Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2021/3286 E. 2024/16668 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2021/3286
- Karar No
- 2024/16668
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2021/3286 Karar No : 2024/16668 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı / ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ...... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davalı idare bünyesinde görev yapmakta iken 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair ... tarihli ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istenilmektedir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ...0 tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; davacının, ByLock isimli örgüt içi kriptolu haberleşme sistemini kullanmadığı, örgütle irtibatlı olduğu yönünde hukuken kabul edilebilir herhangi bir bilgi, belge, tanık ifadesi, ihbar, şikayet, kurum kanaati ve emniyet tespitinin bulunmadığı, örgütle iltisaklı olması sebebiyle kapatılan dernek, vakıf veya sendikalara üyelik kaydı olmadığı anlaşılmış olup salt olarak Cihan Medya Dağıtım A.Ş.'ye ödeme yapılması ve Kimse Yok Mu Derneği isimli derneğe sms ile para gönderilmesinin FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne irtibat veya iltisakı göstermeyeceği kanaati hasıl olduğundan, davacının göreve iade edilmesi talebiyle yaptığı başvurunun reddine dair dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davalı idare tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:... K:... sayılı kararıyla; davacının Bank Asya'da 27/01/2014 tarihinde hurda altın alımı gerçekleştirmek suretiyle altın hesabı açtığı, 24/09/2014 tarihinde hurda altın alımı, 22/07/2014, 17/11/2014, 19/12/2014 ve 15/04/2015 tarihlerinde döviz alım işlemleri yaptığı, yine davacının adı geçen bankada 09/04/2012 tarihinde açtığı hesabın bakiyesi 2013 yılı Aralık ayında 2.046,33 TL iken, 2014 yılı Eylül ayında 5.495,82 TL'ye yükseldiği, 2015 yılı Nisan ayında 2.173,59 TL'ye düştüğü, bankanın TMSF'ye devir edildiği 2015 yılı Mayıs ayında hesabın bakiyesinin 122,64 TL olduğu, bu tarihten sonraki aylık hesap bakiyelerinin ise, daha düşük miktarlarda olduğu, dolayısıyla davacının 25/12/2013-29/05/2015 tarihleri arasında yeni bir altın hesabı açarak hurda altın alımı gerçekleştirdiği ve TMSF'ye devir edildiği 29/05/2015 tarihinden sonra da bankayı aktif olarak kullanmadığı görülmekle, örgüt liderinin talimatından sonraki süreçte anılan bankaya finansal destek/yardım sağladığı, FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle TMSF'ye devredilen Cihan Medya Dağıtım A.Ş.'ye 06/01/2014-03/03/2016 tarihleri arasında toplam 1.677,46 TL ödeme bilgisinin bulunduğu, İçişleri Bakanlığı Dernekler Dairesi Başkanlığından edinilen bilgilere göre, FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan Kimse Yok Mu Derneği'ne 04/02/2014-03/10/2014 tarihleri arasında SMS yolu ile para gönderdiği, bu verilerin yanı sıra, en son görev yaptığı birim tarafından davacının FETÖ/PDY terör örgütü içerisinde çok üst düzey yetkili olduğu ve anılan örgüt ile bağlantısı-ilişkisi olduğu yönünde değerlendirmenin bulunduğu hususları, Bank Asya hesabı ile birlikte değerlendirildiğinde davacının FETÖ/PDY ile en az iltisak ve irtibat düzeyinde ilişkisinin olduğunu sonucuna ulaşılmıştır. Belirtilen gerekçe istinaf başvurusunun kabulüne, Mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; 2012 yılının Nisan ayında faizsiz bankacılık olduğu için Bank Asya'da hesap açtığı, ev alacağı için konut kredisini bu bankadan çektiği, ev kredisi ödemesini 2000-TL olarak taksit halinde her ay ödediği, 2014 yılı başında kredi ödemesinde sıkıntı çektiği için bir kereye mahsus hurda altın hesabı açtırarak ve bu hesaptaki altını bozdurarak kredi tutarı karşılığında parayı yatırarak kredi ödemesine devam ettiği, hesap artışının nedeninin bu olduğu, döviz alımlarında hurda altın hesabındaki cüzi miktar altının bozdurulmasıyla olduğu, dışarıdan bir para girişi olmadığı, kredi borcunun 2015 yılı Nisan ayında bitmesiyle bankadaki hesabını kullanmadığı, Cihan Medya A.