Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2021/1754 E. 2023/20655 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2021/1754
- Karar No
- 2023/20655
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2021/1754 Karar No : 2023/20655 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı):... Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ... Vekili : Hukuk Müşaviri ... İstemin Özeti : 679 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ...sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Uyuşmazlıkta ceza hukuku ilke ve güvencelerinin uygulanması gerektiği, FETÖ/PDY’nin ilk kez hukuken terör örgütü olarak kabul edildiği tarih öncesi için kendisine herhangi bir sorumluluk yöneltilemeyeceği, irtibat ve iltisak kavramlarının hukuki dayanağının bulunmadığı, kamu görevine son verildiği tarihte mevcut olmayan delil ve tespitlerin aleyhine sonuç doğurmayacağı, ByLock kullanıcısı olmadığı, ayrıca uygulamanın münhasıran terör örgütü mensuplarınca kullanılan bir iletişim aracı olduğu iddiasının gerçeği yansıtmadığı, istihbarı bilgilerin delil niteliği taşımadığı, hukuka aykırı olarak elde edilen delillerin dikkate alınamayacağı, uyuşmazlığa bakan Mahkemenin kurulma ve yetkilendirilme sürecinin tabii hâkim ilkesine uygun olmadığı, savunma hakkı tanınmadan tesis edilen kamu görevinden çıkarılma işleminin hukuka aykırı olduğu, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, masumiyet karinesinin, suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin ve Anayasa ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi hükümlerinin ihlal edildiği iddia edilmektedir. Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi: ... Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildikten sonra, gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır. Öte yandan; temyizen incelenen Bölge İdare Mahkemesi kararı ile hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında, davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçu kapsamında yürütülen kovuşturma neticesinde ... Ağır Ceza Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile hapis cezasına hükmedildiğine ilişkin gerekçeye yer verilmiş ise de, UYAP üzerinden yapılan incelemede, söz konusu mahkumiyet hükmünün temyiz incelemesi neticesinde Yargıtay (...) .... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla bozulduğu...Ağır Ceza Mahkemesince yeniden yapılan yargılamada verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararla davacı hakkında hükmünün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği ve söz konusu kararın 22/12/2021 tarihinde kesinleştiği görülmekte ise de, masumiyet karinesi ilkesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, ilgilisi lehine veya aleyhine bir sonuç doğurmayacağı açık olmakla birlikte, ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak, ceza yargılaması sırasında elde edilen delillerin, ilgililerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi noktasında ayrıca değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Bu itibarla; etkin pişmanlıktan yararlanan, tanıdığı örgüt mensupları ile ilgili beyan vererek teşhiste bulunan, kendisinden sorumlu mahrem imam hakkında ve telefonuna bylock programı yükleyen kişi hakkında beyan veren, Bylock programının kullancısı olduğuna yönelik ikrarda bulunan davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının kendi samimi ikrarı ile ortaya konulduğu anlaşılmaktadır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 27/12/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.