Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2021/4742 E. 2024/20816 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2021/4742
- Karar No
- 2024/20816
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2021/4742 Karar No : 2024/20816
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av....
Karşı Taraf (Davalı) : ...Bakanlığı /... Vekili : Av....
İstemin Özeti : Davacı tarafından, 7145 sayılı Kanun ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığının ... tarih ve... sayılı kararının iptali ile statü dışında geçirdiği sürelere ilişkin özlük haklarının ödenmesi gereken sürelerden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ...İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Savunma hakkı tanınmadan tesis edilen kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu, askeri okula örgüt yönlendirmesiyle girmediği, milli güvenlik aleyhine hiçbir faaliyetin içerisinde yer almadığı, "Ümit Mesulü" olarak adlandırılan kişilerin, örgütle alakası olmayan askeri personeli geri kazanmaya yönelik faaliyette bulunan örgüt görevlisi olduğu, kendisine hizmet adı veren yapıyla irtibat kurduğu dönemin 17 25 Aralık döneminden çok önceki tarihlere dayandığı ve o dönem yaşının küçük olduğu, sonrasında yapıdan uzak durduğu, Anayasal sadakat yükümlülüğünü ihlal etmediği, kamu görevinden çıkarılmasının ölçülülük ilkesine aykırı olduğu, masumiyet karinesinin ve suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır. Bununla birlikte, hakkında yürütülen ceza yargılaması sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sabit görülerek hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilen davacının, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması suretiyle cezasından indirim yapıldığı ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği görülmüştür. Masumiyet karinesi ilkesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, ilgilisi lehine veya aleyhine bir sonuç doğurmayacağı açık olmakla birlikte, ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak, ceza yargılaması sırasında elde edilen delillerin, ilgililerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi noktasında ayrıca değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Bu bağlamda, anılan ceza mahkemesi kararında; "...sanığın kullanımında olduğu değerlendirilen ...numaralı GSM hattının Elazığ ilinde bulunan sabit hat- ankesörlü hatlardan 2012 yılında 13 grup ardışık olarak arandığının tespit edildiği, bu aramaların ... isimli kişiler ile ardışık olarak yapıldığı, bu aramaların bir çoğunun periyodik arama niteliğinde olduğu, Sanığın kullanımında olduğu değerlendirilen... numaralı GSM hattının 2013-2016 yılları arasında Kırklareli, Edirne ve Erzurum illerinde bulunan sabit hat- ankesörlü hatlardan 6 grup ardışık olarak arandığı, bu aramaların ... isimli kişiler ile ardışık arama şeklinde olduğu, bu hat üzerinden yapılan aramalarda şifreli arama yönteminin kullanıldığının tespit edildiği, ... isimli şahsın 19/01/2020 tarihinde müdafi eşliğinde verdiği ifadede sanık hakkında özetle '... şahıs ve ... şahıs 17-25 Aralık olaylarından sonraki görüşmelerimizde... ve bana FETÖ örgütünden olup da sonradan gelmemeye başlayan askeri personellerin isimlerinden bahsetmeye başladılar. Bu kişileri ÜMİT denilen bir grup olarak anlattılar. ... ÜMİT isimli gruptaki askeri personellerin isimleri hatırladığım kadarıyla ...Sağlık Astsubay...dür' şeklinde beyanda bulunduğu ve 20/01/2020 tarihinde yaptırılan fotoğraftan teşhiste sanığı kesin ve net olarak teşhis ettiği, Sanık mahkememizde yaptığı savunmasında özetle, eski ifadelerini tekrar ettiğini, bu örgütle yaşanan bu süreçlerden çok önce irtibatının olduğunu, irtibatının ortaokulda iken ders çalışma ile başladığını, ilerleyen süreçlerde irtibatının zayıfladığını ve eşi ile evlendikten sonra 2014 yılından sonra hiç irtibatının olmadığını, bu örgütle temasının olduğu dönemde kendisinin periyodik olarak aranarak görüşmeye çağırdıklarını, grup olarak bir iki defa görüştüğünü, bu grupta... isimli kişinin de olduğunu, kendisine ... Kod adının verildiğini ancak bu kod adını çok kullanmadığını, himmet- kurban gibi bağışlar yapmadığını, etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istediği..." şeklindeki tespit ve beyanlar bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 11/12/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.