Danıştay · 5. Daire

Danıştay 5. Daire 2021/2662 E. 2024/16756 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
5. Daire
Esas No
2021/2662
Karar No
2024/16756

T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2021/2662 Karar No : 2024/16756 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ... Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ... Vekili : Av. ... İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığı'nın ...tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Olağanüstü hal kalktıktan sonra 375 sayılı KHK'nın geçici 35. maddenin de süresinin dolduğu, süresi geçtikten sonra bu maddeye dayanılarak tasarrufta bulunulmasının mümkün olduğu, ardışık arama nedeniyle soruşturma başlatıldığı ve bu husus dayanak alınarak işlem tesis edildiği, ancak ceza yargılamasında ardışık aranmasının olmadığı hususunun tespit edildiği, masumiyet karinesinin ihlal edildiği kararın hukuka uygun olmadığı iddia edilmektedir. Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi: ... Düşüncesi: Temyiz isteminin reddi ile İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır. Bununla birlikte, hakkında yürütülen ceza yargılaması sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile; FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sabit görülerek hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilen davacının, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması suretiyle cezasından indirim yapıldığı ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği görülmüştür. Masumiyet karinesi ilkesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, ilgilisi lehine veya aleyhine bir sonuç doğurmayacağı açık olmakla birlikte, ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak, ceza yargılaması sırasında elde edilen delillerin, ilgililerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi noktasında ayrıca değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Bu açıdan, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ...Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:...sayılı kararında;"... sanığın 2010 yılında Lise 3. Sınıfta Balıkesir'de bulunan Fetö/Pdy ile iltisaklı ... Dershanesine gittiği, örgütle bağının bu şekilde oluştuğu, bu dönemde kendisinden ... kod M.Z.U. ve ... isimli şahsın sorumlu olduğu, 2011 yılında Askeri Sınavları kazanınca M.Z.U'.nun kendisine gizliliğe riayet etme amaçlı namazları ima olarak göz hareketleri ile kılınması, cumalara gidilmemesi, bulunduğu ortamlarda dindar olarak göstermemesi şeklinde kendisine talimatlar verildiği, askeri okul döneminde 2 yıl süre ile ... isimli şahıs ve ... kod M.Z.U. isimli mahrem imamlarla gizli görüşmeler gerçekleştirdiği, mahrem imamların kendisiyle irtibatı örgütün haberleşme yöntemi olan ankesör/sabit hatlar aracılığıyla gerçekleştirdiği, askeri okul sonrası Ankara ilindeki MEBS okulundaki sınıf eğitimi esnasında M.Z.U. tarafından başka örgüt üyesine devredildiği, 2014 yılında Hakkari ili Şemdinli İlçesine atandığı, burada görev yaptığı dönemde mahrem imam Ö.Ç.'ye devredildiği, Van iline giderek 2015 yıl yaz aylarına kadar bu şahısla gizli görüşmeler gerçekleştirdiği, bu şahsın da irtibatı ankesörlü telefonlardan sağladığı, bu şekilde sanığın lise, askeri okul dönemi, Ankara eğitim dönemi ve tayin olduğu yerde Fetö/Pdy terör örgütü mensupları ile irtibatlandırıldığı, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün mahrem yapılanması içerisinde yer alan imamlar tarafından askeri personel içerisinde yer alan elemanlarının gizlenmesi, açığa çıkmaması amacıyla uyguladığı tedbir mahiyetinde olan ankesörlü - kontörlü telefonlar aracılığıyla sanığa ait olan cep telefonunun periyodik ve ayrıca başka askeri personellerle ardışık olacak şekilde aranmak suretiyle örgütün gizli haberleşme yöntemi ve örgütün askeri yapılanmasına dahil olduğu anlaşılmakla ..." şeklindeki beyan ve tespitlerin, bakılmakta olan dava dosyasındaki bilgi, belge ve tespitlerle birlikte değerlendirilmesinden, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisaklı ve irtibatlı olduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda yer verilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 31/10/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Atıf: Danıştay 5. Daire, E. 2021/2662, K. 2024/16756, www.arakarar.com/karar/danistay-5-daire-2021-2662-e-2024-16756-k-d9f64c5b1152