Danıştay · 5. Daire

Danıştay 5. Daire 2021/7457 E. 2023/20432 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
5. Daire
Esas No
2021/7457
Karar No
2023/20432

T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2021/7457 Karar No : 2023/20432 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Karşı Taraf (Davalı) :... Bakanlığı Vekili : Av. ... İstemin Özeti : 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Kanun Hükmünde Kararname eki liste ile kamu görevinden çıkarılmasının hukuka aykırı olduğu, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, isnat edilen delillerin 17/25 Aralık öncesine ilişkin olduğu, ... şeklindeki kodlama bilgisinin fişleme olduğu ve hükme esas alınamayacağı, örgüt ile irtibat veya iltisakının bulunmadığı, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır. Her ne kadar Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde davacının terör örgütü üyeliğinden hapis cezası ile cezalandırıldığı belirtilerek hüküm kurulmuş ise de, davacının anılan suçtan mahkumiyet kararı kesinleşmemiş olduğundan, yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi masumiyet karinesi gereğince mümkün değildir. Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararında yer alan; "... TANIK Ö.T. (Ç... TAL. NO) BEYANINDA: "Ben 2008-2011 yılları arasında Denizli ili Babadağ ilçesinde polis memuru olarak görev yaptım. Ben sarayköy ilçesinde oturuyordum. Haydar Kuş Sarayköy ilçe Emniyetinde polis memuru olarak çalışıyordu. Sarayköy de Denizli il merkezinde yapılan Cemaat toplantılarında sanığı görmekteydim. Sanık yalnızca sohbetlere gider gelirdi. Aktif bir görevi bildiğim kadarı ile yoktu. Sanık müsait olduğu zamanlarda sohbetlere katılmaktaydı. Sanık Sarayköyde çalışmaya 2009-2010 yıllarında çalışmaya başlamış olabilir. Ben 2011 yılında Denizli'den ayrıldım. Ben Denizli'den ayrıldığım zamanda Haydar sohbetlere devam ediyordu. Bu sohbetlerde kuranı kerim okunurdu. Daha sonra fethullah gülen'in kitapları ve risalei nurlar okunurdu. Sohbetlerde siyasi içerikli konuşma olmazdı. Fethullah gülen'den bahsedilmezdi. Fethullah Gülen'in videoları izlenmiyordu. Himmet adı altında bizden para istenmişti. ... TANIK F.T. (AMASYA ... TAL. NO) BEYANINDA: "Denizli Sarayköy İlçe Emniyet Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yaparken sanık da aynı yerde polis memuruydu, sanık ile birlikte hatırladığım kadarı ile 2010-2012 yılları arasında birlikte çalıştık, bölümlerimiz farklıydı, bu yapının sohbetlerine ara sıra katılıyordum, sanık da sohbetlerde dinleyici olarak bulunuyordu, hatta sanık beni bu yapının sohbetlerine ve piknik gibi sosyal faaliyetlerine de davet ediyordu, sanık ile sohbetlerde birlikte görev yaptığım süre içinde ara sıra bulundum, gittiğimiz sohbetlerde F. Gülen'in kitapları okunuyordu, videoları izletiliyordu, bizden sadaka parası topladılar, sanık da sadaka mahiyetinde bozuk para veriyordu, bizden kurban bağışı yapmamız isteniyordu, ben kurban bağışı yapmadım, sanığın da kurban bağışı yapıp yapmadığını bilmiyorum, sanık ile görüştüğümde evinde bu yapıya ait gazete bulunuyordu, sanığın bankasya da hesabının olup olmadığını bilmiyorum, sohbetlerde siyasi eylem ve söylem olmadı, devlet ve hükümet aleyhine eylem ve söylem olmadı, ilmihal, Kura-ı Kerim okuyorduk, hatta birlikte halı saha maçlarına da giderdik, F. Gülen'den bahsediyorlardı, bağış, himmet, kurban adı altında talepte bulunuluyordu, sanığın verip vermediğini bilmiyorum, sanık vermiş olabilir, ama bizzat görmedim, genelde topluyorlardı, ben sadece sadaka olarak bozuk para verdim, sohbetlere katıldığım tarih 2010-2012 yılları arasıydı, ... genelde sohbetler, sohbete katılan şahısların evlerinde oluyordu, benim de sanığın da evinde sohbet toplantısı yapıldı, katıldığım sohbet toplantılarının hepsinde sanığı gördüm, bu yapının faaliyetleri ile ilgili planları sanık ile birlikte düzenleniyordu, örneğin, top oynayalım, şurada buluşalım gibi davetlerde bulunuyordu, ..." yolundaki tespitler, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderlerinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 27/12/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Atıf: Danıştay 5. Daire, E. 2021/7457, K. 2023/20432, www.arakarar.com/karar/danistay-5-daire-2021-7457-e-2023-20432-k-a66f59661d59