Danıştay · 5. Daire

Danıştay 5. Daire 2021/6598 E. 2024/16330 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
5. Daire
Esas No
2021/6598
Karar No
2024/16330
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2021/6598 Karar No : 2024/16330

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ...

Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ...

İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesinin B fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığının ... tarih ve... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ...İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olmadığı, kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve AİHM kararlarına, Anayasa'ya ve Danıştay kararlarına aykırı olduğu, üzerine atılı suçun her türlü şüpheden uzak objektif bir şekilde ortaya koyulmadan, en ağır disiplin cezası olan meslekten çıkarma cezası verildiği, savunma hakkının kısıtlandığı, savunma hakkının kullandırılmamasının açıkça hukuka aykırı olduğu, işlemediği bir suçtan dolayı terör örgütü üyeliği ile suçlandığı, hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesin bir mahkumiyet olarak değerlendirilmemesi gerektiği, kamu görevinden sürekli olarak çıkarma işleminin OHAL KHK ile düzenlenmeyeceği, terör örgütü üyeliği suçunun ancak kasten işlenebileceği, herhangi bir şekilde suçu olmamasına rağmen kamu görevinden çıkarılmasının "ceza sorumluluğu şahsidir" ilkesini ihlal ettiği belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması iddia edilmektedir. Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır. Diğer yandan, her ne kadar İdare Mahkemesi kararında; "...davacı hakkında yapılan soruşturma sonucunda, FETÖ/PDY terör örgütüne üye olma suçundan hakkında ceza soruşturması olduğu, söz konusu ceza soruşturması kapsamında aynı suçtan şüpheli olan farklı şahısların alınan ifadelerinde davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatlı olduğunun belirtildiğinin tespit edildiği; diğer taraftan, davacı hakkında tespit edilen hususlarla ilgili olarak silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yapılan kovuşturma neticesinde,... Ağır Ceza Mahkemesi'nin...tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile mahkumiyetine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, anılan kararın da 30.04.2020 tarihinde kesinleştiği.." hususu hükme esas alınmış ise de, masumiyet karinesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, ilgilisi lehine veya aleyhine bir sonuç doğurmayacağı açık olmakla birlikte, ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak, ceza yargılaması sırasında elde edilen delillerin, ilgililerin FETÖ/PDY ile iltisak veya irtibatının olup olmadığının belirlenmesi noktasında ayrıca değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Bu itibarla, davacı hakkında, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; "...Ben etkin pişmanlık kapsamında itirafçı oldum, bildiklerimi samimi olarak anlattım. Toplamda tam olarak kaç kişiyi teşhis ettiğimi bilmiyorum. Benimle beraber sohbet gurubunda A.K., G.G., M.O. ve ben vardım, daha sonradan A.T. dahil oldu. Bize en sohbet veren kişiyi ... kod adıyla tanıyordum, bu kişiyi daha sonradan teşhis ettim, ifademde adı vardır. Sohbetlerde Bahçelievler'de bir eve gidiyorduk. ... kod adlı bize sohbet veren kişiyi daha sonradan B.Ö. olarak teşhis ettim. ... kod adlı sohbet imamından önce ... kod adlı A.F.T. isimli birisi vardı, bu da bize sohbet veriyordu. ByLock benzeri program kullanmadım. Ankesör aramalarının en son kesildiği tarihe kadar sohbetlere katıldım. 2016 yılında sohbetlere gittim. Ankesör aramalarımız sadece sohbetlerin yeri ve tarihi söyleniyordu..." şeklindeki tespitler bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 25/10/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Atıf: Danıştay 5. Daire, E. 2021/6598, K. 2024/16330, T. 25.10.2024, www.arakarar.com/karar/danistay-5-daire-2021-6598-e-2024-16330-k-108301a8e3f6