmadığı, sanığın da lise döneminde ders çalışmak için FETÖ/PDY terör örgütünün evlerine gittiğini, bu evde kendisine ... kod adını verdiklerini, Fetullah Gülen’in kitaplarını okutup videolarını izlettiklerini, ardından astsubaylık okulunu kazanınca da kendisini sabit hattan aramaları üzerine görüşmeye gittiğini, bu görüşmelerde kendisini devre arkadaşları olan tanıklar C. Ö. ve C. A. ile tanıştırıp grup yaptıklarını, sonrasında tanıklar C. Ö. ve C. A. ile konuşarak gitmeme kararı aldıklarını, sürekli arayıp çağırmaları üzerine bir kez daha gidip daha sonra gitmediklerini, sonrasında Polatlı Topçu ve Füze okulunda eğitime başladığında kendisini yine sabit hattan sürekli olarak aramaya başladıklarını, bunun üzerine bir kez daha görüşmeye gittiğini, burada tanık C. Ö. ve dönem arkadaşı olan M. D. ile karşılaştıklarını, bu görüşmede kendilerinden himmet istemeleri ve katalog evlilikten bahsetmeleri üzerine bir daha görüşmeye gitmediğini, 2010 yılı mayıs ayında KKTC’ye atamasının yapılması ile tamamen bağını kopardığını beyan ettiği, tanıklar C. Ö. ve C. A.’nın da sanık ile benzer beyanda bulundukları, bu şekilde sanığın kod adı alması ve örgütsel faaliyet kapsamda ankesörlü/sabit hatlardan ardışık olarak aranmış olması birlikte değerlendirildiğinde sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile organik bağ kurduğu..." tespitleri, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 16/10/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.