Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2021/10942 E. 2024/18286 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2021/10942
- Karar No
- 2024/18286
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2021/10942 Karar No : 2024/18286 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ... Vekili : Av. ... İstemin Özeti : Davacı tarafından, 7145 sayılı Kanun ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığının ... tarih ve... sayılı işlemin iptali ile işlem nedeniyle uğradığı zararların tazminine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan açılan ceza davasının devam ettiği, devam eden ceza davasının delil olarak değerlendirilemeyeceği, tesis edilen kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu, masumiyet karinesinin, suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin ihlal edildiği iddia edilmektedir. Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi: ... Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan ''adli yardım hükmün kesinleşmesine kadar devam eder'' düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır. Her ne kadar İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan ceza yargılamasının devam ettiği belirtilmiş ise de, davacının yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesinin masumiyet karinesi gereğince mümkün olmadığı, kaldı ki ... Ağır Ceza Mahkemesinin... tarih ve E:..., k:... sayılı kararı ile davacı hakkında, atılı suçu işlediği sabit olmadığından ve delil elde edilemediğinden Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 223/2-(e) maddesi uyarınca beraat kararı verildiği, bu kararın ... Bölge Adliye Mahkemesinin ... Ceza Dairesinin... tarih ve E:... K:...sayılı kararıyla eksik inceleme nedeniyle bozulduğu, bozma kararı sonrasında ... Ağır Ceza Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında davacının ceza yargılamasının devam ettiği görülmüştür. Bununla birlikte, olağanüstü hal kanun hükmünde kararnamesi uyarınca bir kamu görevlisi hakkında terör örgütüne üyelik ve mensubiyeti olmasa da bu terör örgütü ile iltisaklı ve irtibatlı olması nedeniyle kamu görevinden çıkarılmasına yönelik olağanüstü idari tedbirin uygulanabilmesi karşısında, anılan kamu görevlisi hakkında ''silahlı terör örgütüne üye olmak'' suçundan açılan ceza davasında beraat kararı verilmiş olmasının, ilgili hakkında anılan olağanüstü tedbirin hukuka uygunluğu yönünden yürütülen yargılama faaliyeti için bağlayıcı olmayacağı açıktır. Nitekim, davacı hakkındaki ceza yargılaması neticesinde verilen, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., k:... sayılı kararında; "... Sanığın HTS kaydı alınan ..., ... numaralı sabit hatlardan 2013 ve 2014 yılında kendisinin kullandığı ... numaralı GSM hattından arama kayıtlarının olduğu, kendisi gibi askeri personel olan R. T. , H. Ç. ve F. Ö. ile ardışık olarak arandığı tespit edilmiştir. Sanık emniyette müdafi huzurunda vermiş olduğu ifadesinde özetle; üzerine atılı suçlamaları kabul etmediğini, hiçbir zaman bu terör örgütü ile bir bağlantısı olmadığını, 2010 yılında yılında Deniz Astsubay Meslek Yüksek Okulu'ndan mezun olduğunu ,2010 yılından beri Kocaelide görev yaptığını, bir dönem devresi olan M. Ç. ile ev arkadaşlığı yaptığını, R. T. ve H. Ç.'nin astsubay olduğunu, bir dönem birlikte görev yaptıklarını, F. Ö.'nün astsubay olduğunu bildiğini, örgüte mensup kimse ile görüşmediğini beyan etmiştir . Emniyette şüpheli sıfatıyla müdafii huzurunda ifade veren R. T. ; etkin pişmanlıktan faydalanmak istediğini, kendisi ile ilgilenen bu yapıya ait mensupların kendisini sabit hatlardan aradığını beyan etmiştir . Emniyette şüpheli sıfatıyla müdafii huzurunda ifade veren H. Ç. ; etkin pişmanlıktan faydalanmak istemediğini, ...'ın astsubay devresi olduğunu, fetö ile bağlantısını bilmediğini beyan etmiştir . Emniyette şüpheli sıfatıyla müdafii huzurunda ifade veren F. Ö. ; etkin pişmanlıktan faydalanmak istemediğini, bu örgütle bağlantısı olmadığını beyan etmiştir. 22/02/2019 tarihli alınan HTS İnceleme Tutanağı'na göre ; ... CBS tarafından yürütülmekte olan soruşturmalar kapsamında 99 sabit hattan yapılan aramalarda sanık hakkında HTS kaydı alınan ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... numaralı sabit hatlardan 2012, 2013, 2014 ve 2015 yıllarında 26 kez arama kaydının olduğu tespit edilmiştir. ..." tespitleri, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 14/11/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.