Ş.'ye yapılan ödeme ve Kimse Yok mu Derneği'ne SMS gönderiminin kamu görevinden çıkarılmasında gerekçe olamayacağı, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının eksik inceleme nedeniyle bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY ve İLGİLİ MEVZUAT: Türkiye'de 15 Temmuz 2016 gecesi, kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak isimlendiren bir grup Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu tarafından, demokratik biçimde halk tarafından göreve getirilen Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla darbe teşebbüsünde bulunulmuş, bu teşebbüs Türk Milleti tarafından akamete uğratılmıştır. Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 118. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından 20/07/2016 tarihli toplantıda yapılan değerlendirmede, darbe teşebbüsünün TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından başlatıldığı, bu örgütün kuruluş aşamasından itibaren etkisi altına aldığı eğitim kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, medya kuruluşları, ticari kuruluşlar ve kamu görevlileri aracılığıyla Milleti ve Devleti kontrol altında tutmayı amaçladığı belirtilmiştir. MGK'nın anılan toplantısında "demokrasinin, hukuk devleti ilkesinin, vatandaşların hak ve özgürlüklerinin korunmasına yönelik tedbirlerin etkin bir şekilde uygulanabilmesi amacıyla" Hükûmete olağanüstü hâl ilan edilmesi tavsiyesinde bulunulması hususu kararlaştırılmıştır. Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu 20/07/2016 tarihinde, ülke genelinde 21/07/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir. Anılan karar 21/07/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve aynı gün TBMM tarafından onaylanmıştır. 01/09/2016 tarih ve 29818 sayılı (Mükerrer) Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 672 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Kamu Personeline İlişkin Alınan Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde Kararname'nin ''Kamu personeline ilişkin tedbirler'' başlıklı 2. maddesinde: ''(1) Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya (Anayasa Mahkemesi'nin 24/06/2021 tarih ve E:2018/81, K:2021/45 sayılı kararıyla 7080 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 1. maddesinin 1. fıkrasının birinci cümlesinde yer alan "...üyeliği, mensubiyeti veya..." ibaresinin iptaline karar verilmiştir.) iltisakı yahut bunlarla irtibatı olan; a) Ekli (1) sayılı listede yer alan kişiler kamu görevinden ... başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın çıkarılmıştır. Bu kişilere ayrıca herhangi bir tebligat yapılmaz. Haklarında ayrıca özel kanun hükümlerine göre işlem tesis edilir.'' hükmüne yer verilmiştir. Davacı, vergi müfettişi olarak görev yapmakta iken, 672 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Kamu Personeline İlişkin Alınan Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılmıştır. Göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvuru, Komisyonun ...tarih ve .../... sayılı işlemi ile reddedilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin, “meslekten veya kamu görevinden çıkarılmasına" ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğindedir. AİHM "demokratik bir devletin, memurlarından Anayasal prensiplere sadakat göstermesini isteme hakkı bulunduğunu" belirtmektedir (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 52; Volkmer/Almanya (k.k.), B. No: 39799/98, 22/11/2001; Petersen/Almanya, B. No: 39793/98, 22/11/2001). AİHM'e göre "kamu çalışanlarının devlete sadık kalmaları genel yararı korumakla ve güvence altına almakla yükümlü devlet otoriteleri ile çalışmalarının doğasında bulunan bir şarttır." (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 57; Žičkus/Litvanya, B. No: 26652/02, 07/04/2009, § 28). Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara iltisak veya bunlarla irtibat, kamu görevlilerinin Devlete sadakat yükümlülüğünü yitirildiğini ortaya koyan ve bahse konu olağanüstü tedbirin uygulanmasını gerektiren hâllerdir. Anayasa Mahkemesi 14/11/2019 tarih ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır. Davacı tarafından, FETÖ/PDY örgütü ile bir irtibatının bulunmadığı, Bank Asya'ya örgüt talimatıyla para yatırmadığı, faizsiz bankacılık olduğu için tercih ettiği ve 2012 yılı Nisan ayında ev satın almak için kredi kullandığı, Cihan Medya A.Ş,'ye yapılan ödemenin ve Kimse Yok mu Derneğine gönderilen SMS'in 17/25 Aralık tarihinden öncesine ait olduğu, hakkındaki kurum kanaatine ilişkin dosyaya bir bilgi ibraz edilmediği ileri sürülerek bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının göstergelerinden biri olarak; davacının Bank Asya'da 27/01/2014 tarihinde hurda altın alımı gerçekleştirmek suretiyle altın hesabı açtığı, 24/09/2014 tarihinde hurda altın alımı, 22/07/2014, 17/11/2014, 19/12/2014 ve 15/04/2015 tarihlerinde döviz alım işlemleri yaptığı, yine davacının adı geçen bankada 09.04.2012 tarihinde açtığı hesabın bakiyesi 2013 yılı Aralık ayında 2.046,33 TL iken, 2014 yılı Eylül ayında 5.495,82 TL'ye yükseldiği, 2015 yılı Nisan ayında 2.173,59 TL'ye düştüğü, bankanın TMSF'ye devir edildiği 2015 yılı Mayıs ayında hesabın bakiyesinin 122,64 TL olduğu, bu tarihten sonraki aylık hesap bakiyelerinin ise, daha düşük miktarlarda olduğu, dolayısıyla davacının 25/12/2013-29/05/2015 tarihleri arasında yeni bir altın hesabı açarak hurda altın alımı gerçekleştirdiği ve TMSF'ye devir edildiği 29/05/2015 tarihinden sonra da bankayı aktif olarak kullanmadığı tespitlerine yer verilmiş ve söz konusu hesap hareketlerinin FETÖ/PDY terör örgütünün Bank Asya'ya mali destek yapılmasına dair talimatıyla uyumlu olduğu, davacı tarafından anılan Banka'ya finansal destek sağlandığı değerlendirmesinde bulunulmuştur. Davacı tarafından bahse konu hesabın ilk olarak örgüt talimatı tarihinden önce 09/04/2012 tarihinde açıldığı, 31/12/2013 tarihinde hesap bakiyesi 2.046,33-TL iken 15/01/2014 tarihinde hesabına 2.100,00 TL para yatırdığı görülmüş ise de; hesabını açtırdığı tarihten itibaren sürekli ve rutin bir şekilde kullandığı, 02/05/2012 tarihinde konut kredisi çektiği ve 36 taksit olarak geri ödemesinin bulunduğu, aylık ödeme başlangıcının 2012 yılı Haziran ayı olduğu ve son ödeme tarihinin ise 04/05/2015 olduğu, 27/01/2014 tarihinde altın katılım hesabı açıldığı ancak bankaya para girişi olmadan hesabında bulunan para ile açıldığı ve TMSF'ye devir sonrasında da bu katılım hesabının açık olduğu, 17/11/2014, 19/12/2014, 15/04/2015 tarihlerinde gerçekleşen döviz alımlarınında bu altın hesabındaki para ile alındığını beyan ettiği ve aylık kredi taksit ödemesinde zorlandığı için ödemesini bu şekilde yaptığını beyan ettiği, proje geri ödemesi (konut kredi ödemesi) tarihlerinde bu paranın çekildiğinin görüldüğü, hesaptaki paranın çekilmesinin bankanın TMSF 'ye devrinden önce gerçekleştiği, davacı tarafından bu işlemin konut kredisi ödemesi nedeniyle yapıldığının beyan edildiği, taksit ödemelerinin 4 Mayıs 2015 tarihinde bitmesinden sonra da kart ödemelerinin bulunmasına karşın, davacının örgüt liderinin talimatıyla hareket ettiğinin söylenebilmesi için 2014 yılı öncesi banka hesap hareketleri ile 2014 yılı hesap hareketlerinin kıyaslanması ve anılan Bankanın TMSF'ye devrinden sonraki hesap hareketlerinin de değerlendirilmeye esas alınması gerektiği halde Bölge İdare Mahkemesince, sadece 2014 yılı ve 2015 yılı başındaki