Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2021/6191 E. 2023/20536 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2021/6191
- Karar No
- 2023/20536
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2021/6191 Karar No : 2023/20536 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı):... Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ... İstemin Özeti : 677 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Kamu görevinden çıkarma işleminin ceza hukuku anlamında bir ceza olduğu, ceza hukuku ilkelerinin somut uyuşmazlığa uygulanması gerektiği, 26 Mayıs 2016 tarihinden önceki fiillerinden dolayı sorumlu tutulamayacağı, istinaf isteminin gerekçesiz olarak reddedildiği, sonradan elde edilen delillerin daha önce tesis edilen işlemi hukuka uygun hale getirmeyeceği, suç ve cezaların kanunla düzenlenebileceği ve geçmişe yürütülemeyeceği, OHAL döneminde OHAL'in gerektirdiği ölçüde, OHAL'e neden olan konularda ve OHAL süresiyle sınırlı olarak geçici nitelikte tedbirler alınabileceği, OHAL uygulamasına son verilmesiyle birlikte kamu görevinden çıkarma işleminin anayasal dayanağının kalmadığı, OHAL Kanun Hükmünde Kararnamesi ile kamu görevinden çıkarılmasının hukuka aykırı olduğu, masumiyet karinesinin ihlal edildiği, kamu görevinden çıkarılmasına dair Kanun Hükmünde Kararnamenin TBMM tarafından süresinde onaylanmadığı, Milli Güvenlik Kurulu kararlarının suçlamalara dayanak olarak gösterilemeyeceği, somut herhangi bir delil ve gerekçe gösterilmediği, savunma hakkı tanınmadığı, ByLock programının münhasıran örgüt mensuplarınca kullanılmadığı, ByLock programına ilişkin verilerin yasa dışı delil niteliğinde olduğu ve yargılamada delil olarak kullanılamayacağı, bu programa ilişkin verilerin kendisine verilmediği, veri inceleme raporundaki bilgilerin çelişkiler içerdiği, bu bilgilerin yasa dışı delil niteliğinde olduğu, fişleme bilgilerinin gerçeği yansıtmadığı, devlete sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiğini gösteren herhangi bir delilin söz konusu olmadığı, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonunca hak ihlallerinin giderilmediği, Anayasada ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinde güvence altına alınan temel hak ve özgürlüklerin ihlal edildiği iddia edilmektedir. Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Davalı idare tarafından; Bölge İdare Mahkemesi kararında usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı, davacının temyiz iddialarının 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uymadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. Öte yandan; her ne kadar İdare Mahkemesi kararında, davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan ...Ağır Ceza Mahkemesinin E:..., K:... sayılı kararı ile hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve anılan ceza mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddedildiği belirtilmekte ise de; söz konusu kararın Yargıtay ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile "...ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, söz konusu ölçütler doğrultusunda ByLock kullanıcısı olduğuna dair delilin atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, ilgili yerlerden ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının getirtilmesi, değerlendirme ve tespit tutanaklarının temin edilememesi halinde ise operatör kayıtları ile eşleştirmesi yapılmak üzere ByLock HIS (CGNAT) kayıtları ile IMEI ve baz bilgilerini içeren HTS kayıtlarının karşılaştırılıp belirtilen hatlar üzerinden ByLock kullanan kişinin sanık ... olup olmadığı doğrultusunda konusunda uzman bilirkişiden teknik rapor alınması, yine temyiz aşamasında dosyaya geldiği anlaşılan dijital materyallere ilişkin teknik inceleme ve çıkarım raporu ile ayrıca UYAP'ta bulunan örgütlü suçlar bilgi havuzunda araştırma yapılarak, sanık hakkında herhangi bir tanık veya itirafçı beyanı olup olmadığının saptanması, bulunması halinde ifadelerinin onaylı örneklerinin dosya içerisine alınması, gerekirse bu kişilerin de tanık olarak dinlenilmelerinin sağlanması ile tüm beyan ve belgelerin CMK'nın 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunup tartışılmasından sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken yetersiz belgelere dayanarak eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması..." gerekçesiyle bozulduğu, yargılamanın ... Ağır Ceza Mahkemesinin E:... dosyasında derdest olduğu görülmüş olup, yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi masumiyet karinesi gereğince mümkün değildir. Bununla birlikte, anılan ceza yargılaması esnasında elde edilen deliller ile bakılmakta olan dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki diğer tespitler değerlendirildiğinde davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 27/12/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.