Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2021/11407 E. 2024/18215 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2021/11407
- Karar No
- 2024/18215
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2021/11407 Karar No : 2024/18215
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı /... Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : Davacı tarafından, 7145 sayılı Kanunun 26. maddesiyle 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen geçici 35. maddesinin (B) fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının işlem tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte iadesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Kamu görevine son verme gerekçesinin somut dayanaktan yoksun olduğu, hakkında devam eden ceza kovuşturmasına atıf yapılarak davanın reddine karar verilmesi ile masumiyet karinesinin ihlal edildiği, AİHM'nin ve Anayasa Mahkemesi'nin bu konuda verdiği emsal kararlar bulunduğu, ceza kovuşturmasında yer alan iddiaların gerçeği yansıtmadığı, bu iddiaların örgütsel bağı ortaya koymadığı, sabit hatlardan örgüt imamı ile görüşmediği, arayan kişinin kimliğinin tespit edilemediği, arayanın örgüt imamı olduğunun doğrulanmadığı, varsayıma dayalı olarak, somut delille ispatlanmaksızın HTS kaydına dayanıldığı, HTS verilerinin hukuka aykırı delil olduğu, silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesinin ihlal edildiği, dava ve istinaf dilekçesinde ileri sürülen sonuca etkili iddiaların incelenmediği, ne zaman, nerede, ne şekilde örgütle bağlantı kurduğunun, örgüte nasıl katkıda bulunduğunun somut olarak gösterilmediği, adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkı, gerekçeli karar hakkı, özel hayata saygı hakkı, ayrımcılık yasağı, mülkiyet hakkı, suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan ''adli yardım hükmün kesinleşmesine kadar devam eder'' düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. Her ne kadar İdare Mahkemesi tarafından, davacının ...Ağır Ceza Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yargılamasının devam ettiği belirtilmiş ise de, devam eden ceza yargılamasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi masumiyet karinesi gereğince mümkün değildir. Öte yandan, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih E:..., K:... sayılı kararı ile sanığın atılı suçu işlediği sabit olmadığından Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 223/2-(e) maddesi uyarınca beraat kararı verildiği ve bu kararın temyiz incelemesinde olduğu görülmüştür. Bununla birlikte olağanüstü hal kanun hükmünde kararnamesi uyarınca bir kamu görevlisi hakkında terör örgütüne üyelik ve mensubiyeti olmasa da bu terör örgütü ile iltisaklı ve irtibatlı olması nedeniyle kamu görevinden çıkarılmasına yönelik olağanüstü idari tedbirin uygulanabilmesi karşısında, anılan kamu görevlisi hakkında ''silahlı terör örgütüne üye olmak'' veya ''silahlı terör örgütüne yardım etmek'' suçundan açılan ceza davasında beraat kararı verilmiş olmasının, ilgili hakkında bu olağanüstü tedbirin hukuka uygunluğu yönünden yürütülen yargılama faaliyeti için bağlayıcı olmayacağı açıktır. Bu kapsamda, dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki tespitler değerlendirildiğinde ise davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 14/11/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.