Danıştay · 5. Daire

Danıştay 5. Daire 2021/5388 E. 2023/9317 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
5. Daire
Esas No
2021/5388
Karar No
2023/9317

T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2021/5388 Karar No : 2023/9317 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Huk. Müş. ... İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Somut olayda kendisi hakkında ceza hukuku anlamında bir suçlama bulunduğu için ceza hukukuna ilişkin tüm ilkelerin, insan haklarının ve adil yargılanma hakkının tüm gereklerinin uygulanması gerektiği, 26 Mayıs 2016 tarihinden önceki yasal faaliyetlerin terör örgütü üyeliği suçlamasına dayanak yapılamayacağı, yürütme organının düzenleyici işlemleriyle suç ve ceza konulamayacağı, üyesi olduğu tüzel kişilik hakkında, terör örgütü üyesi olduğu yönünde verilmiş ve kesinleşmiş bir yargı kararı bulunmadığı, yasal olarak faaliyet gösteren bir sendikaya üye olmasının örgütlenme özgürlüğü kapsamında bulunduğu, Bank Asya'ya dair kişisel verilerinin hiçbir mahkeme kararı olmaksızın yasa dışı şekilde ele geçirilerek kullanıldığı, Cihan Medya A.Ş.'nin terör örgütünün yayın organı olduğu yönünde bir yargı kararı bulunmadığı, anılan şirkete yaptığı ödemenin abonesi olduğu gazetenin abonelik ücreti kapsamında olduğu, bir şirket, hastane, dernek, sendika veya bakanlıktaki ya da bankadaki bilgilerin kişisel veri niteliğinde olup, özel hayatın kapsamında ve koruması altında olduğu, aksi durumun özel hayata saygı hakkını ihlal edeceği, kişisel verilerinin herhangi bir mahkeme kararı olmadan elde edildiği ve bu bilgilerin yasa dışı delil niteliğinde olduğu, Kimse Yok mu Derneği'ne veya diğer STK'lara bağış yapmanın suç teşkil etmeyeceği, Devletin denetim ve gözetimi altında faaliyetlerini yürüten örgüte müzahir okullarda çocuğunu okutmuş olmasının suç olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, AİHS'in Ek 7. Protokolünün 4. maddesine göre aynı eylem ya da suçlamalar nedeniyle bir kişi hakkında iki ayrı yargılama yapılamayacağı gibi iki ayrı cezaya da hükmedilemeyeceği, ByLock'un münhasıran FETÖ/PDY'nin bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olduğu iddiasının temelsiz olduğu, ByLock programının dijital platformda dağıtılan bir program olduğu, ByLock verilerinin delil olarak kullanılamayacağı, çelişmeli yargılama ve silahların eşitliği ilkelerinin ihlal edildiği, ByLock'a ilişkin ana deliller (hard disk ve flaş bellek) üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması gerektiği, telefona indirilen bir program nedeniyle hiçbir kimsenin terör örgütü üyesi olamayacağı, Birleşmiş Milletler Keyfi Tutuklamalar Çalışma Grubu'nun 21/08/2018 tarihli "Mestan Yayman" kararında OHAL sürecinde görülen yargılamaların pek çok yönden açık hak ihlallerine neden olduğu hususunun belirtildiği, anılan "Mestan Yayman" kararı ışığında ByLock kullanımının düşünce ve ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, Anayasa'nın 15 ve 121. maddeleri uyarınca OHAL döneminde sadece OHAL'in gerektirdiği ölçüde ve OHAL'e neden olan konularla ve OHAL süresiyle sınırlı geçici tedbirlerin alınabileceği, kendisinin OHAL döneminde alınan tedbirler çerçevesinde kamu görevinden çıkarıldığı ve 19 Temmuz 2018 tarihinde OHAL uygulamasına son verildiğinden hakkında uygulanan kamu görevinden çıkarma işleminin Anayasal dayanağının kalmadığı, kimsenin işlediği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamayacağı,OHAL KHK'sı ile kamu görevinden çıkarılmasının geçici, ölçülü ve orantılı bir tedbir mahiyetinde olmadığı, Anayasa ve AİHS ile güvence altına alınan temel hak ve hürriyetlerin ihlal edildiği iddia edilmektedir. Davalı İdarenin Savunmasının Özeti : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, davacının adli yardım istemi daha önce kabul edildiğinden, temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderlerinin, davacıdan tahsili için Mahkemesince ilgili merciine müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 19/06/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Atıf: Danıştay 5. Daire, E. 2021/5388, K. 2023/9317, www.arakarar.com/karar/danistay-5-daire-2021-5388-e-2023-9317-k-967b7bb77dc1