Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2021/45 E. 2024/17631 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2021/45
- Karar No
- 2024/17631
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2021/45 Karar No : 2024/17631 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ... Karşı Taraf (Davalılar): 1- ... Kurumu Genel Müdürlüğü / ... Vekili : Av. ... 2- ... Bakanlığı / ... Vekili : Av. ... İstemin Özeti: Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesinin (B) fıkrasının 9. bendi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Çocuğunu Devletin teşvik verdiği özel okula gönderdiği, dernek üyeliğinin Kurum havuzuna indirimli götürmesinden, hastalık durumunda kan tedarik etmesinden ve çalışmakta olduğu fabrikada işçi derneği olarak sadece bu derneğin olmasından kaynaklı olduğu, Bank Asya’daki hesabının kredi kartı ve taksit hesabından ibaret olduğu, satın aldığı televizyon için en uzun ve en uygun fiyatlı alışveriş kredisinin Bank Asya tarafından verildiğini, Kimse Yok Mu Derneği’ne insani duygularla yardım ettiği ve terörü finanse etmek maksadıyla hareket etmediği iddia edilmektedir. Davalı İdarelerin Savunmalarının Özeti: Bölge İdare Mahkemesi kararında usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi: ... Düşüncesi: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır. Davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile davacının üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğinin sabit olmaması nedeniyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/2-(e) maddesi uyarınca beraat kararı verildiği ve söz konusu kararın istinaf edilmeden kesinleştiği görülmüştür. Öte yandan, bir kamu görevlisi hakkında terör örgütüne üyelik ve mensubiyeti olmasa da bu terör örgütü ile iltisaklı veya irtibatlı olması nedeniyle kamu görevinden çıkarılmasına yönelik olağanüstü idari tedbirin uygulanabilmesi karşısında, anılan kamu görevlisi hakkında "silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan açılan ceza davasında beraat kararı verilmiş olmasının, ilgili hakkında anılan olağanüstü tedbirin hukuka uygunluğu yönünden yürütülen yargılama faaliyeti için bağlayıcı olmayacağı açıktır. Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin anılan kararında yer alan; "...Tanık A. O. kovuşturma aşamasında 08/11/2023 tarihinde mahkememizde vermiş olduğu beyanında: "Bana huzurda SEGBİS vasıtasıyla göstermiş olduğunuz sanık ...'ı tanıyorum, ben daha önceki ifademde de belirtmiştim, kaldığımız evlerde bu şahsı görüyordum, ben ... Merkezde öğrenciyken 2014-2015 yılları arasında kalmıştım, bu kaldığımız ev cemaate ait bir evdir, sanığın örgüt içi görevini bilmiyorum ama sima olarak görmüştüm, eve hangi amaçla geldiğini bilmiyorum, sanık eve gelince bizimle muhabbet ederdi, B. M. bizim ev abisiydi, sanık B. ile daha çok konuşuyordu, evde çay götürüp çay getiriyorduk, o yüzden bu kişi ile alakalı bir bilgim yoktur, sanığın örgütte ne konumda olduğunu bilmiyorum. Önceki ifademde ev abisinin üstü bir pozisyondaydı desem de şuan için kesin net bir şey diyemiyorum. Sıfatının ne olduğunu bilmiyorum, ben sanığın makine kimyada çalıştığını hatırlıyorum, benim hakkımda fetö yargılaması yapıldı, sonuç olarak 1 yıl denetimli serbestlik aldım, etkin pişmanlıktan faydalandım. Benim sanık hakkındaki bilgim ve görgüm bundan ibarettir. Tanıklık için ücret talebim yoktur. Sanık eve geldiğinde camların slikonlarına bakardı, kapılar gıcırdıyor mu diye onları kontrol ederdi, erzak getirme ya da para yardımını görmedim. Huzurda verdiğim ifadelerim doğrudur, ben sanığın B. M.dan daha üst pozisyonda birisi olduğuna dair beyanım kendi anladığım kadarıylaydı, yoksa bizzat şahit olduğum herhangi bir durum olmadı."..." şeklindeki tanık beyanı dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçe eklenmek suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 11/11/2024 tarihinde, esasta oybirliğiyle, gerekçede oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. (X) GEREKÇEDE KARŞI OY : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesinin (B) fıkrasının 9. bendi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı, davacı hakkında silahlı terör örgütüne (FETÖ/PDY) üye olma suçundan açılan kamu davasında ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla beraatine hükmedildiği, söz konusu kararın istinaf edilmeden kesinleştiği görülmüştür. Davacının beraatine karar verilen ve kesinleşen ceza mahkemesi kararında yer alan bilirkişi raporunda, "...Sanık,...'ın, Asya Katılım Bankası A.Ş.'nin Şubeleri nezdinde bulunan hesabının, 16.02.2009 Tarihinde açılmış olduğu, dosyada mevcut ekstre kayıtları dikkate alındığında, hesaba ilişkin inceleme döneminin; 2013 yılının tamamına ilişkin hesap hareketleriyle, hesabın en son hareket gördüğü 21.07.2016 Tarihine kadar olan süreci kapsayan hesap hareketlerinin, incelenmesinde; Hesabin, ilk açıldığı 16.02.2009 Tarihinden itibaren aktif olarak kullanıldığı, inceleme dönemini kapsayan 2013 yılına ait hesap hareketleriyle, hesabın en son hareket gördüğü 21.07.2016 Tarihi aralığında, hesap üzerinde açılan herhangi bir katılım hesap açılması işlemine rastlanılmadığı, İhtiyaç odaklı çalıştırıldığı, belirlenen hesabın, tümüyle cari mevduat şeklinde işletildiği, bu hesabın çalışma şekline uygun olarak, kişinin bankadan kullandığı ihtiyaç kredisine ilişkin taksitlerin, 21.07.2014 ile 20.06.2016 Tarihi aralığını kapsayan taksit ödemelerinin yapıldığı, Talimat tarihinden önceki dönemde başlamak üzere en son hareket gördüğü 21.07.2016 Tarihi aralığını kapsar şekilde; hesaba çeşitli şekillerde paraların yatırıldığı, yatan bu paralarla kişinin ihtiyaçlarının görüldüğü..." tespitlerine yer verildiği, dava dosyasında bu tespitlerin aksine dair bilgi ve belge bulunmadığı anlaşılmakla, davacının Bank Asya'ya para yatırmış olmasının aleyhine delil olarak değerlendirilmesi mümkün olmamakla birlikte davacı hakkındaki diğer tespitlerin irtibat ve iltisak için yeterli olacağı gerekçesiyle çoğunluk kararın bu kısmına gerekçe yönünden katılmıyorum.