Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2021/5106 E. 2024/12915 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2021/5106
- Karar No
- 2024/12915
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2021/5106 Karar No : 2024/12915 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ... Karşı Taraf (Davalı): ... Kurumu / ... Vekili : Av. ... İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun açıklamalı olarak reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Savunma hakkı tanınmadan KHK ile kamu görevinden çıkarılmasının hukuka aykırı olduğu, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, sendikadaki kurucu üyeliğinin kendi inisiyatifi ile olmadığı, masumiyet karinesinin ve suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin ihlal edildiği iddia edilmektedir. Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi: ... Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca daha önce adli yardım talebi kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 19/09/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. GEREKÇEDE KARŞI OY : Olayda, 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı, davacı hakkında silahlı terör örgütüne (FETÖ/PDY) üye olma suçundan açılan kamu davasında ... Ağır Ceza Mahkemesinin... tarih E:..., K:... sayılı kararıyla beraat kararı verildiği ve anılan kararın kesinleştiği görülmüştür. Kesinleşen ceza mahkemesi kararında davacının Bank Asya hesap hareketleri yönünden yapılan incelemede; "...Bankasya hesap hareketleri yönünden yapılan incelemede, sanığın Bankasya isimli Finans kuruluşunda hesabının bulunduğu, 11.09.2014 tarihinde 14.630 TL tutarında yeni bir katılım hesabı açtırdığı görülmüştür. Sanığın Bankasya hesapları üzerinde bilirkişi tarafından inceleme yapılmış 10.09.2019 tarihli raporda, sanığa ait hesabın 12.02.2001 tarihinde açıldığı, 11.09.2014 tarihinde katılım hesabı açıldığı, ancak bu hesabın vadesi beklenmeden 20.10.2014-27.01.2016 tarih aralığında hesaptan peyderpey çekilerek kişinin ihtiyaçları doğrultusunda kullanıldığı belirtilmiştir. Sanığın savunması doğrultusunda alınan 06.11.2019 tarihli ek raporda, sanığın çocuklarına ait okul taksitlerinin rutin olarak banka tarafından ödemesi gerçekleştirildiği belirtilmiştir..." gerekçesine yer verildiği görülmüştür. Bu itibarla, davacının Bank Asya'ya para yatırmış olmasının aleyhine delil olarak değerlendirilmesi mümkün olmamakla birlikte davacı hakkındaki diğer tespitlerin irtibat ve iltisak için yeterli olacağı gerekçesiyle çoğunluk kararının bu kısmına gerekçe yönünden katılmıyoruz.