Danıştay · 5. Daire

Danıştay 5. Daire 2021/3090 E. 2024/16763 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
5. Daire
Esas No
2021/3090
Karar No
2024/16763

T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2021/3090 Karar No : 2024/16763 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ... Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ... Vekili : Av. ... İstemin Özeti : Davacı tarafından, 7145 sayılı Kanun'un 26. maddesiyle 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen geçici 35. madde uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı davalı idare işleminin iptali ile işlem sebebiyle uğradığı zarara karşılık fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 500,00-TL tazminata hükmedilmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Terör örgütü ile bağının olmadığı, Bank Asya'da hesabının bulunmadığı, maddi destek sağlamadığı, herhangi bir yayına aboneliği bulunmadığı, terör örgütüne üye olma suçundan ceza yargılamasının derdest olduğu, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesinin ihlal edildiği, savunma hakkını kullanamadığı, örgütle bağlantılı olduğuna ilişkin belge bulunmadığı, ankesörlü telefonla kimin aradığından bilgisi olmadığı,3 kez arandığı, bu 3 aramadan sonra telefonunu kapattırdığı, bu hususta iradesinin net olduğu, bu kişi yada kişilerle görüşmek istemediği, daha sonra aldığı telefonun ise ankesörlü hattan aranmadığı iddia edilmektedir. Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır. Bununla birlikte, hakkında yürütülen ceza yargılaması sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile; FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sabit görülerek hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilen davacının, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması suretiyle cezasından indirim yapıldığı ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği görülmüştür. Masumiyet karinesi ilkesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, ilgilisi lehine veya aleyhine bir sonuç doğurmayacağı açık olmakla birlikte, ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak, ceza yargılaması sırasında elde edilen delillerin, ilgililerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi noktasında ayrıca değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Bu açıdan, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; "...... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından aldırılan ...tarihli bilirkişi raporunda ... ... numaralı hattın sanığın kullanımında olduğu, Samsun ve İstanbul illerinde bulunan kontörlü ve ankesörlü telefonlardan arandığı, sanığın 02/09/2013 tarihinde Samsun ilinde bulunan ... numaralı sabit hattan M.K. ile ardışık arandığı, Samsun mahrem yapılanması içerisinde yer alan ve sanığın anlatımında da geçen M.E. ile 06/09/2013 tarihinde görüşme kaydının bulunduğu tespit edilmiştir. ... sanık ...''nun Fetö/Pdy silahlı terör örgütünün askeri mahrem yapılanması içerisinde "öğrenci" konumunda bulunduğu, ikrar niteliğindeki beyanları ile sabit olduğu üzere, kendisinden örgütsel anlamda sorumlu bulunan "mahrem abi" denilen kişilerle görüştüğü, bu dönemlerde mahrem yapıdaki öğrenci konumunun getirdiği sorumluluklar anlamında azami gizlilik içerisinde şahsına özel olarak ya da yapı anlamında eşdeğer konumda bulunan birkaç askeri öğrenci için düzenlenen sohbet adı altındaki örgütün ve elebaşısının dini terimlerle ideolojisinin aşılandığı sohbet toplantılarına katıldığı, yine kendisinden sorumlu bulunan ve kod isim kullanan "abi (mahrem imam)" diye tabir edilen kişilerin telkinleri ve talimatları ile hareket ettiği, ..." şeklindeki beyan ve tespitlerin, bakılmakta olan dava dosyasındaki bilgi, belge ve tespitlerle birlikte değerlendirilmesinden, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisaklı ve irtibatlı olduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda yer verilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderlerinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 31/10/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Atıf: Danıştay 5. Daire, E. 2021/3090, K. 2024/16763, www.arakarar.com/karar/danistay-5-daire-2021-3090-e-2024-16763-k-a115069c5292