Danıştay · 5. Daire

Danıştay 5. Daire 2021/11141 E. 2024/13523 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
5. Daire
Esas No
2021/11141
Karar No
2024/13523
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2021/11141 Karar No : 2024/13523

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekilleri : Av. ...

Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı - ANKARA Vekili : Av. ...

İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ...tarih ve ... sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davanın reddi yolundaki .... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Savunma hakkı tanınmadan tesis edilen kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu, kanun hükmünde kararname ile dava konusu işlemin tesis edilemeyeceği, menfur darbe girişimi ile hiçbir ilgisinin bulunmadığı, Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamındaki haklarının ihlal edildiği, temyize konu kararın hukuka, hakkaniyete, usul ve yasaya aykırı olduğu iddia edilmektedir.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Savunma verilmemiştir.

Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 334. maddesi uyarınca daha önce adli yardım talebi kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildikten sonra gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır. Her ne kadar, ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin istinaf isteminin reddine ilişkin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı davacı tarafından yapılan temyiz başvurusunun ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:... sayılı kararıyla süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiş ise de; 7201 sayılı Tebligat Kanununun " Tebliğ imkansızlığı ve tebellüğden imtina" başlıklı 21. maddesinin 1. fıkrasında yer alan, "Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır." hükmü uyarınca, yukarıda belirtilen istinaf başvurusunun reddine yönelik kararın tebliği aşamasında davacının adresinin kapalı olması nedeniyle komşuya haber verilmeden yapılan tebligatın usulüne uygun olmadığı, 07/05/2021 kayıt tarihli temyiz başvurusunun ise davacının beyan ettiği öğrenme tarihi olan 29/04/2021 tarihinin tebliğ tarihi olarak kabul edilerek yasal süre içerisinde yapıldığı sonucuna varılmış; dava dosyasının temyiz kanun yolu aşamasına ilişkin tekemmülünde herhangi bir noksanlık olmadığı ve yargılamaların olabilecek en hızlı şekilde sonuçlandırılmasına ilişkin usul ekonomisi ilkesi de gözetilerek, ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:... sayılı kararı kaldırıldıktan sonra davacının temyiz başvurusunun, istinaf isteminin reddine ilişkin kısmına yönelik incelenmesine geçilmiştir. Öte yandan, İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan hapis cezası ile cezalandırıldığı belirtilerek hüküm kurulmuş ise de, davacının anılan suçtan mahkumiyet kararı kesinleşmemiş olduğundan, yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi masumiyet karinesi gereğince mümkün değildir. Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... arih ve E:..., K:...sayılı kararında yer alan, "......’nun Asya Katılım Bankası A.Ş. nezdinde kullanılan ... Hesap no lu bir hesabı bulunduğu, hesabın 31.01.2014 tarihinde açıldığı, Asya Katılım Bankası A.Ş. nezdinde kullanılan hesabın 31.12.2013 - 31.05.2015 tarihleri arası bakiye hesap özeti ve hesap hareketleri değerlendirildiğinde 31.01.2014 tarihindeki bakiye tutarın 2.519,66-TL olduğu, 31.05.2015 tarihindeki bakiye tutarın 9.063,15-TL olduğu, hesap hareketlerinin tetkikinde 28.02.2014 - 31.05.2015 tarihleri arasında hesap bakiyelerinde ve hesap hareketlerinde dikkat çekici artışlara rastlanıldığı, Asya Katılım Bankası A.Ş. nezdinde kullanılan hesaba ... tarafından 07.02.2014 tarihinde 9.750,00-TL, 17.03.2014 tarihinde 2.100,00-TL, 21.03.2014 tarihinde 2.200,00-TL, 15.04.2014 tarihinde 2.100,00-TL, 15.05.2014 tarihinde 2.100,00-TL, 16.06.2014 tarihinde 2.100,00-TL, 19.08.2014 tarihinde 5.000,00-TL, 15.09.2014 tarihinde 4.000,00-TL, 10.10.2014 tarihinde 2.000,00-TL, 13.10.2014 tarihinde 5.527,00-TL, 25.08.2015 tarihinde 3.800,00-TL para yatırıldığı, 30.12.2014 tarihinde B.T tarafından 4.000,00-TL ve 30.12.2014 tarihinde S.E.Y tarafından 10.000,00-TL havale gönderildiği, hesap hareketlerindeki ve bakiye tutarlarındaki artışların bu hesaba para yatırılmasından kaynaklandığı, yatırılan paralar ile 28.03.2014 tarihinde 7.483,71-TL, 19.08.2014 tarihinde 2.476,63-TL, 13.08.2015 tarihinde 5.027,26-TL DÖVİZ ALIŞ işlemi gerçekleştirildiği,...2013 – 2015 yılları arasında 07.02.2014 tarihinde Şekerbank A.Ş. Edirne Şubesi nezdinde 10.000,00-TL bireysel ihtiyaç kredisi kullandığı, Asya Katılım Bankası A.Ş. nezdinde kullanılan ... no.lu bir hesabın hareketleri incelendiğinde 07.02.2014 tarihinde Asya Katılım Bankası A.Ş. nezdinde kullanılan hesaba 07.02.2014 tarihinde 9.750,00-TL nakit yatırıldığı, tutarların birbirine yakın olması ve işlem tarihlerinin aynı olması nedeni ile 07.02.2014 tarihinde Şekerbank A.Ş. Edirne Şubesinden kullanılan 10.000,00-TL bireysel ihtiyaç kredisinin aynı tarihte Asya Katılım Bankası A.Ş. nezdinde kullanılan hesaba 9.750,00-TL olarak aktarıldığı kanaatine varıldığı; ... adına Asya Katılım Bankası A.Ş. nezdinde kullanılan hesabına FETÖ/PYD kapsamında değerlendirilen haklarında soruşturma bulunan kişilerden eşi B.T tarafından 30.12.2014 tarihinde 4.000,00-TL HAVALE gönderildiği, ...’ nun Asya Katılım Bankası A.Ş. harici başka Bankalardaki hesaplarına (Yukarıda tabloda gösterilen Bankalara) eşi B.T tarafından 19.10.2011 – 16.02.2018 tarihleri arasında 12 ayrı işlemde toplam 11.802,00-TL, A.T tarafından 29.03.2016 tarihinde 1.200,00-TL, U.Ç tarafından 07.07.2015 tarihinde 1.900,00-TL EFT gönderildiği; ... tarafından, Asya Katılım Bankası A.Ş. nezdinde kullanılan hesabından FETÖ/PYD kapsamında değerlendirilen haklarında soruşturma bulunan kişilerden İ.A'ya 29.08.2014 tarihinde 2.000,00-TL, A.T'ye 19.10.2012 tarihinde 500,00-TL HAVALE gönderildiği, ...’nun Asya Katılım Bankası A.Ş. veya farklı Bankalardaki hesaplarından (Yukarıda tabloda gösterilen Bankalar) eşi B.T'ye 20.010.2010 – 08.09.2014 tarihleri arasında 6 ayrı işlemde toplam 1.930,00-TL, A.T'ye 18.02.2013 – 20.04.2016 tarihleri arasında 4 ayrı işlemde toplam 2.325,00 TL EFT gönderildiği,.." şeklindeki tespitler bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 26/09/2024 tarihinde oybirliğiyle, kesin olarak karar verildi.

Atıf: Danıştay 5. Daire, E. 2021/11141, K. 2024/13523, T. 26.09.2024, www.arakarar.com/karar/danistay-5-daire-2021-11141-e-2024-13523-k-04a36363eb00