Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2021/6923 E. 2024/13132 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2021/6923
- Karar No
- 2024/13132
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2021/6923 Karar No : 2024/13132 Temyiz İsteminde Bulunan (Davalılar): 1- ... Başkanlığı / ... Vekili : Av. ... 2- ... Üniversitesi Rektörlüğü Vekilleri : Av. ... Karşı Taraf (Davacı): ... İstemin Özeti : Davacının, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesinin B fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı Genel Kurulu'nun ... tarih ve... sayılı işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkeme kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, tazminat talebinin kabulüne ve işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal haklarının en erken dava tarihli (28/07/2020) olmak üzere her bir ödemenin yapılması gereken tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davalı Yükseköğretim Kurulu Başkanlığının İddialarının Özeti: Memurların ve diğer kamu görevlilerinin Anayasaya ve kanunlara sadık kalarak faaliyette bulunmakla yükümlü olduğu, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilenlerin kamu görevinden çıkarılacağı kuralına yer verildiği, kamu görevinden çıkarma için üyelik veya mensubiyet şartının aranmadığı, iltisak veya irtibatının bulunmasının yeterli olduğu, davacı hakkında ceza yargılamasında beraat kararı verilmiş ise de görevi başında kalmasının kamu düzeni ve güvenliği açısından sakınca görüldüğünden davacının kamu görevinden çıkarılması işleminin hukuka uygun olduğu iddia edilmektedir. Temyiz İsteminde bulunan Davalı ... Üniversitesi Rektörlüğünün İddialarının Özeti: Örgütle irtibat veya iltisak için suçun oluşması şartının aranmayacağı, davacının Bank Asya'da hesabının bulunması ve 15/04/2014 tarihinde 110.000,00 TL lik işlem yapması ile 17/10/2014 tarihinde Kimse Yok Mu Derneğine 4.500,00 TL para göndermesinin örgütle iltisak veya irtibatını gösterdiği ve kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka uygun olduğu iddia edilmektedir. Davacının Savunmasının Özeti: FETÖ/PDY ile bir irtibatının bulunmadığı, ceza yargılamasında hakkında verilen beraat kararının kesinleştiği, Bank Asya'ya örgüt talimatıyla para yatırmadığı, hesabının 2013 yalından önce açıldığı, olağan bankacılık işlemleri yaptığı, Kimse Yok Mu Derneğine gönderdiği 4.500,00 TL nin Çad ülkesinde açılan su kuyusuna ilişkin olduğuna ilişkin belgelerin dosyaya sunulduğu ve işlemin hukuka aykırı olduğu iddia edilmektedir. Danıştay Tetkik Hakimi: ... Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan davalılar üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 23/09/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. (X) KARŞI OY : Kamu görevinden çıkarma işlemi, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak, terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğindedir. Terör örgütüne üyelik ve mensubiyet olmasa da, bu örgütlerle iltisaklı veya bunlarla irtibatlı bulunulması hâli, anılan tedbirin uygulanabilmesi için tek başına yeterlidir. Bu bağlamda; ilgililer hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak ya da yardım etmek suçundan verilen takipsizlik ya da beraat kararları, ilgilinin erör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunup bulunmadığı yönünden İdari yargı mercilerince farklı bir değerlendirme yapılmasına hukuki engel oluşturmayacağı gibi, ilgili hakkında örgüt üyeliğinden ya da yardım etmek suçundan verilen bir beraat kararı bulunması da, anılan ceza dosyasındaki maddi tespitlere yönelik olarak ilgili kişi hakkında “irtibat ve iltisak” kavramları yönünden idari yargı yerlerince ayrıca bir irdeleme yapılması gerekliliğini ortadan kaldırmayacaktır. Dava konusu işlemin sebep unsuru yönünden hukuki denetiminin yapılabilmesi; bu değerlendirmeyi haklı kılan maddi sebeplerin yargılama esnasında davalı idarece ortaya konulmasına ve izah edilmesine bağlıdır. Bu konudaki yükümlülük şüphesiz öncelikle dava konusu işlemi tesis eden davalı idareye aittir. Bununla birlikte idari yargı mercilerince 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20. maddesinde öngörülen resen araştırma ilkesi uyarınca uyuşmazlığın çözümü için her türlü inceleme ve araştırmanın yapılması da mümkün, hatta olayın niteliğine göre gereklidir. İdari yargı mercilerince, kişilerin terör örgütleri ile irtibatı ve iltisakının bulunup bulunmadığı hususunun, davalı idarece dosyaya sunulan tespitler ile kamu görevlileri hakkında yürütülen ceza yargılamasında elde edilen maddi bulgu ve deliller ile İdari yargı mercilerince gerekiyorsa re’sen araştırma ilkesi gereğince ara kararı ile ilgili kurum ve kuruluşlar nezdinde de de bir araştırma yapılarak, irdelenmesi gerekmektedir. Davalı idarece, davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin gerekçesi olarak özetle; davacının FETÖ örgütüne müzahir Bank Asya’da örgüt elebaşısının çağrısından sonra 15.04.2014 tarihinde 110.000-TL'lik işlem yaptığı ve katılım hesabı açtığı, yine birçok bankacılık işlemi gerçekleştirdiği, Bank Asya üzerinden yapmış olduğu hesap hareketleri dikkate alındığında, bu bankacılık işlemlerinin olağan bankacılık işlemleri olmadığının değerlendirildiği, yine 17/25 Aralık süreci sonrasına denk gelen 07.10.2014 tarihinde Kimse Yok Mu Derneği'ne 4.500-TL tutarındaki para yatırma işlemini, örgüte müzahir Derneğe yardım olarak değerlendirildiği, dolayısıyla sırf bu bulgularla yetinilerek davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisaklı olduğu kanaatine varıldığı belirtilmektedir. Bu durum karşısında, davalı Üniversite tarafından, davacı hakkındaki tahkikat kapsamında tanık dinlemek, geçmiş dönemdeki sosyal çevre ilişkilerini resmi makamlar nezdinde araştırmak v.s. etkin bir soruşturma yapılmadığı gibi; Bölge İdare Mahkemesince de davacının FETÖ örgütüne müzahir Bank Asya’da örgüt liderinin çağrısından sonra gerçekleştirdiği bankacılık işlemleri ile örgüte müzahir Kimse Yok Mu Derneği'ne yardım yapması eylemlerinin, ceza hukuku yargılamasından bağımsız olarak, Milli Güvenlik açısından “olağanüstü tedbiri ihtiva eden “terör örgütü ile iltisak ve irtibat” kavramları yönünden hiçbir değerlendirme yapılmaksızın ve ayrıca re’sen detaylı araştırma ilkesi gereğince ara kararı ile ilgili kurum ve kuruluşlar nezdinde de " FETÖ Örgütünün Üniversitelerde Akademik Yapılanması" kapsamında re'sen bir araştırma yapılmaksızın, sırf Ağır Ceza Mahkemesinin beraat kararının gerekçesine yollama yapılarak eksik değerlendirme ve inceleme sonucu, dava konusu işlemin iptali ve bu işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi yönünde verilen Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı görüşüyle ve anılan kararın bozulması gerektiği oyuyla çoğunluk kararına katılmıyorum.