Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2021/10935 E. 2024/12918 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2021/10935
- Karar No
- 2024/12918
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2021/10935 Karar No : 2024/12918 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ... Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı - ANKARA Vekili : Hukuk Müşaviri ... İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesinin B fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin ... tarih ... sayılı yazı ile bildirimi yapılan ... tarihli işlemin iptali istemiyle açılan davanın reddi yolundaki ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu, davacının her ne kadar örgütün evlerinde dini ve maddi sebeplerle kalmak zorunda kalmış ise de, bildiklerini samimi bir şekilde ifade ettiği ve Ceza Mahkemesince yapılan yargılamada etkin pişmanlık hükümlerinden faydalandırıldığı ve davacı hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu kararın davacı (sanık) hakkında hukuki sonuç doğurmayacağı, bu hususun dikkate alınmadığı, Mahkeme kararının haksız ve hukuka aykırı olduğu, Bölge İdare Mahkemesince istinaf nedenlerinin dikkate alınmadığı, hukuki güvenlik ilkesinin ihlal edildiği, kararın bozulması gerektiği iddia edilmektedir. Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır. Diğer yandan, her ne kadar İdare Mahkemesi kararında davacının etkin pişmanlıkta bulunduğu, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sabit görülerek hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği belirtilmiş ise de, masumiyet karinesi ilkesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, ilgilisi lehine veya aleyhine bir sonuç doğurmayacağı açık olmakla birlikte, ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak, ceza yargılaması sırasında elde edilen delillerin, ilgililerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi noktasında ayrıca değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Bu itibarla, davacı hakkında yürütülen ceza yargılamasında, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; "...Sanık ..., etkin pişmanlık iradesi ile vermiş olduğu beyanında özetle; örgütle 2001 yılında ortaokuldayken tanıştığını, örgüt evlerine ders çalışmaya gittiğini, üniversiteyi kazandığında örgüt evlerinde kalmaya ve bu evlerde ortaokul ve lise öğrencilerine ders çalıştırdığını, R.A.Y'yi ... olarak bildiğini, ortaokuldayken ona ders anlattığını, kendisine örgüt üyeleri tarafından nasıl abilik yapılırsa kendisinin de R.A.Y'ye aynı şekilde abilik yaptığını, kendisine gelen deneme sınavlarını R.A.Y gibi çocuklara çözdürdüğünü beyan etmiştir....hukuka uygun olarak toplandığı değerlendirilen deliller, tanık R.A.Y'nin beyanları, sanığın kısmi ikrar içeren beyanları ve iddianamede sanığın cezalandırılmasına gerekçe gösterilen hususlar değerlendirildiğinde; sanığın örgüt evlerinde kalması, örgüt evlerine gelen çocuklarla ilgilenmesi, bu çocuklara örgütsel anlamda "abilik" yapması göz önünde bulundurulduğunda, sanığın FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütünün amacını, faaliyet ve eylemlerini benimsediğinin, FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü'nün niteliğini örgüt üyesi olarak bildiğinin ve örgüte üyelik boyutunda iştirak ve bilinç iradesiyle hareket ederek kastını sürdürdüğünün kabulü gerekmiş,..." şeklindeki tespitlere yer verilerek, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliği suçundan mahkumiyetine karar verildiği ve TCK'nın "etkin pişmanlık" hükümleri kapsamında ceza indirimi yapılarak hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı, etkin pişmanlıktan faydalanan davacının iltisak ve irtibat düzeyindeki ilişkisinin kendi samimi ikrarı ile ortaya konulduğu anlaşılmaktadır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 19/09/2024 tarihinde oybirliğiyle, kesin olarak karar verildi.