Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2021/1163 E. 2024/13109 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2021/1163
- Karar No
- 2024/13109
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2021/1163 Karar No : 2024/13109 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ... Karşı Taraf (Davalı) : ... Üniversitesi Rektörlüğü / ... Vekili : Av. ... İstemin Özeti : Davacı tarafından, 668 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 4. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi ile 668 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 4. maddesinin 8. fıkrasının (d) bendi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına dair Fırat Üniversitesi Yönetim Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Savunma hakkı tanınmadan ve disiplin süreci işletilmeden tesis edilen kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu, adil yargılanma hakkı ve gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği iddia edilmektedir. Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Savunma verilmemiştir. Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır. Öte yandan, her ne kadar İdare Mahkemesi kararında davacının ByLock iletişim sistemini kullandığı hususu aleyhe olacak şekilde hükme esas alınmış ise de; davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan "... bahsi geçen hatta ait ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı, HTS analiz raporu ve CGNAT kayıtlarından bu numaradan ByLock programının diğer sanık ... (davacının eşi) tarafından kullanıldığının tespit edildiği,..." tespitleri dikkate alındığında anılan hususun davacı aleyhine olacak şekilde hükme esas alınamayacağı sonucuna varılmıştır. Bununla birlikte, anılan Mahkeme kararı ile, davacının üzerine atılı FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılmasına yeterli derecede her türlü şüpheden uzak, açık, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gerekçesiyle Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 223/2-(e) maddesi uyarınca beraat kararı verildiği ve söz konusu kararın kesinleştiği görülmüş ise de, olağanüstü hal kanun hükmünde kararnamesi uyarınca bir kamu görevlisi hakkında terör örgütüne üyeliği olmasa da, bu terör örgütü ile iltisaklı ve irtibatlı olması nedeniyle kamu görevinden çıkarılmasına yönelik olağanüstü idari tedbirin uygulanabilmesi karşısında, anılan kamu görevlisi hakkında ''silahlı terör örgütüne üye olmak'' suçundan açılan ceza davasında beraat kararı verilmiş olmasının, ilgili hakkında anılan olağanüstü tedbirin hukuka uygunluğu yönünden yürütülen yargılama faaliyeti için bağlayıcı olmayacağı açıktır. Diğer yandan, davacının eşi ... hakkında ''silahlı terör örgütüne üye olmak'' suçundan yürütülen ceza yargılaması neticesinde ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile "sanık ...'in ikrarları, tanık beyanları, ByLock tespit ve değerlendirme tutanakları, ele geçirilen SD karttaki sanık ile ilgili bilgiler, alınan bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde; sanık ...'in ..., ... ve ... Nolu GSM hatlarından bylock programı kullanmış olması, örgüt içerisinde korunup kollandığı ve bu kapsamda kendisine 2013 yılı komiser yardımcılığı sınav sorularının verildiği, sanığın 17-25 aralık sürecinden sonra da sohbet adı altında örgütsel toplantılara katıldığı, örgüt elebaşının talimatlarına uyarak ve örgütsel gizliliğe riayet ederek eşinin Bank Asya hesabına 01.09.2014 karihinde 28.500 TL para yatırdığı,... '' tespitlerine yer verildiği görülmüştür. Bu durumda, FETÖ'nün evlilik ve aile yaşamına kadar yansıyan faaliyetlerde bulunduğu ve davacının aile birlikteliği içerisinde birlikte yaşadığı eşinin FETÖ silahlı terör örgütü içerisindeki konumu dikkate alındığında, davacının söz konusu örgütün faaliyetlerinden ve eşinin örgüt içerisindeki konumundan haberdar olmamasının, bir kamu görevlisi olarak yürüttüğü meslek itibarıyla sahip olduğu nitelikler ve donanım ile hayatın olağan akışına uygun olmadığı gibi, davacının, eşinin söz konusu örgüt içerisindeki faaliyetlerine muhalefet ettiği yönünde bir delil de bulunmadığı, bu durumun, bir kamu çalışanı olarak Devlete sadakat yükümlülüğü içinde kamu görevini icra etmesi gereken davacı açısından sadakat yükümlülüğünün yerine getirilmesinde şüphenin oluşmasına ve dolayısıyla FETÖ ile irtibat ve iltisakı bulunduğu kanaati oluşmasına neden olan bir delil niteliğinde olduğu ve dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 23/09/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.