hesap hareketleri nazara alınarak eksik inceleme ile irtibat ve iltisak değerlendirmesi yapıldığı anlaşılmaktadır. Davacının yukarıda aktarılan beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafından Bank Asya'daki bankacılık işlemlerinin terör örgütü liderinin talimatı doğrultusunda örgütsel amaçla yapıldığına dair somut bir tespitin bulunmadığı anlaşıldığından, Bank Asya hesap hareketlerinin, davacının FETÖ ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilemeyeceği sonucuna varılmıştır. Öte yandan, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında, davacının, FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatı bulunduğu sonucuna ulaşılırken; FETÖ/PDY'ye aidatı, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle TMSF'ye devredilen Cihan Medya A.Ş.'ye 06/01/2014-03/03/2016 tarihleri arasında toplam 1.677,46-TL ödemede bulunduğu tespitlerine yer verilmiş ise de, söz konusu ödemelerin mahiyetinin bilinmediği, devamlılığı konusunda da dosyada herhangi bir bilgi bulunmadığı, anılan ödemelerin örgüte yardım veya örgüte müzahir yayınlara abonelik amacıyla yapıldığına yönelik somut bir bilgi ve belgenin bulunmadığı anlaşıldığından, söz konusu ödemelerin davacının FETÖ/PDY terör örgütüne irtibat ve iltisakının tespiti açısından yeterli delil niteliğinde olmadığı sonucuna varılmıştır. Ayrıca, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan Kimse Yok Mu Derneği'ne 04/02/2014-03/10/2014 tarihleri arasında SMS yoluyla para gönderdiği bilgisi ile son görev yaptığı birim tarafından, davacı hakkında FETÖ/PDY terör örgütü ile ilişkisi olduğu yönünde değerlendirme yapıldığı hususları temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat veya iltisakı noktasında hükme esas alınmış ise de, Kimse Yok Mu Derneği'ne SMS ile gönderilen paraların insani duygularla bağış amacı dışında örgüte mali destek sağlamak amacıyla yapıldığına dair dava dosyasında herhangi bir somut tespit bulunmadığı; davacı hakkında kurumu tarafından yapılan ve somut herhangi bir tespit veya veri içermeyen değerlendirmenin ise salt bu haliyle, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat veya iltisakı bulunduğuna ilişkin başkaca somut bilgi ve belge ile desteklenmedikçe anılan örgüt ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan nitelikte bir delil olarak değerlendirilemeyeceği sonucuna varılmıştır. Diğer taraftan, dosyanın incelenmesinden, yukarıda belirtilen hususlar dışında, davalı idarece dava dosyasına davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı olduğuna dair başkaca bir bilgi ve belgenin sunulmadığı görülmüştür. Bu durumda, yukarıdaki tüm tespit ve değerlendirmeler dikkate alındığında, dava konusu işlemin iptali yönündeki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulüne, Mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine ilişkin temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesi kararında hukuki isabet görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne; 2. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulüne, Mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine ilişkin temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 31/10/2024 tarihinde gerekçede oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. (X) GEREKÇEDE KARŞI OY : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarihli ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Dosyanın incelenmesinden, Olağanüstü Hal Komisyon Kararında, Kurumu tarafından Komisyona intikal ettirilen personel bilgi dosyasında, "FETÖ/PDY Terör örgütü içerisinde çok üst düzey yetkili olduğu" yönünde bilgi olduğu görüldüğünden, personel bilgi dosyasının aslı onaylı örneğinin mahkemece getirilerek; diğer bilgi ve belgelerle tekrar değerlendirmek üzere bozulması gerektiği oyuyla gerekçe yönünden karara katılmıyorum.